Bir fotoğrafın hikayesi

Bu fotoğraf Zarifoğlu’nun veya Akif İnan’ın evinde yahut vakıfta çekilmiş. 1985-1986 yılları. Yedi İklim toplantıları yapıyorlar. Recep Şükrü Güngör fotoğrafın hikayesini yazdı.

Bir fotoğrafın hikayesi

Geçen gün sanatçı dostum Fahri Ertem bir fotoğraf gönderdi. Çok değerli bir fotoğraf bu dedim sanatçı dostuma. Bunun hikayesini araştırmasını söyledim. Fotoğrafı dayısı çekmiş. Dayısı ile irtibatı olmadığını söyledi ve fotoğrafı çekenden bunun hikayesini dinleme şansımız azaldı. Ama fotoğraftakilerden hayatta olan var. Rasim Ağabey bu fotoğrafın hikayesini hatırlayacaktır. Türkiye’de onun gibi bir hafızaya sahip sanatçı sayısı çok az. Ona ulaşıp bu fotoğrafın hikayesini öğrenmek istedim.

Bu fotoğraf neyzen Fahri Ertem’in annesinde yadigâr olarak bulunuyor. Fahri annesini ziyareti sırasında fotoğrafları incelerken bunu görüyor ve annesinden buradakilerin kim olduğunu soruyor. Annesi de hatırlayabildiklerini anlatıyor. Zamanında Fahri Ertem’in dedesi Zarifoğlu ailesi ile komşular, muhabbetleri var. Bu fotoğraf Zarifoğlu’nun veya Akif İnan’ın evinde yahut vakıfta çekilmiş. 1985-1986 yılları. Yedi İklim toplantıları yapıyorlar. O yıllarda genelde Akif İnan’ın evinde toplanıyorlar. Fotoğrafı Cahit Zarifoğlu, Fahri Ertem’in annesine vermiş, hatıra kalsın diye. O zamanlar annesi de yazıyormuş derginin kadın ve aile bölümünde. Cahit Zarifoğlu ile kapı komşuları, annesi de seviyor yazmayı okumayı. Okuması için yazdıklarını veriyor Cahit Zarifoğlu’na. O da beğeniyor yazdıklarını ve yazması için teşvik ediyor. Hatta kendi daktilosunu bile verirmiş yazması için. İbrahim Sadri’nin editörlüğünü yaptığı selam dergisinin çocuk aile bölümünde yazıyormuş annesi Neslihan kahraman . Neslihan Hanım’ın burada yazmasını Zarifoğlu ayarlamış. Hatta Zarifoğlu yaşasaydı Yedi İklim dergisinde de yazdıracakmış ama nasip olmamış. Zaten o süreçte hastalığı ortaya çıkmış başka yere taşınmışlar.

Şahsiyetleri soldan sağa sırayla tanımaya çalışalım:

1. İsmail Kıllıoğlu

1947’de Kahraman Maraş'ta doğdu. Kahraman Maraş İmam Lisesini ve A.Ü. Hukuk Fakültesini bitirdi (1975). Sakarya Devlet mimarlık ve Mühendislik Akademisine asistan olarak girdi. 1985'te Marmara Üniversitesine İlahiyat Fakültesine geçti. Felsefe tarihi dersleri verdi. Lise öğrencisiyken yazmaya başladı. Arkadaşlarıyla Gonca dergisini çıkardı. Hareket, Çıkış, Diriliş, Edebiyat, Gelişme, Kalem. Mavera, Yönelişler, İslâm, Kadın ve Aile, Türk Edebiyatı, Altınoluk dergilerinde; Yeni Devir, Millî Gazete, Zaman gazetelerinde hikâyeler, araştırmalar ve fıkralar yazdı.

Eserleri: Ateş Yalımı Üzerinde Bir Toplantı (1974), Hayata Uyanış (1984), Aşkın İzi (1999). Denemeleri: Düşünce ve Duyarlık (1986), Edebiyat ve Suç (1988), Düşünce ve Özgürlük (1992), Gül ve Ateş (1993). İncelemeleri: Sezaî Karakoç'un Şiiri (1981), Ahlâk-Hukuk İlişkisi (Doktora tezi, 1988).

2. Ersin Gürdoğan

1945 Mihalıççık-Eskişehir'de doğdu. Ortaokulu Mihalıççık'ta, liseyi Eskişehir'de okudu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği bölümünü bitirdi. Erzurum A. Ü. İşletme Fakültesine asistan oldu (1972).

