Açık konuşun kanaat önderleri!

Ömer Karaoğlu çok değerli bir yazı yazdı Milli Gazete'de vaktinde. O yazıyı ç-alıntılamak boynumuzun borcu.

Açık konuşun kanaat önderleri!

Söyleyin efendiler! Ey muhterem ulema, fukaha, münevverler...

Kıymetli kanaat önderleri!

Farz, vacib, helal, haram, mekruh, müstehab...

öğrettiniz bize; "ef'al-i mükellefin"i

Minnettarız size. Hürmette kusur etmek değil niyetimiz.

Lakin, Şu sıralar aklımız epeyce karışık. Sorardık eskiden daraldığımız vakit,

söyleyiverirdiniz hemen. Abdestin farzları, namazın olmazsa olmazları, içindekiler dışındakiler.

Orucumuz bozulur mu

şunu tatsak bunu tutsak

Sorardık ve verirdiniz cevabı bir çırpıda.

Hem memleketimin dört bir yanına hem yedi kıtaya hizmet veren

Siz, ey ümmetin akil adamları!

Şimdilerde aklımız karıştı iyiden iyiye.

Çoğaldı suallerimiz,

Kimileri diyor ki pek iyi bir gidiştir bu,

Kimi derin bir ihanetten dem vuruyor.

Kimi aleme yeniden nizam verme yolunda olduğumuzdan sözediyor

Kimileri Büyük Ortadoğu Projesi'ne taşeronluk ettiğimizden. Aklım ermiyor benim, ilmihal okumuşum sade,

hocaefendiler, büyükler.

hele bir yol deyiverin de

hal yoluna koymaya gayret edeyim dinimi-dünyamı.

ziyan olmasın şu kısa fani ömrüm.

Soracaklarım var size.

Mesela:

Bizim dinimizin siyasi ve toplumsal kaideleri,  değerleri ve bizlere teklif ettiği bir ictimai düzeni, sistemi var mıdır?

Yok diyorsanız şayet, bakalım işimize, kimileri gibi biz de.

Uzlaşalım, oynaşalım, paylaşalım da kam alalım dünyadan. Yoook, eğer varsa (ki var derdiniz bir vakitler) bu haller neyin nesidir ey ileri gelenler?

Şu son yıllarda sık sık duyduğumuz ve kiminizin "bir alakamız olmaz" dediği islamcılık, dinsel milliyetçilik ne menem şeylerdir?

Bir vakitler çokça dile dolanan şu "siyasal İslam" ne demeye geliyor?

Batı menfaatlerine (veya bizim dünyalık) menfaatlerimize zarar vermesi muhtemel bir "dincilik" savunulabilir mi, savunulamaz mı? Deyin hele!

Var mıdır dindar olmanın şu düzende bir maliyeti?

Müslüman toplumlarla şu "dinci" tabir edilen taife arasındaki farkları hele bir öğretin bize! Şu AB ve kazanımları...çağdaş uygarlıklar seviyesi...

Sonra...

Dinmeyen ızdırabımız

Irak, Afganistan, Çeçenistan...ve diğerleri, Şu siyonistler hakkında ne diyorsunuz sizler?

Bazen kafalarımız karışıyor söylediklerinizden! Dost kim-düşman kim tanımak zorlaşıyor. Kapitalist, liberal, ulusal, küresel, demokratik, etnik, semantik, hermönetik...

Bu konuştuğunuz lisan hangi kitaptan?

Ey fakihler! Ey bilenler!

İslam'da şiddetin hükmü nedir, sövene dilsiz dövene elsiz gerek diyorsunuz kiminiz.

Akdeniz'in ortasında üstümüze silahla saldıran korsanlara direnince "teröre bulaşmış" olur muyuz? Hoşgörümüz zedelenir mi? Öyle ise eğer, keffareti otoriteden izin tazelemek midir?

Ne zulmederiz ne de zulme rıza gösteririz demiyor muydu peygamber (AS).

Adalet nic'olacak şimdi? Kıyamete kadar dayak yemek bu ümmetin kaderi mi?

Ey hocalar, efendiler, söyleyin,

Hangisine bakmalı? İsrail'in işgaline ve yaptıklarına mı yoksa Filistin'deki intihar komandolarına mı?

İşgal ve katliamlara susuyor ya da sessiz muhalefet gösteriyorsunuz da nefs-i müdafaaya "zinhar caiz değil" fetvasını hemencecik veriyorsunuz. Bizim Ergenekon tamam da globaline ne buyurursunuz?

"Tüm dünya Türkçe öğrensin düzelir" mi diyorsunuz?

Bir de cevap verin Hakk için;

Şu piyasa denen meretin ahlakı ve değerleri olur mu, olmaz mı?

Uluslararası ilişkiler sahiden sadece çıkarlara mı dayanır?

Yok mudur, olmaz mı başka bir değeri!

Siyonist ve emperyalistlerin yapıp ettiklerine sükut, hoşgörü şartlarının içinden midir, dışından mı?

Kimdir emniyeti tehlikede olan;

İsrailliler mi yoksa Filistinliler mi?

Bir yol gösterin.

Hürmetsizlik etmek istemem amma yuvarlamayın ağzınızda. İdrakimiz sizler kadar açık değil.

Kim işgalci, kim mazlum?

Kim mütecaviz kim mağdur?

Yüksek sesle söyleyin ve anlayabileceğimiz dilden konuşun ki amel etsin bizim gibi cahiller kudretince.

Siyasi istikrar mühim, ekonomi iyi gidiyor, borsa-döviz olumlu seyir izliyor anladık da,

İçinde bocaladığımız şu süre giden dünya düzeni bizim mi? Ve bizi ahlaka ve adalete eriştirir mi acep?

Daha çok refah, daha çok demokrasi mi bizi ebedi saadete eriştirecek olan.

Açık konuşun efendiler, açık konuşun ve samimi kanaatlerinizi söyleyin, ey ulu kanaat önderleri.

Ödeyip durmaya adeta mecbur tutulduğumuz kredi taksitleri, iyi arabalar, ailece meftunu olduğumuz diziler, horoz döğüşü tadında siyaset tahlilleri, medya gündemleri bizi cennete daha mı kolay ulaştırır?

Ne olur dürüst olun efendiler!

Söyleyin ne biliyorsanız,

Çünkü şu kısacık ömrün neresindeyiz bilmiyoruz,

Yakmayın dünyamızı, ahiretimizi!

Saklamayın, söyleyiverin.

Nicedir bu hallerimiz ve bu gidişimiz nereye?!

 

Ömer Karaoğlu, Milli Gazete

Fatma Ünal çalıntıladı


Yayın Tarihi: 22 Ekim 2011 Cumartesi 01:31 Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2011, 22:49
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Tarhanacı
Mustafa Tarhanacı - 11 yıl Önce

Suçlu hocalar ya da kelimeler değil.Kapitalizme ve dünya düzenine karşı ilim ve takva ehli zahid islamcılar yetişir ve memleketin dört bir yanında halk ile buluşur,model olur,irşad ederse düzen değişmeye başlar.Hoşgörü,demokrasi,diyalog...Bu kavramlarda eksik olan bir şey varsa islamcılar bunu ilim ve hal ile yaşayarak ve anlatarak tamamlayabilirler,cedelleşerek ya da suçlayarak yapamazlar. Bir ihh’lı abi:“Mavi marmara’da siyasi otorite izni aramak hatadır ama hatayı yapan kardeşimizdir"demişti

banner19

banner26