banner17

Halil İbrahim Kutlay, M. Emin Saraç Hocaefendi’yi anlatıyor

“Hocaefendi iki binden fazla talebe değil, iki binden fazla “hoca” yetiştirmiştir. Yetiştirdiği hocaların tamamı İslâmî ilimlerde ya da İslâmî hizmetlerdedir.” Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay, Mehmet Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından çıkarılan İnşirâh dergisinde hocası, M. Emin Saraç’ı anlatıyor.

Halil İbrahim Kutlay, M. Emin Saraç Hocaefendi’yi anlatıyor

Değerli Hocam, Emin Saraç Hocamızla tanışmanızı anlatır mısınız?

Kendisini ilk defa 1973 yılında Beşiktaş Müftüsü merhum Fuad Çamdibi Hocaefendinin evinde tanıdım. M. Emin Saraç Hocaefendi, Fuad Hocaefendinin haccını tebrik için ziyaretine gelmişti. Ben de bir vesile ile sınıfta sıra arkadaşım Şerafeddin Kalay ile birlikte orada bulunuyordum. Hocamla orada zemzem içerken tanıştık. Hocamız, beni o zaman, Fatih Camii’ndeki derslerine davet etmişti. Bu davetine ancak ertesi yıl icabet edebilecektim.

Emin Saraç Hocamızdan hangi dersleri aldınız?

1974 yılı Ekim ayında Yüksek İslâm Enstitüsü’nün ikinci sınıfında talebe iken İlim Yayma Vakfı Vefa Yurdunda kaldığım ilk günlerde akşamları M. Emin Saraç Hocaefendinin Fatih Camii müezzin mahfilinde verdiği hadis, fıkıh ve tefsir derslerine başladım. O günden bu yana 40 yıldır hocamızın talebesi olmakla iftihar ediyorum. Bana hadis-i şerifleri ve hadis ilmini M. Emin Saraç Hocam sevdirdi. Sünnet-i seniyyeyi yaşayan, onu hem sevecek hem de sevdirecektir. Sünen-i Ebu Davud kitabının tamamını, baştan sona İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’ndeki arkadaş grubu ile birlikte onun Fatih Camii’ndeki ders halkasında okuduk. Bulugu’l-Meram, el-İhtiyar ve daha sonra Mekke’de kendisinden ders aldığımız muhterem üstadımız Muhammed Ali Es-Sabunî hocamızın Tefsiru Âyati’l-Ahkâm kitabını okuduk.

Emin Saraç Hocamız, nasıl bir hocaydı?

M. Emin Saraç Hocamın en önemli hususiyeti, ders arasında parantez arası anlattığı müstesna hatıralardır. Hocamızın hocalarından; Abdülvehhab Buhayrî, Ahmed Fehmî Ebu Sünne Hocaefendi; Hind diyarının mübarek şahsiyetlerinden Ebul-Hasen En-Nedvî Hoacefendi; Suriyeli hocaefendilerden Abdülfettah Ebu Gudde, Abdullah Siraceddin, Nureddin Itır, Muhammed Avvame Hocaefendi ile ülkemizin müstesna alimlerinden Şeyhulİslâm Mustafa Sabri Efendi, Muhammed Zahid el-Kevseri Hocaefendi, Ahıskalı Ali Haydar Efendi, kayınpederi Ali Yekta Efendi, Bekir Haki Efendi, Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi, Süleyman Hilmi Tunahan Efendi, Kastamonulu Ömer Efendi, Gümülcineli Mustafa Efendi, Hüsrev Efendi, Mahmut Sami Hocaefendi, Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi, Musa Topbaş Hocaefendi, Ali Yakub Cenkçiler Hocaefendi, Mehmet Zahid Kotku Hocaefendi, Abdurrahman Gürses Hocaefendi, Trabzonlu Ahmet Yaşar Hocaefendi ve diğer pek çok zevattan naklettiği her biri ders, ibret ve öğütlerle dolu hatıralar talebelerinin hiç ama hiç unutamayacağı hatıralar olarak gönüllerinde kalacak, bu şahsiyetler bizlere daima rehber olacaktır.