Buradan 1976'da A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesine geçti. A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinde İşletme Ekonomisi üzerine doktorasını tamamladı (1975). 1987'de doçentliğe, 1994'te profesörlüğe yükseldi.

Suudi Arabistan'da Kral Abdülaziz Üniversitesinde öğretim üyesi olarak bulundu (1981-1984). İstanbul'da finans kurumlarında çalıştı. Fatih, Marmara ve Kırıkkale Üniversitesine ders verdi. Değişik dergi ve gazetelerde yazıları çıktı. Yeni Şafak gazetesinde köşe yazısı yazıyor.

Eserleri: Üretim Planlamasına Doğrusal Programlama (Doktora tezi, 1981), Teknolojinin Ötesi (1985), Ticari ve Sosyal Açıdan Proje Değerlendirme Yöntemleri (1987), Kültür ve Sanayileşme (1987), Hicaz'dan Endülüs'e (Gezi Notları, 1989), Kirlenmenin Boyutları (Denemeler, 1989), Görünmeyen Üniversite (Mehmed Zahid Kotku'nun hayatından hareketle tasavvufun modern toplumdaki yerini ve önemini tartışır, 1993), Zamanı Aşan Şehirler (Buhara, Semerkand, Taşkent, Bakü ve Şeki gezi notları, 1994), Günler Akarken (Denemeler, 1996), Yeni Roma (Denemeleri, 2003).

3. Misafir bir hoca

Adını bulamadık.

4. Akif İnan

(12 Temmuz 1940, Urfa – 6 Ocak 2000, Yenişehir / Urfa) Eğitimci, yazar, şair, sendikacı. Akif Reha, Mehmet Reha, Müslimoğlu ve Mithat Mirzali imzalarını da kullandı. Gümrük memuru Hacı Müslim İnan’ın oğlu. İlk ve ortaokulu Urfa’da okudu. 1958 yılında Urfa Lisesi'nden Maraş Lisesi'ne sürgün gönderildi; bir yıl sonra Maraş Lisesi'nden mezun oldu ve ilk konferansını Urfalı Şairler üzerine verdi. Aynı yıl içinde Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydoldu. İki yıl sonra bıraktı. 1960 yılında Kahramanmaraş'ta Necip Fazıl Kısakürek ile tanıştı. 1962 yılında tekrar üniversiteye döndü ve 1972 yılında mezun oldu. 1958 yılında Maraş Lisesi’nde bir grup arkadaşıyla “Derya” adlı bir gazete çıkardı. Hilal dergisi ve Hilal Yayınları’nın yöneticiliğini yaptı (1960-64). 1969 yılında Nuri Pakdil, Rasim Özdenören ve Erdem Bayazıt’la birlikte Edebiyat dergisinin, 1976 yılında Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt, Alaeddin Özdenören ve Ersin Gürdoğan grubu ile Mavera dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Türk Ocakları’nda önce müze ve kütüphane, daha sonra genel merkez müdürlüğü yaptı (1969-72); bu sırada pek çok konferans verdi. 1972 yılından sonra Uşak İmam-Hatip Okulu, Gazi Eğitim Enstitü ve Ankara Fen Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1992 yılında kurulan Eğitim-Bir Sendikası’nın ve 1995 yılında kurulan Memur-Sen’in genel başkanlığı görevini yürüttü. 1998 yılında Kanal 7'de kültür ve sanat programı hazırlayıp sundu. 1999 yılındaki rahatsızlığına kadar durmaksızın çalıştı, pek çok edebiyat ortamında öncü isimler arasında yer aldı. Cahit Zarifoğlu’nun “Yedi Güzel Adam” adlı şiirinde bahsedilen 7 kişiden biri olarak kabul edilir. Kansere yakalanarak yaşamını yitirdi; Harran’da Kapı Mezarlığı’nda gömülüdür. Ölümünden sonra Urfa Belediyesi tarafından aynı yıl adına şiir yarışması düzenlendi.

İlk yazı ve şiirleri 1957 yılından sonra yerel gazetelerde çıktı. Daha çok Edebiyat dergisinde çıkan yazıları ile tanındı.  1977 yılından itibaren Yeni Devir ve Milli Gazete’de Akif Reha, Mehmet Reha imzasıyla günlük fikir ve sanat yazıları yazdı. Şiirleri ve yazıları Defne, Filiz, Hilal, Mavera, Milli Gazete, Orkun, Toprak, Türk Ruhu, Türk Yurdu, Yaprak, Yeni İstikbal, Yedi İklim vb. gibi dergilerde yayımlandı. Divan ve halk şiiri geleneğinden yararlanarak kaleme aldığı şiirleriyle 1960 yılından sonra gelişen “Yeni İslami Akım”ın önde gelen şairleri arasında yer aldı. Yedi şiiri T. Yüncüoğlu tarafıntdan bestendi. Hakkında Trakya ve Ondokuz Mayıs üniversitelerinde yapılmış bitirme tezleri vardır.

