O, bilinçli bir Müslüman kimliği oluşturmak için fikir yazılarında İslam uygarlığını merkeze almış, Müslümanca tavrıyla okuyucu karşısına çıkmıştır. Hikâyelerinde de yine aynı damardan beslenerek hikâyeye yeni bir soluk getirmiş ve yerli bir bakış açısı kazandırmıştır. Rasim Özdenören kendisinden sonraki kuşakları etkileyen, onlara yol gösteren iyi bir usta ve samimi bir ağabeydir.

Rasim Özdenören “Roman bir savaş alanıdır, oysa hikâye düello sahnesidir.” der. Bu öylesine söylenmiş, sıradan bir söz değildir. Evet, hikâye onun için bir kerelik atış hakkının olduğu bir düello sahnesiydi ve başarılı hikâyelerinden de anlaşılacağı üzere o, bu atışlarda hiç ıskalamadı. Hep on ikiden vurdu. Hikâyelerindeki kelime tercihlerinde olduğu gibi, ne eksik ne de fazla…