İsrail’in Şeyh Cerrah Mahallesi’nde başlattığı Yahudi yerleşimi çalışmaları, Mescid-i Aksa’ya yaptığı baskın ve Gazze’ye başlattığı saldırılar geçen ayın hararetli geçmesine sebep oldu. Siyonist güçlerin saldırılarında çoğu çocuk ve kadın 300’ü aşkın Filistinli şehit oldu, binlercesi yaralandı. Binlerce ev ve işyeri kullanılamaz hale geldi. Hamas’ın liderliğindeki direniş örgütleri füze saldırılarıyla Siyonistleri püskürtmeyi başardı. Türkiye liderliğindeki uluslararası kamuoyunun baskısı ve özellikle de basın binasının yıkılması sonucu BM ve Avrupa’nın sert tepkisi İsrail’i antlaşmaya zorladı. İsrail başbakanı Netanyahu’nun seçim sonrası kuramadığı hükümeti garantiye almak için attığı bu kışkırtıcı adım, yüzlerce masumun hayatına maloldu. Yaşanan saldırılar ve Hamas’ın sofistike cevapları İsrail kamuoyunu ve küresel güçleri şaşkınlığa uğrattı. Netanyahu’nun planı boşa çıktığı gibi İsrail’in kartondan devlet olduğu aşikâr hale geldi. Yapılan antlaşmaya rağmen İsrail güçlerinin Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki yıkım ve işgali devam ediyor. İsrail’in “yıkılmadım-ayaktayım” demek için yeni yerleşim bölgesi çalışmalarına hız verdiği görülüyor. Peki, biz Müslümanlar olarak Kudüs’ü ve yaşanan işgali ne çabuk gündemimizden düşürdük. Bunu sorgulamamız gerekiyor.

Gençler Kudüs’ü tanımıyor

Geçtiğimiz yıllarda Mescid-i Aksa tanıtımları kapsamında liseli gençlerle bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Konuşmamın hemen başında yaşları 17-18 olan gençlere bir soru sormuştum: Kudüs nerededir? “Böyle basit bir soru mu olur?” demeyin. Yeni nesillerin dünyasını yakından tanımak için önceki nesillerin çok iyi bildiği temel birkaç bilgiyi sormanız yeterlidir. 200 kişilik salonda Kudüs’ü İran’ın başkenti zannedenden tutun Orta Asya’da veya Hindistan’da bir şehir olduğunu düşünen pek çok cevap gelmişti. Bu durum Kudüs gibi İslam âleminin ortak değeri olan bir şehir hakkında gençlerimizin neredeyse hiçbir şey bilmediğini ortaya koyuyordu.

Mirasımız Derneği 2008 yılından bu yana Kudüs ve Mescid-i Aksa konusunda halkı ve özellikle gençleri bilinçlendirmek için her ilde konferanslar düzenliyor. Mirasımız Derneği Kudüs ve civarında bulunan Osmanlı dönemine ait tarihi cami, mescit, ev, imarethane, çeşme, çarşı ve daha birçok yapı ile birlikte ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın bakım ve onarım çalışmaları, yoksul Kudüslü Müslümanların desteklenmesi ve Türkiye’de Kudüs bilincinin arttırılmasına yönelik projeleri başarıyla sürdürüyor. Bunun dışında farklı kuruluşlar tarafından dönemsel bazı çalışmalar da dikkat çekiyor. Fakat tüm bu çalışmaların yeterli olduğunu söyleyemiyoruz. Kudüs konusunda tıpkı merhum Nuri Pakdil gibi hayatını bu davaya adayacak Selahaddinlere ihtiyacımız var. Kudüs’ü tıpkı bir saat gibi kolunda taşıyacak, tüm zamanını Kudüs’e ayarlayacak sevdalılara ihtiyacımız var. Bunun yolu ise Kudüs şuuruna ermiş nesiller yetiştirmekten geçiyor.