Murad Bey Camii nasıl restore edildi?

Geçtiğimiz günlerde Arnavutluk-Kruja’da tarihi Murat Bey Camii hizmete açıldı. İbrahim Ethem Gören, TİKA’nın destekleriyle yeniden ibadete açılan Kruja Murat Bey Camii’nin restorasyon hikâyesini restorasyon uzmanı Erhan Uludağ ile müzakere etti.

Murad Bey Camii nasıl restore edildi?

Osmanlı, fethettiği beldelerde mukim olunca buraları İslam medeniyetinin nişaneleri olan mimari sanat eserleriyle; cami, medrese, çeşme, sebil, selsebil, muvakkithane, hamamla tezyin etmiş.

Osmanlı Devleti, Birinci Cihan Harbi ile birlikte suyun öte tarafından, Avrupa topraklarından Anadolu’ya doğru çekilirken binlerce Müslüman’la birlikte yüzlerce mimari eseri de geride bırakmış. Aradan geçen bir asra yakın zaman zarfında Osmanlı medeniyetinin, bir adım öte İslam medeniyetinin izleri mahiyetinde olan mimari eserler kederine, daha doğrusu kaderine terk edilmiş.

Ülkemizde de yaşanan tarihi eser kıyımı, Avrupa topraklarında bir başına sahipsiz kalan eserlerimiz için daha da tahrip edici olmuş. Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Bosna Hersek ve Arnavutluk’ta adedi sayısız cami ve mescid yıkılmış yahut amaç dışı kullanılmış.

Son yıllarda özellikle Avrupa’daki Osmanlı eserleri TİKA başta olmak üzere İstanbul ve Bursa büyükşehir belediyelerinin gayretleriyle restore edilerek yeniden İslam toplumunun hizmetine açılıyor. Geçtiğimiz günlerde Arnavutluk-Kruja’da tarihi Murat Bey Camii hizmete açıldı. TİKA’nın destekleriyle yeniden ibadete açılan Kruja Murat Bey Camii’nin restorasyon hikâyesini restorasyon uzmanı Erhan Uludağ ile müzakere ettik.

1956 yılında yapılan arkeolojik kazı sonucu açığa çıkartılan Nekropol kalıntılarına göre günümüzde Kruja’nın bulunduğu bölgede yerleşim 7’inci yüzyıla kadar ulaşıyor. Murat Bey Camii, Kruja Kalesi’nin ana giriş kapısına birkaç yüz metre mesafede inşa edilmiş. Halk arasında Büyük Cami olarak da zikredilen ibadethanenin bulunduğu Kruja, 1478 yılında Fatih Sultan Mehmet Han tarafından fethedilmiş ve adı Akça Hisar olarak tesmiye kılınmış. Caminin kitabesinden anladığımız kadarıyla Kruja/Akça Hisar Camii, 1533-1534 yılları arasında muhtemelen Kale kumandanı veya Sancak beyi olan Nasuh Bey’in oğlu Murad Bey tarafından inşa ettirilmiş.

Camideki tamir kitabesinden Kruja Camii’nin 1837-1838 yılında tamir ettirildiğini veya tecdiden yapıldığını anlıyoruz. Bugünkü cami, mevcut haliyle 19’uncu yüzyılın ilk yarısında restore ettirilmiş. Aradan geçen sürede cami kederine terk edilince çökme tehlikesi ile karşı karşıya kalmış.

TİKA’nın hizmet ağına dâhil olan Kruja Murat Bey Camii tecdiden inşa edilmezden önce mevcut durumu tarihi belge ve vesikalar da göz önünde bulundurularak teşrih masasına yatırılmış. İbadethanenin restorasyon ilkeleri dikkate alınarak rölöve, mevcut durum tespiti, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmış.