Emin Saraç Hocamızın toplumla münasebeti nasıldı?

Hocaefendi İslâmî vakar ve şahsiyet sahibidir, ilmin ve ilim adamının izzet ve vakarına çok önem vermektedir. Şan ve şöhretten, riyadan daima uzak durmuştur. Elli yıldır hiçbir TV programına katılmamış, çeşitli TV kanallarının röportaj tekliflerini kabul etmemiştir. İslâmî dergilerin mülakat tekliflerini kabul etmiş ama her defasında eksik veya yanlış nakledilen bilgilerden yakınmıştır. Bütün İslâmî cemaatlerle, cemiyet ve vakıflarla irtibatını devam ettirmiş, zaman zaman bu kuruluşları ziyaret etmiş, cemaat faaliyetlerini takdir etmiş, cemaatlerden daima takdir görmüştür. İlim Yayma Cemiyeti İstişare Heyetinde bulunmuş, İslâmî İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) kurucuları arasında yer almıştır. Hocamız; “M. Emin Saraç Cemaati” diye bir cemaat kurmamış, böyle bir cemaat kurmayı istememiştir. Hiçbir müesseseye, vakfa, okula veya öğrenci yurduna kendi isminin verilmesine razı olmamıştır. Mahviyet ve tevazu içinde bir hayat yaşamayı tercih etmiştir. En son şiddetli ısrar üzerine sizin okulunuza isminin verilmesini razı olmuştur. M. Emin Saraç Hocamız, Ezher Üniversitesi mezunu olmakla, Ezherli olmakla daima iftihar etmiştir. Bununla birlikte o bir Osmanlı hayranı, bir Osmanlı âlimidir. O, başlı başına bir “Osmanlı Medresesi”dir. Ders halkasında fıkıh, hadis, tefsir dersleri yanında; okuttuğu kitaplar arasında Şifa-i Şerif, Şemail, Kaside-i Bürde, Risale-i Kuşeyriyye, Tarikat-ı Muhammediyye, Emalî Şerhi gibi kitaplar da bulunmaktadır. Hocamızın; 1958 yılından bu yana 55 yıldır hiç ara vermediği derslerinin saatleri hiç değişmemiştir. Son yıllarda Armutlu’daki kaplıca seansları sebebiyle yaz aylarında ders yapamayan Hocaefendinin, yıl içinde, hafta içinde, tatil günü yoktur. Onun hayatı ilim ve irfanla, ders ve sohbetlerle doludur.

Emin Saraç Hocamızın yakın zamana kadar devam eden derslerinden bahseder misiniz?

Hocamızın; Pazartesi-Perşembe günleri sabah 10.00- 12.00 saatleri arası Fatih Camii’nde imamlarla yaptığı ders; Salı-Cuma arası her akşam 20.00-22.00 saatleri arası ilahiyat fakültesi talebeleriyle yaptığı ders; Cuma günleri sabah namazından sonra Fatih Camii’nde daha çok ihtisas erbabının katıldığı Sahih-i Buhari dersi; Cuma ikindi namazı sonrası Fatih Camii’nde halka açık hadis (Mişkatül-Mesabih) dersi; Cumartesi sabah 10.00-12.00 saatleri arası Vefa’daki İlim Yayma Vakfı Yurdu yanındaki Ekmekçizade Medresesi Mescidindeki dersi; Pazar günleri sabah namazından sonra Fatih Camiinde halka açık Şifa-i Şerif ve Şemail dersi saatleri yıllardır, hiç ama hiç değişmemiştir.

Emin Saraç Hocamızın, bu derslerinde, talebelerine vermek istediği temel mesaj ne idi?

