H. Salih Zengin’in çocuklar için hazırladığı “Tarihî Kahramanlar Serisi”, Dağıstan Çetinkaya tarafından resimlendirilmiş. Selahattin Özdoğan tarafından tasarlanan kitaplar Vak Vak Yayınları aracılığıyla okuruna ulaştı. “Tarihî Kahramanlar Serisi”, dünyaya mal olmuş kültürümüzün 10 önemli ismini hikâye formatında, her bir karakteri çocuklara rehberlik edecek birer kahramana dönüştürmüş.
Ebeveynlerin çocuklarımıza kendi kültürümüzün tarihî kişiliklerini nasıl yalın ve anlaşılır bir dille anlatabiliriz sorusunun cevabı niteliğindeki bu çalışma aynı zamanda kahramanlarla kendini özdeştirmeyi seven çocuklar için müthiş bir kaynak. Güçlü kalemiyle çocukların hayal dünyalarına Türk ve İslâm tarihinin gerçek kahramanlarıyla seslenen H. Salih Zengin, bu seriyi bir tarih öğretisinin uzağında çocukların anlayacağı bir dil ve üslup kullanarak hazırlamış.
Peki, “Tarihi Kahramanlar Serisi” içerisinde çocukları hangi kahramanlar bekliyor? Bu seri çocukları; çağının ötesinde eserler yapan ve Osmanlı Devleti’nden günümüze kadar ulaşan sayısız esere imza atan Mimar Sinan; destanlarımızın atası, Türk milletinin ilk destanlarını ve hikâyelerini anlatan Dede Korkut; dünyayı güldüren bilge, büyük düşünür Nasrettin Hoca ve dünya haritasını ilk çizen kişi olarak bilinen Türk denizci Piri Reis’in yaşadığı zamanlara maceralı bir yolculuk yapmaya çağırıyor.
Bunun yanı sıra tıp biliminden geometriye, astronomiden fiziğe, kimyadan felsefeye kadar birçok alanda eserler veren İbni Sina’yı; Türk musikisinin hemen her türünde eser veren ve beş yüzü aşkın bestesi bulunan müziğin dehası İsmail Dede Efendi’yi; Türk şiirinin ve kültürümüzün öncü isimlerinden Yunus Emre’yi; bütün dünyayı yaşamı, sözleri ve düşünceleriyle etkileyen gönüllerin sultanı Hz. Mevlâna’yı; kırk yıldan uzun bir zaman diliminde dünyanın çeşitli yerlerini gezen ünlü gezgin Evliya Çelebi’yi ve İstanbul’u fethederek Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı başlatan Fatih Sultan Mehmet’i daha iyi tanımaları için imkân sağlıyor.
Dedesiyle sohbet eden küçük bir çocuğun her kitapta farklı bir sebeple geçmişe doğru yolculuk yapması ile başlayan serüven, çocuğun tekrar dedesinin yanında göz açmasıyla son buluyor. Bu sohbet arasında kitapta anlatılan kahramanın yaşadığı dönemdeki her şey çocuğun gözünden anlatılıyor. Yirmi dörder sayfalık hikâyelerin içerisine kahramanın hayatı ve başarıları anlatılıyor. Her kitabın sonunda kahramanlarımızın gerçek hayat hikâyesi de özet olarak sunulmuş. Bu sayede minikler okudukları bu keyifli serüven sırasında karakterlerle ilgili birçok bilgiyi öğreniyor. Çağdaş çocuk dili ve özgün resimlemesiyle 8 yaş ve üzeri tüm çocukların elinden düşüremeyecekleri bir eser.
Dede Korkut
“Dede Korkut’un gelmesiyle hepsinin daha çok sevindiği belliydi. Dede Korkut, kopuz denilen sazını çıkarıp onlara neşeli havalar çalınca daha bir sevindiler. Ardından dua etti Dede Korkut ve orada bulunan yiğitlere şöyle seslendi:
Şimdi hani dediğim bey erenler
Dünya benim diyenler
Ecel aldı yer gizledi
Fani dünya kime kaldı
Gelimli gidimli dünya
Ahir son ucu ölümlü dünya”
Mimar Sinan
“Kilometrelerce öteden dört minaresiyle göğe yükselen bir caminin üzerinde uçuyoruz şimdi. Evet, fotoğraflarından hatırladım, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Edirne’deki Selimiye Camisi olmalı bu. O kadar büyük ve o kadar zarif duruyor ki! Biraz aşağıya süzüldüğümüzde eserine bakıp gülümseyen Mimar Sinan’ı görüyorum. Saçları ve sakalları iyice beyazlamış ve ihtiyarlamış artık.”
