Tüm medeniyetlerde şiirden resme, mimariden el sanatlarına en çok kullanılan temalardan biridir çiçekler. Klasik Türk edebiyatı da bundan beri değildir. Bazen renkleri, bazen şekilleri ve kokularıyla şairlerin şiirlerine konu olmuşlar çiçekler. Bazen de ilham kaynağı. Güçlü bir imgeselliğe sahip olan klasik şiirimizde hem somut hem de soyut özellikleriyle vaz geçilmez yere sahiptir çiçekler.

Yavuz Bayram, “Klasik Türk Şiirinde Duyguların Dili: Çiçekler” makalesinde bu birtakım verilerden yola çıkarak klasik şiirimizde çiçeklerin “nasıl, ne kadar ve niçin” yer aldıklarını şairlerin duygularını dile getirmeleri açısından ne tür bir işleve sahip olduklarını tespit etmeye çalışmış. ((Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 2/4 Fall 2007.)

Yazar Türklerin İslamiyet’ten önce göçebe yaşamaları sebebiyle daha çok hayvanlarla içli dışlı olduklarını, Müslüman olup yerleşik hayata geçtikten sonra bitki ve çiçeklerle münasebetlerinin arttığına dikkat çekiyor. Elbette bu gelişmeler edebi eserlere de yansımış.

Divan şirinde çiçek kelimesi karşımıza çıksa da şairler daha çok ezhâr ve şükûf kelimelerini kullanmayı tercih etmişler. Yazar gonca ve gül kelimelerinin de çiçek karşılığında kullanılabildiğine dikkat çekiyor. Çiçekler klasik Türk şiirinde üç şekilde kullanılmış: Gerçekçi, simgesel ve bu ikisinin karışımı.

Yavuz Bayram makalesinde sırasıyla gül, lale, sünbül, nergis, yasemin, menekşe, reyhan, fesleğen, süsen, erguvan, karanfil, nilüfer, şebboy, safran, zambak ve leylak gibi çiçeklerin hangi isimlerle, hangi amaçlarla ve hangi anlamlarda kullanıldığını belirlemiş. Makalede geçen beş çiçeğin ne amaçla ve hangi anlamlarda kullanıldığını paylaşmak isterim.

Gül, verd, nesrîn, nesteren (نسترن ,نسرين ,ورد ,آل):

Yazara göre klasik Türk şiirinde gülün gerçekçi veya sembolik olarak kullanımına binlerce örnek vermek mümkün. Taç yaprakları, dikenleri, dalları, kökleri, tohumu ve fidanı ile gül divan şiirine konu olmuştur. Gül divan şiirinde Hz. Peygamberi (sas), sevgiliyi, din ve devlet büyüklerini anlatmak için kullanılmıştır. Yine sevgilinin yanağı, yüzü ve dudağı güle benzetilmiştir.

Ayrıca Türk kültüründeki bazı alışkanlıklar da şiire yansımış: Destara gül iliştirmek, mendile gül bağlamak, kabre gül dikmek, kitap ve Kur’an’ı Kerim’in içine gül koymak gibi.

Yine gül suyunun yapımı gül ile ilgili adetlerin başında gelir. Gül yağı üretimi, güllaç yapımında gül suyunun kullanılması, gül şerbeti, bazı gül türlerinin şeker yapımında kullanılması da şiirlere yansıyan adetlerden.

Lâle ( لاله ):

Gülden sonra divan şiirinde en çok kullanılan çiçek laledir. Şairler laleyi gövdesi, dalları, çanak ve taç yapraklarıyla bir bütün olarak ele almışlardır. Sevgili, memdûh, güzel, gelin, sâkî, hizmetçi, asker gibi şahıslar için kullanılmış. Sevgilinin yanağı, dudağı; âşığın yüzü, vücûdu, kanı, gözyaşı ve yaraları laleye benzetilmiş.

Sünbül ( سنبل ):

Sümbül divan şairleri tarafından güzel kokulu olması; kıvrımlı, dalgalı ve karmaşık görünümü, siyaha yakın rengi ve baharın habercisi olması sebebiyle kullanmış. Temel işlevi sevgilinin saçı, zülfü, kâkülüne anlatmak. En çok insan uzuvlarıyla ilişkilendirilmiş.

Karanfil, karanfül ( قرنفل ):

Karanfil güzel kokulu, sarı taç yapraklı olması sebebiyle kullanılmış. Ayrıca testiye karanfil koymak, kumaşlara karanfil motifleri işlemek, gûşe-i destâra karanfil takmak, ağızda karanfil (kökü) çiğnemek adet ve uygulamalar da divan şiirine yansımıştır. Yara, ben, yüz, yanak, boy, göz çene, zülf, güzel, gelin, sevgili, âbdâl, kuş ve yıldızlar karanfille benzerlik kurularak anlatılan öğelerdir.

Nergis, ‘abher, zerrînkadeh ( زرينقدح , عبهر , نرآس ):

Divan şiirinde çokça gördüğümüz çiçeklerden biri de nergistir. ‘Abher ve zerrin-kadeh kelimeleri de nergis anlamın gelir. Beyaz ve sarı taç yaprakları, çiçek kısmının yuvarlak olması, suya muhtaç olması, taç yapraklarının yere yakın ve eğik durması, kokusuz ve meyvesiz olması, ince ve zarif görüntüsü açısından divan şiirine konu olmuştur.

Nergisin temel işlevi sevgilinin gözüne benzetilmesidir. Ayrıca hasta, sarhoş ve âşıklar için de kullanılır. Tac, külah, kadeh, altın ve gümüş de nergisle arasında benzerlik kurulan nesnelerdendir.

Yavuz Bayram makalesinde konuyla ilgili pek çok tablo hazırlamış. Bunlardan biri hangi renk çiçeğin ne anlama geldiğini göstermekte. Bunlardan bazıları şöyle:

Editör Hakkında