M. Emin Saraç Hocam, derslerinde daima İslâmî şuur, hizmet aşkı ve ihlas aşılamış; vakar sahibi, şahsiyetli ilim adamları yetiştirmeye çalışmıştır. İslâm kardeşliğine büyük önem vermiş, İslâm dünyasının problemlerini problem edinmiş, hocamızın, İslâm dünyası ile her çeşit ilişkilerin artması konusunda ciddî katkıları olmuştur.

Emin Saraç Hocamızın yetiştirdiği talebelerinin adedini yaklaşık olarak belirtebilir misiniz? Böyle bir bilgi var mı?

Hocaefendi iki binden fazla talebe değil, iki binden fazla “hoca” yetiştirmiştir. Yetiştirdiği hocaların tamamı İslâmî ilimlerde ya da İslâmî hizmetlerdedir. Siyasete ve ticarete atılan talebelerinde de hizmet aşkı ön plandadır. Son yıllarda çok sevdiği talebelerinin “icazet talebi” tekliflerini kıramamış, birçok talebesine “icazet” vermiştir. İcazet almak için yurt dışından gelen yabancı misafirleri de çoktur.

Hocamızın geçimi nasıldı, maaşı var mıydı?

M. Emin Saraç Hocamız; 1958-1960 yıllarında İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde ve 1976-1979 yıllarında Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezinde ders verdiği birkaç yıl hariç, hiçbir yerden maaş almamıştır. Yıllarca, Kurban Bayramlarında kurban bile kesememiş ama hiçbir yerden sadaka, yardım vs. kabul etmemiştir. Fizilali’l-Kur’an tercümesinden gelen gelirle geçimini temin etmiş, kanaatkâr ve zahidane bir hayat yaşamıştır.

Hocamızın İslâmî anlayışı genel olarak nasıldı?

Hocamız; ifrat ve tefriti, taassub ve aşırılığı reddetmiş; daima itidal ve orta yolu temsil etmiştir. Kendine özel, radikal ve marjinal hiçbir görüşü olmamış, Hanefi mezhebinin müntesibi olmakla iftihar etmiş, Osmanlıların edeb ve vakarını örnek almıştır.

Emin Saraç Hocamızın, “Fatih Sultan Mehmet” ismi ile ünsiyeti nereden geliyor?

M. Emin Saraç Hocamız; ülkemizin medar-ı iftiharı değerli sahabî Halid bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensarî radıyallahu anh hazretlerinden sonra Fatih Sultan Muhammed Han’ı çok sevmiş, onun vakfiyesine uyma hassasiyetini daima dile getirmiştir. Fatih’te “Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi” adıyla üniversite kurulmasını çok önemsemiş, onun bize emanet bıraktığı Fatih Medreselerinin perişan halinden duyduğu üzüntüyü her zaman dile getirmiştir. Biliyorsunuz bu külliye daha sonra restore edildi.

Hocamızın, Diyanet’e yönelik eleştirileri nelerdi?

Diyanet İşleri Başkanlığı müessesesi, M. Emin Saraç Hocaefendinin en çok sevdiği ve en çok tenkid ettiği kurum olmuştur. “Bizim en önemli iki müessesemiz, ordumuz ve diyanetimizdir,” sözünü sık sık tekrarlamıştır. Diyanetin; 2010 yılının Kuran Yılı ilan edilmesi, camilerde hadis ve ilmihal dersleri verilmesi gibi pek çok hayırlı uygulamasını hocamız takdir etmiştir. Merkezi sistem ezan okunması, merkezi sistem vaaz verilmesi, bayan müftü yardımcısı kadrolarının tahsis edilmesi, bayan ilahî korolarının halka açık ilahî konserleri vermeleri, Ankara’dan merkezi hutbe gönderilmesi gibi uygulamalarını da eleştirmiştir.

Değerli vaktinizi bize ayırdığınız için çok teşekkür ederiz hocam.

Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2018, 10:29
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20