Muhatabım Erhan Uludağ, “Camiinin plan özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?” şeklindeki sualimi şu cümlelerle cevapladı:

Dikdörtgen planlı olan cami, son cemaat yerini de içine alacak şekilde kırma bir çatı ile örtülmüştür. Yıkılan minarenin yerine çelik direkli beton minare son dönemde yapıya eklenmiştir. Kalenin duvarları dışında büyük bir caminin inşa edilmiş olması, İslâm’ın bu kent içinde önemli olduğunun göstergesidir. Bugün görmüş olduğunuz cami 19. yy. ilk yarısına dayanan bir restorasyondur. Tüm yapı 20.70 metre uzunluğunda ve 9.90 metre genişliğindedir. Fakat şekli düzensizdir. Caminin yerleştiği arazi eğimlidir. Bu nedenle doğu duvarının büyük bir bölümü yol kotu aşağısında kalmaktadır. Cami harim bölümü önünde ahşap direkli açık son cemaat bölümü vardır. Harimi, on pencere aydınlatır. Zemin ve üst kotlarda pencereler yerleştirilmiştir. Son cemaat ahşap direklidir ve direkler arası dairesel kemer formu ile geçilmiştir. Cepheler moloz ve kırık taşlar ile yapılmıştır. Ahşap hatıllarla belli kotlarda duvarlar birbirine bağlanmıştır. Cephelerde duvar üzerine sıva ve ince beyaz badana kullanılmıştır. Çatı örtüsü alaturka kiremittir. Yakın dönemde son cemaatdeki ahşap sütunlar arası örülerek depo olarak kullanılmıştır.

Caminin plan şeması dikkate alındığında yapının 19. yüzyıl mimarisini yansıttığı görülür ki yapılan dönem analizlerinde Berat’ta bulunan Bekâr Camiiİbrahim Paşa Camii ve 2. Beyazıt Camii de plan özelliği olarak Murat Bey Camii ile aynı özelliklere sahiptir. Yapılan araştırmalarda diğer camilerin 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında inşa edildiği tespit edilmiştir.

Camide neler yaptınız?

Çok şey... Elimizdeki bilgi ve belge, raspa incelemeleri ve Bilim Kurulu destekleriyle caminin önümüzdeki asırlara taşınması için ne gerekiyorsa onları yaptık.

Nedir o gerekenler?

Yapılan raspalarda yapıda ciddi bir strüktürel bozulma tespit edilmedi. Bu, uygulama ve yapı adına olumlu bir tespit çalışması olmuştur. Öncelikle duvarlarda çürüyen ahşap hatılları özgününe uygun olarak ahşap malzeme ile özgün ebatlarında yeniledik, ahşapları emprenye ettik.

Duvarlarda 1 cm. genişliğine kadar olan kılcal çatlaklar tespit edilmişti. Bu bölümlere özgün harç karışımına uygun şerbet ile enjeksiyon yaptık.

Yaptığınız tüm imalatlar hakkında detaylı bilgi verir misiniz?

Hay hay efendim. Son cemaat ahşap strüktürü çürüdüğünden hepsini özgününe uygun sert ağaç ile özgün ebatlarında yeniledik.

Çatı arasına uygulama sırasında girildiğinde makasların işlevlerini yitirdiği, ahşap elemanların büyük bir kısmının çürüdüğü ve taşıyıcı elemanlarda burkulma olduğunu tespit ettik. Kontrollük teşkilatının onayı ile ahşap çatı sökülerek, çatı formu ve sistemi bozulmadan ahşap elemanlarla yeniledik.

Çatı sistemi kurulmadan önce duvar üst kısmına hatıl vaziyesi görmesi amacı ile ahşap kirişler dönüldü. Abdestlik ve imam odasında çürüyen, taşıyıcı özelliğini kaybetmiş tüm ahşaplar özgün malzeme özelliğine uygun olarak yenilendi. Özgün olmayan harim ve son cemaat yeri zemin döşemeleri yapıdan uzaklaştırıldı. Alt kotta özgün döşeme tespiti yapılamamıştı. Caminin inşa dönemi dikkate alınarak zemin döşemesi taş olarak yenilendi. Harimdeki ahşap kapı ve pencereler projedeki detaylarına göre ahşap olarak yenilendi. Vaiz kürsüsü ve minber ahşap olarak yine projesine uygun olarak yapıldı.