Ödülleri: 1982 yılında Kayseri Sanatçılar Derneği tarafından verilen Kasd Deneme Ödülü’nü aldı. 1995 yılında Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta yapılan Türkçe’nin Üçüncü Uluslarası Şiir Şöleni’nde kendisine Türkmenistan’ın ünlü şairi Mahdum Kulu Şiir Ödülü verildi.

Şiir kitapları:

Hicret (1974, Edebiyat Dergisi Yayınları, Ank.)

Tenha Sözler (1991, Yedi İklim Yayınları, İst.)

Şiirler - Hicret & Tenha Sözler (İz Yayıncılık, İst.)

Deneme, inceleme kitapları:

Edebiyat ve Medeniyet Üzerine (1972, Edebiyat Dergisi Yayınları, Ank.)

Yeni Türk Edebiyatı (Oktay Çağlar ile; 1977, Yaygın Eğitim Kurumu, Ank.)

Din ve Uygarlık (1985, Akabe Yayınları, İst.)

Cumhuriyet’ten Sonra Türk Şiiri (2009, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ank.)

Edebiyat, Kültür ve Sanata Dair (2009, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ank.)

Siyaset Kokan Yazılar (2009, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ank.)

İslam Dünyası ve Ortadoğu (2009, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ank.)

Söyleşiler (2009, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ank.)

Aydınlar, Batı ve Biz (2009, Eğitim-Bir-Sen Yayınları, Ank.)

Hakkında yazılan kitaplar:

Mehmet Akif İnan Kitabı (Yayına Hazırlayanlar: Dr. Nazif Öztürk, M. Çetin Baydar, Muhsin Mete, İsmail Hacı Fettahoğlu, M.Atilla Maraş; 2000, Türkiye Yazarlar Birliği, İst., 208 s.)

5. Kolları bağlı olan Aladdin Özdenören

Alâeddin  Özdenören (1940 - 2003) Türk Edebiyatı'nın önde gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören'in ikizi olarak 20 Mayıs 1940'ta Kahramanmaraş'ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören, ilk ve orta öğrenimini Maraş, Tunceli, Malatya ve İstanbul'da tamamladı. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitiren Özdenören, İstanbul, Maraş, Çorum, Mersin ve Ankara'da çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yaptı. 1991 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliği'ne atanan Özdenören, bu görevindeyken emekli oldu ve emekliliğinden sonra Balıkesir'e yerleşti.

Lise yıllarında ikiz kardeşi Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Erdem Bayazıt ile Maraş'ta çıkardıkları Hamle dergisi ile mahalli gazeteler için hazırladıkları edebiyat sayfalarında edebiyata başlayan Alâeddin Özdenören, daha sonraları Yeni İstiklal, Diriliş ve Edebiyat dergileri ile, 1976'da kurucuları arasında yer aldığı Mavera dergisinde yazmaya devam etti. Özdenören, son yıllarda ise Edebiyat Ortamı, Yedi İklim, Hece, Ay Vakti, Ünlem, Yansıma gibi dergilerde görünmüştü. Şair, kimi zaman kendi adıyla, kimi zaman da Bilal Davut müstearıyla Yeni Devir, Milli Gazete, Zaman, Tutanak ve Sağduyu gazetelerinde de fikrî ve kültürel yazılar kaleme aldı. Özdenören'in şiirlerine hüzün, ayrılık, ölüm, keder gibi duygular hakimdir. Bu duygular, ince bir lirizm ile sağlam bir şiirsel yapı oluşturur. Daha çok şairlik yönüyle tanıdığımız Alâeddin Özdenören'in deneme, inceleme, hatıra ve deneme alanlarında da eserleri vardır.

Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü'nde tedavi gördükten sonra, taburcu olan ve ikamet ettiği Balıkesir'e dönen şair Alaeddin Özdenören, 26 Haziran 2003'de hayata gözlerini yumdu. Şairin cenazesi 27 Haziran 2003 günü Cuma namazını müteakip Balıkesir Bahçelievler Camii'nden kaldırılarak Başçeşme Mezarlığı’na defnedildi.