Nasrettin Hoca
“Nasrettin Hoca, çocukların bağırış çığrışları arasında kaftanının cebinden bir tane düdük çıkararak düdük isteyen çocuğa uzatıyor.
-Al bakalım istediğin düdük!
Diğer çocuklar hemen seslerini yükseltiyor:
-İyi de ya bizimkiler?
-Eee çocuklar, pazara giderken sadece bu arkadaşınız para verdi ve düdük almamı istedir. Siz para falan vermediniz. Parayı veren düdüğü çalar.
Çocuk düdüğünü öttürmeye, Nasrettin Hoca da eşeğiyle yol almaya başlar.”
Piri Reis
“-Piri Reis’in Yavuz Sultan Selim’e sunduğu dünya haritası ve Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu denizcilik kitabının orijinalleri duruyor mu?
-Duruyor elbet. Kitab-ı Bahriye’nin kopyaları Avrupa’nın çeşitli kütüphanelerinde sergileniyor. Yazdığı birinci kitabın suretleri İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda, Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde yer alıyor. İkinci kitap ise İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda, Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa Kütüphanesi’nde, Süleymaniye Kütüphanesi’nde ve Paris Kütüphanesi’nde yer alıyor.”
İbni Sina
“Sultan odadan çıkar çıkmaz İbni Sina büyük bir heyecanla kitaplara dokunuyor, onları inceliyor. Artık günlerinin neredeyse tamamını burada geçiriyor. Geceleri kandillerin ışığı altında notlar alıyor, gündüzleri bu notları temize çekiyor. Kafasına takılan bir sorun olduğunda neredeyse uyumadan o problemi çözmeye çalışıyor. Benim bir ayda bile okuyamayacağım büyük ve kalın ciltli kitapların her birini dikkatle ve çok hızlı bir şekilde okuyup bitiriyor.”
Dede Efendi
“Bir tahtın üzerinde oturan ve odayı dolduran müziği sessizce dinleyen kişi Sultan III. Selim olmalı. Hemen yan tarafındaki minderin üzerine de İsmail oturmuş. Tam karşıya ise müzisyenler sıralanmış. Bir yandan neyler üfleniyor diğer yandan tamburlar çalınıyor. Kanun ve bendir sesleri birbirini tamamlayan melodilerle geniş salonda yankılanıyor…”
Yunus Emre
“Yunus, Yunus Emre oluyor artık. Birlikte Anadolu’nun birçok ilini geziyoruz. Doğanın bütün güzelliklerini diline doluyor sanki Yunus Emre; kuşlar, böcekler, dereler, dağlar, çiçekler sözlerinin içinde yeniden diriliyor. Doğayı şiirleri ile yeniden resmediyor.”
Hz. Mevlâna
“Tam yedi yıl süren bu ziyaretin ardından Konya’ya dönen ve yüz yirmi gün boyunca az yiyip az uyuyarak ve vaktinin tamamını ibadetle geçirerek nefsini temizleyen Hz. Mevlâna’ya hocası Seyyid Burhâneddin şöyle diyor bu kez:
‘Bütün ilimlerde eşi benzeri olmayan bir insan; nebilerin ve velilerin parmakla gösterdiği bir kişi olmuşsun. İnsanların ruhuna taze bir hayat ve ölçülemeyecek bir rahmete boğ; bu dünyanın ölü ruhlarını ilahi aşkınla dirilt.’”
Evliya Çelebi
“Gittiği yerdeki toplumun müziklerini dinliyor, insanların nasıl konuşup giyindiğine kadar benim asla göremeyeceğim detayların her birine dikkat ediyor. O yanındakilere tatlı tatlı anlatırken öyle güzel vakit geçiriyorum ki anlatamam. Bir belgesel filmi gibi gözümde canlandırıyorum anlattığı her şey.”
Fatih Sultan Mehmet
“İstanbul’u fethederek Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı başlatan Fatih Sultan Mehmet, daha sonra Avrupa’nın birçok yerini fethediyor ve Osmanlı topraklarını genişletiyor. Tabii onun komutanlığı yanında şairliğini, eğitimciliğini ve ilim adamlarına verdiği önemi de unutmamak lazım.”
“Tarihî Kahramanlar Serisi”, H. Salih Zengin, Vak Vak Yayınları
Deniz Demirdağ