Arnavutluk’ta ağır kış şartları hüküm sürüyor. Tarihi camide Türkiye’deki iklim şartlarının dışında uygulamalar yapılması zorunluluğu oldu mu?

Restorasyon hizmeti verdiğimiz ülkelerin iklim şartlarını da göz önünde bulundurarak uygulamalar yapıyoruz. Cami kullanımı dikkate alınarak kış şartlarının ağır geçmesi nedeni ile taş kaplama üzerine kadronlar ile ahşap kaplama yapıldı.

Ahşap elemanların restorasyon süreci nasıl ilerledi?

Muhdes kapı ve pencereler yapıdan söküldü. Yerine restorasyon projesinde onaylanan detaylara göre ahşap kapı ve pencere imalatı yapıldı. Kullanılan tüm ahşap elemanlar emprenyelenerek fırınlandı.

Yerinde korunan tüm ahşap elemanların önce boya raspası yapıldı, daha sonra emrenye sürülüp boyandı. Harim ve son cemaat tavanları özgün tavan tanzimine uygun olarak ahşap malzeme ile yenilendi. Minber ve vaiz kürsüsü restorasyon projesine uygun olarak yeniden ahşaptan yapıldı.

Tezyinat unsurlarına gelelim. Kalemişi ve cami yazılarını nasıl temin ettiniz?

Harim içerisinde özgün olmayan kalem işleri raspa ile alındı. Uygulamada cami dönemine uygun olarak kalem işi projesi hazırlandı ve kontrol teşkilatı tarafından onaylandıktan sonra tezyinat sıvası üzerine uygulandı.

Tepeden tırnağa cami yenilenmiş. Buna restorasyon mu diyeceğiz, yeniden inşa mı?

Yeniden inşa yani rekonstrüksiyon olabilmesi için yapının ya mevcutta olmayıp yeniden yapılması ya da strüktürel nedenden dolayı yıkılıp yapılması gerekir. Biz camimizi yıkmadan mevcut durumunu koruyarak restore ettik. Camiyi muhdes elemanlarından ayıkladık. Örneğin minberi özgün olmadığından yeniden yapıdı. Pencereler ve kapıları muhdes olduğundan ahşap malzeme ile dönemine uygun yapıldı. Yakın dönemde mevcut döşemesi alındığından dönemine uygun olarak taş kaplama yapıldı. Taşıyıcı sistem özelliğini kaybeden çatı elemanları özgününe uygun olarak yeniden yapıldı.

Bir değinmediğiniz çatı, çevre düzenlemesi ve minare kaldı!

Çatı örtüsü de yenilendi Hocam, alt yalıtımları yapıldı. Yapıda doğu cephesinin yol kotundan altta kalması nedeni ile oluşan rutubetlenme bu cephede yapılan drenaj ile önlendi. Çevre düzenlemesi yapılan avlu ile birlikte cami ibadete açıldı.

Minare yakın dönemde betonarme olarak yenilenmiştir. Minarenin özgün dönemi ile ilgili bilgilere ulaşılamadığından ve sökümü sırasında yapıya zarar verileceği endişesi ile minare projesine uygun olarak, kontrol teşkilatının da onayı ile mevcut durumu ile korunmuştur.

Evlad-ı Fatihan topraklarında bir camiyi tecdiden ibadete açıyor olmak nasıl bir duygu?

Özellikle ülkemizin dışında kendi kültürümüze ait harap durumdaki camimizi tekrar kullanılır hale getirmek hem mimari, hem kültürel, hem de orada yaşayan Müslüman halk için böyle büyük bir vazifeyi yerine getirmek çok önemli ve güzel bir duygu…

İlginiz için teşekkür ederim.

Ben de alakanıza müteşekkirim İbrahim Bey.



İbrahim Ethem Gören sordu

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2014, 17:14
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Çakma Prof.(mud)
Çakma Prof.(mud) - 6 yıl Önce

Devletimizin dünyanın her tarafına el uzatmasından guru duyuyorum. Allah sebeb olanlardan razı olsun.

banner19

banner13

banner26