Tunus'un yolu 'Atatürk Yolu'

Abdullah Şahin Tunus'da yaşadıklarını anlatıyor..

Tunus'un yolu 'Atatürk Yolu'

Tunus BayrağıAtatürk havaalanından kalkan uçağımız 3 saat süren bir uçuştan sonra Tunus havaalanına iniyor.

Daha havaalanında iken Tunus halkının nezaketi, yardım severliğini göze çarpıyor. Pasaport, gümrük kontrolde Türk pasaportunu görür, görmez: “Ooo Turki Ehlen, Merhaben” diye karşılıyorlar. Tunus, Türkiye’ye nispeten sıcak, hava açık 25-30 C.

Tunus

Meğer bu diller ayrıymış

Havaalanından beni almaya gelen müşterimiz Mahir, arabasının teybini açıyor, tanıdık bir ses: Aynur Doğan nam-ı diğer “Keçe Kurdan”. Mahir de çok severmiş benim gibi. Kendisi gibi benim de anlamadığım halde severek dinlediğimi söylediğimde, şaşırıyor.

“Bu Türkçe değil, Kürtçe” diyorum. “Kürtçe, Türkçe’nin bir lehçesi değil, ayrı diller öyle mi?”

Borguiba Kilisesi
(+)

Camiye benzese de aslında kiliseymiş

Havaalanın şehir merkezinin hemen birkaç kilometre ötesinde. 10-15 dakika süren bir sürüşten sonra Tunus Mohammad Borguiba caddesinde rezerve ettiğim otelime varıyorum. Mohammad Borguiba caddesi bizim İstiklâl gibi. Geniş cadde, sağlı sollu mağazalar, restoranlar, kafeler ile dolu. Otele yerleşip, biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için caddeye iniyorum. Yemek ve çaydan sonra gözüme çarpan minare bana yatsı namazını hatırlatıyor. Her seyahatte olduğu gibi namazları birleştirerek kılıyorum. (Cem-i takdim veya cem-i tehir. Allah’ın tanıdığı bir kolaylık. Şafii mezhebinde seferi de, Hanefi mezhebinde sadece Hacc’da Arafatta bu ruhsatı kullanmak caiz.)

Çok büyük, çok ihtişamlı bir bina. Görür görmez takdir ediyorum Tunusluları, aferin koca meydana da böyle büyük bir camii yakışırdı zaten diye. Birkaç dakika yürüdükten sonra, koca yapıta 10 metre kala, gördüğüm haçlar beni hayal kırıklığına uğratıyor. Meğer benim gördüğüm Müslüman’ın Camii’si değil Kilise imiş. Orada soruyorum gelip geçenlere “Camii nerde var buralarda.” diye. “Meydanın sonunda solda bir sokak arasında küçük bir camii var” diyorlar. Bu defa büsbütün üzülüyorum. Müslüman’ın memleketinde, en gözde caddesinde, meydanda koca bir kilise. Sokak arasında ücrada küçük bir camii, keyfim kaçıyor.

Atatürk Posta PuluBu yol “Atatürk Yolu”

Tunus Laik Cumhuriyet. Devlet başkanları Zeynel Abidin, Atatürk hayranı. Mohammad Borguiba’da turlarken caddeden ayrılan bir sokak dikkatimi çekiyor: “ Rue du Mustafa Kemal Ataturk” Bunlar da muasır medeniyetle seviyesine ulaşmakta bizim tekniği kullanıyorlar. Okullarda, resmi dairelerde tesettür yasak! Halk İslam’dan epey uzaklaştırılmış.  (Yarın gideceğim Sousse şehrinde öğlen namazını kılmak için yarım saat kadar camii arayacağız.)

Rue du Mustafa Kemal
Mustafa Kemal Caddesi

Tunus insanı bir garip, Fransa ile Libya arasında sıkışıp kalmış. Tüm diğer sömürge ülkeler gibi onlar da özünü yitirmiş, hususi bir kültürleri neredeyse yok artık.

Resmi dil, Arapça değil Fransızca. Halk da zaten Fransızca ile karışık bir Arapça konuşuyor. Arapça konuşurken birden araya Fransızca kelimeler sıkıştırıveriyorlar. Acayip bozuluyor, ikaz ediyorum.

23185
Sousse

İki gece kaldığım Tunus şehrinden ayrılıp, 150 kilometre mesafede uzaklıkta Sousse şehrine gitmek üzere trene atlıyor, 2 saat sonra, Sousse tren garına iniyorum. Sousse küçük bir sahil kenti. Kilometreler uzunluğunda temiz bir sahili ve pırıl pırıl denizi var. Ekim olmasına rağmen, her taraf turist dolu. Otelimin odasından gördüğüm deniz kıpır kıpır ediyor içimi amma ne vaktim ne de mecalim var iki kulaç atmaya. Bir kenara yazdım Sousse’u, belki başka bir zaman bir iki dostla gelir tadını çıkarırız diye.

 

 

Abdullah Şahin sousse’madı söyledi

23186
Sousse Camii-i Kebir
Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2011, 10:35
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
gulten öz
gulten öz - 10 yıl Önce

Türk milleti batılılaşma uğruna milli onurunu 1920 lerde ayaklar altına aldı.Peygamberimizden emanet Ezan-ı Muhammediyi,Halifeliği,Kuran alfabesini,Sarığımızı,Takvimimizi yasakladılar.İslam milleti kanlı bir şekilde asimile edilip gavurlaştırıldı...Müslümanlarda bu durumu engelleyici tepki gösteremedi.

mehmet sait çakar
mehmet sait çakar - 10 yıl Önce

bu muhammed burgiba, "tunus'un atatürk'ü" habib burgiba'nın babası olacak. ömer muhtar'ın silah arkadaşı. 1955'te sezai karakoç "ötesini söylemeyeceğim" şiirini tunus'un bağımsızlığı için yazmıştı. burgiba, hayranı olduğu mustafa kemal gibi o sıra ayetleri hadisleri dilinden düşürmüyordu. 2000 yılında öldüğünde "tunus'un atatürk'ü öldü" diye haber yapılmıştı. tunus ve cezayir'de arapça-fransızca karışımı dil türemiştir. camus'nün anadili bu dildir.

banner19

banner13

banner26