Eserleri:

Şiir: Güneş Donanması (1974), Yalnızlık Gide Gide (1996), Şiirler/ Bütün Şiirleri: 1975-1999 (1999), Bütün Şiirler (2002)

Deneme: İnsan ve İslâm (1982), Batılılaşma Üzerine (1983), devlet ve insan (1986), Yakın Çağ Batı Dünyası ve Türkiye'ye Yansımaları (1986)

İnceleme: Şiirin Geçitleri (1996).

Hatıra: Unutulmuşluklar (1999).

6. Cahit Zarifoğlu

Cahit  Zarifoğlu (1940 - 1987) 1940 yılında Ankara'da doğdu. Aslen Maraşlıdır. İlkokulu Siverek'te, Liseyi ise Maraş’ta ve Ankara'da tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Önce Lise yıllarında Maraş gazetelerinde şiir ve hikayeleri yayınlandı. Sonra Mavera dergisi şairleri arasında katıldı. Şiirlerinde Sezai Karakoç'un etkisi görülür.

Askerliğinin kıta hizmetini Sarıkamış Dağcı Alayı’nda ve 1974 Kıbrıs Harekâtı’nı müteakip Kıbrıs’ta ikmal etti.

Goethe Enstitüsü’nün dil kurslarına katılmak üzere iki defa Almanya’ya gitti. Bu sırada belli başlı Avrupa ülkelerini ve kültürlerini tanıdı. 1975’de Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nda mütercim olarak çalışmaya başladı.

Değişik dönemlerde ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yaptı. 1976'dan itibaren TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak görev aldı. Farklı gazete ve dergilerde yazıları yayımlandı.

Zaman gazetesi ve Mavera dergisinde 'Okuyucularla' başlığıyla hayli ilgi toplayan ve bir 'mektep' özelliği taşıyan sohbet köşelerini düzenledi. 1983'te TRT İstanbul Radyosu'nda görev aldı. Radyo oyunları yazdı.

1984'te Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü'nü alan Zarifoğlu, İstanbul Radyosu’nda denetçi olarak görev yaptığı sırada 07 Haziran 1987'de vefat etti.

Yayınlanmış eserleri:

“İşaret Çocukları” (Şiirler, 1967), “Yedi Güzel Adam” (Şiirler, 1973), “İns” (Hikâyeler, 1974), “Menziller” (Şiirler, 1977), “Yaşamak” (Günlükler, 1980), “Serçekuş” (Uzun Hikâye, 1983), “Ağaçkakanlar” (Masal, 1983), “Katıraslan” (Masal, 1983), “Yürek Dede ile Padişah” (Masal, 1984, Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü), “Savaş Ritimleri” (Roman, 1985), “Korku ve Yakarış” (Şiirler, 1986), “Bir Değirmendir Bu Dünya” (Denemeler, 1987), “Motorlu Kuş” (Masal, 1987), “Sütçü İmam” (Tiyatro, 1987), “Gülücük” (Şiir, 1989), “Ağaç Okul” (Şiir, 1990)

 7. Rasim Özdenören (1940 -  .... )

1940’ta Maraş’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Maraş, Malatya, Tunceli gibi Güney ve Doğu şehirlerinde tamamladı. İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ni ve İ.Ü. Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. Devlet Planlama Teşkilâtı’nda uzman olarak çalıştı. Bir ara araştırma amacıyla ABD’nin çeşitli eyaletlerinde, 1970-1971’de iki yıl kadar kaldı. 1975 yılında Kültür Bakanlığı Bakanlık Müşavirliği görevine geldi. Aynı bakanlıkta bir yıl da müfettişlik yaptı.

1978’de istifa ederek ayrıldığı devlet memurluğuna bir süre sonra (1980) Devlet Planlama Teşkilâtı’nda çalışmak üzere tekrar döndü. Uzman, daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı, genel sekreterlik, müşavirlik görevlerinde bulundu. 2005 yılında, devlet memurluğuna noktayı koyarak kendi deyimiyle özgürlüğünü ilân etti.

Türk öykücülüğünün ve deneme yazarlığının gelmiş geçmiş en usta kalemlerinden biri olarak temayüz etti.

