Yine bir yol hikâyesinin, bir yolculuk hikâyesinin dayanılmaz hafifliği var üzerimde. Sabahın 5’inde bir asrı tamamlamak üzere olan bu ata yadigârı eski evin inleyen döşemelerini ayakuçlarımla adımlayarak geliyorum bilgisayarın başına birkaç gündür. İstanbul’dan Samsun’a, Bafra’ya, Alaçam’a olan yolculuğumuzu güzel kılacak sapmaları, yoldan çıkmaları, yolu uzatmaları yazacağım nasipse. Sadr’a aldığım küçük küçük notları satırlara dökeceğim.

