banner17

9 sufiden sükût hakkında tavsiyeler

Arifler, yeri geldiği zaman gereğince konuşmanın en şerefli hasletlerden biri, gerektiğinde susmanınsa Allah dostlarının işi olduğunu ifade ederler. Ahmed Sadreddin sufilerin sükut hakkindaki görüşlerini derledi.

9 sufiden sükût hakkında tavsiyeler

Susmanın kişi için selamet olduğunu, ancak dinin susmayı yasaklamış olduğu bir noktada susmanın günah olduğunu talim ettirmişlerdi küçüklüğümüzde. Dilimizdeki oturmasını kalkmasını bilmek tabiri nerede susup, nerede konuşulacağını bilmeyi de kapsar.

Arifler dinin nerede susmayı, nerede konuşmayı emrettiğini dikkate almak gerektiğini, yeri geldiği zaman gereğince konuşmanın en şerefli hasletlerden biri, gerektiğinde susmanınsa Allah dostlarının işi olduğunu ifade ederler. Sufiler kişiye şeref kazandıracak sükûtu şu ifadelerle tarif ederler:

Abdülkerim Kuşeyrî: Yalan ve gıybet günahlarına bulaşmamak için diline hâkim olan kimse ile ilahî heybetin muazzam tesiri altında bulunduğu için susan kimse arasında çok büyük fark vardır.

Bazen sükût, aniden gelen keşf karşısında bir hayret ve dil tutulması şeklinde olur. Gerçekten de keşf aniden gelirse o zaman insanın dili tutulur, kelimeler adeta düğümlenir. Sözler akıldan silinip gider ve insanda ne bir bilgi kalır ne de şuur. Sükût, riyazet ehli kimselerin temel vasıflarındandır. Sükût manevî merhaleler elde etme ve ahlâkı güzelleştirme hususunda riyazet sahiplerinin önemli vasıtalarından biridir.

Ebû Ali ed-Dakkâk: Sükût, ilahî huzurda bulunmanın âdâbındandır.

Bişr b. Haris: Nefsin konuşmanı istediği zaman sus, nefsin susmanı istediği zaman ise konuş.

Sehl b. Abdullah et-Tüsterî: Nefsini hâlvete alıştırmayan kimsenin sükûtu sahih olmaz. Nefsini sükûta alıştırmayan kimsenin de tevbesi sahih olmaz.

Allah dil için dört kapı yaratmıştır

EbûBekir el-Farisî: Kim sükût hâlini vatan edinmemişse, diliyle sessiz kalsa bile boş işlerle meşgul oluyor demektir. Geçmiş ve gelecekle meşgul olmayı terk etmektir. İnsan sadece kendisini ilgilendiren veya lüzumlu olan konularda konuşmakla yetindiği zaman sükût sınırını aşmamış olur.

Mimşâd ed-Dineverî: Hikmet sahipleri hikmeti tefekkür ve sükût ile elde etmişlerdir.

Ali b. Bekkâr: Allah her şey için iki, dil için ise dört kapı yaratmıştır. Dil kapısının iki kanadı dudaklar, diğer iki kanadı ise dişlerdir.

Ebû Hafs: Konuşan kişi konuşmanın afetlerini bilse, Hz. Nuh kadar ömrü bile olsa, ömür boyu susmaya çalışırdı. Sükût eden kişi de sükûtun afetlerini bilseydi, Hz. Nuh'un iki katı ömür yaşasa, yine de hepsini konuşmakla geçirirdi.

Fudayl b. İyaz: Sözünden de tıpkı amellerinden olduğu gibi hesaba çekileceğini bilen kişinin konuşması azalır ve sadece kendisini ilgilendiren şeyler konuşur.

 

Ahmed Sadreddin derledi

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2017, 14:14
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20