Yazarın eserleri şunlardır: Hastalar ve Işıklar (hikâyeler, 1967), Gül Yetiştiren Adam (roman, 1979), Çözülme (hikâyeler, 1973), Çok Sesli Bir Ölüm (hikâyeler, 1974), Çarpılmışlar (hikâyeler, 1977), Eşikte Duran İnsan (denemeler, 2000), Denize Açılan Kapı (hikâyeler; Yazarlar Birliği’nin 1984 ‘hikâye’ alanında ‘yılın hikâyecisi’ ödülü, 1983), İki Dünya (denemeler, Türkiye Millî Kültür Vakfı fikir dalında 1978 jüri özel ödülü, 1977), Yaşadığımız Günler (denemeler, 1985), Ruhun Malzemeleri (denemeler, 1986), Yeniden İnanmak (denemeler, 1987), Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler (denemeler, 1985), Müslümanca Yaşamak (denemeler, 1988), Kafa Karıştıran Kelimeler (denemeler, 1987), Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı (denemeler, 1987), Red Yazıları (denemeler, 1988), Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti (denemeler, 1996), Ben ve Hayat ve Ölüm (denemeler, 1997), Acemi Yolcu (denemeler, 1997), İpin Ucu (denemeler, 1997) Çapraz İlişkiler (denemeler, 1987), Kent İlişkileri (denemeler, 1998), Yüzler (denemeler, 1999), Köpekçe Düşünceler (denemeler, 1999), Kuyu (hikâye, 1999), Hışırtı (hikâyeler, 2000), Ansızın Yola Çıkmak (hikâyeler, 2000), Aşkın Diyalektiği (denemeler, 2002) Toz (öyküler, 2002) Yazı İmge ve Gerçeklik (denemeler, 2002), Düşünsel Duruş (denemeler, 2004), İmkânsız Öyküler (öyküler, 2010), Siyasal İstiareler (denemeler, 2009) Açık Mektuplar (2014).

Çok Sesli Bir Ölüm ve Çözülme adlı hikâyeleri ayrıca TV filmi yapılmış, bunlardan ilki, Uluslararası Prag TV Filmleri Yarışmasında jüri özel ödülünü almıştır.

Türk Dil Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, RTÜK’ün iştirakiyle düzenlenen Karaman Türk Dili Ödülü’nde “Türkçeyi güzel ve doğru kullanan edebiyatçı ödülü” Rasim Özdenören’e verilmiştir (2008). 2009 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü’ne layık bulunmuştur.

Kendisine, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından 2011’de ve Sakarya Üniversitesi tarafından 2015’te fahri doktora unvanı verilmiştir.

Star gazetesinin geleneksel “Necip Fazıl Kısakürek Ödülleri”nde “Saygı Ödülü”ne layık bulunmuştur (2015). Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük ödülü, 2015 yılında kendisine tevdi edilmiştir.

8. Adil Erdem Beyazıt

Yazar, şair ve milletvekili. İlk ve orta öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamlayan Bayazıt, sırasıyla 1953’te İstiklal Ortaokulu’ndan, 1959 yılında ise Kahramanmaraş Lisesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl kaydolduğu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek öğrenimine başlayan şair, tahsiline iki yıl kadar bu üniversitede devam ettikten sonra geçim sıkıntısı nedeniyle 1961 yılında öğrenimini devam mecburiyeti olmayan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne nakleder. Bayazıt 1963 senesinde yüksek öğrenimine ara vererek askere gider. Askerliğini yedek subay öğretmen olarak Burdur iline bağlı Çuvallı, Yeşilova köyünde yapan şair, askerden döndüğünde ise tahsil hayatında büyük bir değişiklik arz edecek yeni bir kararı uygulamaya başlar. Zira Hukuk Fakültesinde başladığı tahsil hayatına artık Dil Tarih ve Coğrafya fakültesinde devam edecektir. Erdem Bayazıt askerden döndüğünde Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydolur. 1971 yılında buradan mezun olan Bayazıt, memuriyet hayatına atılır ve edebiyat öğretmeni olarak Kahramanmaraş’ta vazifesine başlar. Mezun olduğu Kahramanmaraş Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olarak görev yapan şair, daha sonra Kahramanmaraş İl Halk Kütüphanesi’ne müdür oldu.

İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nın kuruluş günlerinde genel sekreter olarak vazife alan şair, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Basın Bürosu Memurluğu, Milli Kütüphane Süreli Yayınlar Şube Müdür Yardımcılığı görevlerinde de bulunmuştur. Erdem Bayazıt daha sonra Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken istifa ederek kurucusu olduğu Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlendi.

