Nurettin Topçu’nun hayatından ziyade fikirleri çok tartışılır ve yanlış anlaşılır. Çünkü Nurettin Topçu’nun fikirleri felsefîdir, derinliklidir, yoğundur, köklüdür. Onun fikirleri bir yandan Batı felsefe, psikoloji ve sosyolojisine, diğer yandan tasavvufa, dinler tarihine, Türk tarihine, Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflere dayanır. Yani hem Batıyı hem Doğuyu kuşatmaya çalışan, oradan devşirdikleriyle özgün bir felsefe kuran bir mütefekkirdir Nurettin Topçu.
Bununla birlikte mütefekkirimiz bugünden kopmaz. Kesinlikle evrensellik iddiasında bulunmaz. Onun fikir, duygu ve kaygıları yüzde yüz yerlidir. Yaşadığı zaman ve topraktan bağımsız düşünmeye çalışmaz. Zaten yaşanan zaman dilimi ve toprak parçasından bağımsız düşünmek mümkün değildir. Bazı düşünürler fikirlerini bu mümkünmüş gibi pazarlarlar. Oysa onların fikirleri de dikkatli bir şekilde incelendiğinde, o düşünürün ailesinden bile izler taşıdığı fark edilir. Dürüst ve bağımsız mütefekkirler, fikirlerinin arka planını bu şekilde gizlemek, görünmez kılmak, hesap dışı bırakmak istemezler. Nurettin Topçu dürüst ve hür bir mütefekkirdir. Dolayısıyla onun kitaplarında kültüründen ekonomisine, ekonomisinden siyaset ve eğitimine kadar bütün boyutlarıyla Türkiye’yi buluruz.
İsmail Kara’nın yayıma hazırladığı Nurettin Topçu Hayatı ve Bibliyografyası üç bölümden oluşur: “Nurettin Topçu’nun Muhtasar Hayat Hikayesi”, “Nurettin Topçu’nun Fikir Dünyası İçin Birkaç İşaret”, “Nurettin Topçu Bibliyografyası”. Yukarıda sözünü etmeye çalıştığımız tartışmalar, yanlış anlaşılmalar bu çeşit eserlerle kısmen de olsa giderilebilir.
İsmail Kara titizliği ve çalışkanlığıyla oluşturulan bibliyografya
Topçu’nun hayat hikayesiyle ilgili spekülasyonlarla çok karşılaşılmaz. Fakat o örnek bir insandır. Özellikle haksızlıklara karşı gösterdiği sağlam iradesiyle. Bir yandan idealist, diğer yandan realist bir şekilde yürüttüğü öğretmenliğiyle. Fedakarlığı ve gösterişten uzak yaşayışıyla. İnsanı gizli veya açık aldatan, haksızlık yapmaya sevk eden zaaf ve içgüdülere karşı yaptığı uyarılarıyla. Partilere, toplumun temayüllerine, kolay kazanca, bölücülüğe ve anarşizme pirim vermemesiyle. Kısacası ahlakıyla. Her şeye ahlakının sağlam ilkeleriyle yaklaşmasıyla. Diğer ifadeyle akıntıya kapılıp gitmemek konusunda gösterdiği irade ve çektiği dikkatlerle… Örnek, saygı duyulan, çok sevilen bir insan Nurettin Topçu.
O kadar değerli, zengin ve derinlikli fikirler taşımasına rağmen Nurettin Topçu’nun kitaplarını bulmak, bu işe Dergâh Yayınları el atana kadar, zordu. Onun tez, deneme ve hikayeleri çeşitli yayınevleri tarafından yayımlanmıştı. Çoğunun baskısına ulaşmak mümkün değildi. Dergâh Yayınları Topçu’nun bütün kitaplarını bir külliyat olarak çıkararak okuyuculara büyük bir imkan sunmuştur. Bunun üzerine İsmail Kara’nın ayrıntılı bir Nurettin Topçu Bibliyografyası hazırlaması, sözünü ettiğimiz dağınıklığı bir nebze de olsa gidermiştir. Şimdi Nurettin Topçu’yu eksiksiz, ayrıntılı bir şekilde incelemek, okumak isteyenler, onun hangi yazı veya hikayesinin, hangi tarih ve yayın organında yayımlandığını öğrenebilecek. Kitabın bu kısmı tam bir İsmail Kara titizliği ve çalışkanlığıyla oluşturulmuş. İncelendiğinde “işte akademik çalışma böyle yapılır” dedirtecek kadar iyi.
Topçu’yu kendi kitaplarından tanıyanlar içinse kitabın ikinci bölümü, yani “Nurettin Topçu’nun Fikir Dünyası İçin Birkaç İşaret” çok önemli. Burada İsmail Kara’nın yorumuyla karşılaşılmaz. Kara, Topçu’nun fikir dünyasına ait kavramlara yoğunlaşmış. Ve onların, diğer düşünürlerde nasıl işlev ve anlama sahip olduklarını işlemeden, tamamen Nurettin Topçu’nun fikir dünyasındaki karşılıklarını ve anlamlarını vermeye çalışmış. Bu şekilde hem Topçu’nun eserleriyle ilk defa tanışanlara güzel bir yönlendirmede bulunmuş, hem de onlarla uzun süre meşgul olmuş, okuyucuların zihinlerini tazelemiş, düşünce dağınıklıklarını gidermiş. Artık Topçu’nun düşünce dünyasını daha derli toplu bir şekilde değerlendirme imkanına sahibiz. Ya da o fikir dünyasının kapısını daha kolay bulabiliriz. Çünkü Kara’nın çalışması o kapıyı daha görünür kılmıştır.