Henüz öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlamış olan Bayazıt, Edebiyat ve Mavera dergilerinin kurucuları arasında yerini alır. İlk şiir kitabı olan “Sebeb Ey” 1972 yılında Edebiyat Yayınları arasında (2. ve 3. baskısı Akabe Yayınları) , son şiirleri “Risaleler” adı altında 1987’de Akabe Yayınları arasında çıkmıştır (2. baskı 1989) . Bu iki kitap İz Yayıncılık tarafından “Şiirler” adı altında 1992 yılında bir arada basılmıştır (4. baskı 1998) . 1981 yılı Temmuz ayında Ajans 1400 adlı bir firmanın film ekibiyle beraber Afganistan’a doğru yola çıkan şair Şenol Demiröz, Yücel Çakmaklı, Ahmet Bayazıt, Çetin Tunca, Halil İbrahim Sarıoğlu ve Necdet Taşçıoğlu’ndan oluşan çekirdek bir kadro ile birlikte Pakistan’ın Peşaver kenti başta olmak üzere İran, Hindistan ve Afganistan içlerini gezer. Yaptığı bu iki aylık gezinin izlenimlerini topladığı "İpek yolundan Afganistan’a" adlı eseriyle 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü’nü kazandı.

1984’te Akabe Anonim Şirketi’nin İstanbul’a taşınması kararıyla bu görevini devrederek yeniden memurluğa döner. Devlet Planlama Teşkilatı’na sözleşmeli personel olarak giren şair, daha sonra bu vazifeyi bırakır ve 1987 yılı seçimlerinde Kahramanmaraş’tan milletvekili adayı olur. 29 Kasım 1987 milletvekili seçimlerinde Anavatan Partisi’nden aday olan Bayazıt, Kahramanmaraş milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 18. dönem çalışmalarında Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev alır. 1988 yılında Risaleler adlı şiir kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülünü kazanır. 1991 seçimlerinde adaylığını koymayan Bayazıt, İstanbul’a yerleşir. Evli ve dört çocuk babası olan Bayazıt’ın şiir ve yazıları Açı, Hamle (Kahramanmaraş) , Çıkış (Ankara) , Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece dergilerinde yayınlanmıştır.

Erdem Bayazıt, 5 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.

Bayazıt, TBMM Başkanlık Divanı’nca Üstün Onur Ödülü verilmesi kararlaştırılan 71 kişi arasında bulunuyordu.

Erdem Bayazıt'ın Eserleri:

Şiir: Sebeb Ey: İlk şiir kitabı 1973'te Edebiyat Dergisi Yayınları.

Risaleler: Son şiirleri adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı.

Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada) İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı.

Gezi: İpek Yolundan Afganistan'a:1981'de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan'ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı.

Ödüller: Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü. İpek Yolundan Afganistan'a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.

Bize bu fotoğrafı ulaştıran Neslihan Kahraman’ın o zamanlar Selam dergisinde yazdığı yazılardan birer numune: 

Recep Şükrü Güngör

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2018, 00:37
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet demirel
ahmet demirel - 6 ay Önce

Soldan sağa, İsmail Kıllıoğlu, Alaeddin Özdenören, Mehmet Arslan.Mehmet Akif İnan, Âlim Kahraman (gözlüklü),Cahid zarfoğlu, Rasim Özdenören. sondaki,????????

M Nedim Tepebaşı
M Nedim Tepebaşı - 6 ay Önce

Fotoğrafa bakınca en soldaki İsmail Kıllıoğlu,onun yanındaki Aziz kekeç,üçüncü şahsı ben de bilmiyorum,Akif İnan,arkadaki Alaaddin Özdenören (ben pek benzeemedim, siz diyorsunuz), Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, en sağdaki kim bilemedim ama Erdem Bayazıt olmadığı kanaatindeyim.

ahmet demirel.
ahmet demirel. @M Nedim Tepebaşı - 6 ay Önce

İsmail KILLIOĞLU hocanın yanındaki merhum Alaeddin ÖDENÖREN, yanındaki Üsküdar İHL'den emekli meslek dersleri öğretmeni Mehmet ARSLAN,merhum M.Akif İNAN, biraz üste oturan ÂLim KAHRAMAN (Gözlüklü), merhum Cahid ZARİFOĞLU, Rasim ÖZDENÖREN ve ??????? ????Vesselâm. Aziz Kekeç diye birisi yok.Siz Ahmet Kekeç diyecektiniz ama değil.

banner19

banner13