Başlıktaki ehli dert terkibi, Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n Necât yani Mevlid’i Şerif’teki: “Sana lâyık kullarınla hem dem et/Ehli derdin sohbetine mahrem et” beytinden mülhemdir. Yani Âkif merhumun derdi, “Dîn ü devlet, mülk ü millet” derdidir. Çünkü bunlar sâlim olursa herkes selâmet ve huzur içinde olur.
Âkif merhum Devlet-i Âliye’nin sıkıntılı zamanında dünyaya gelmiş. Ve umumiyetle hüzünlü ama müstakim bir ömür sürmüş. Safahat’ında:
“Bana dünyaya çıkarken ‘batacaksın’ dediler / Çıkmadan batmayı öğren, ne kadar saçma hüner / Ye’si ezber bilirim, azmi yüzünden tanımam / Öğreten böyle öğretmişti, anladın mı imam?”
diye ahvalini nazmeder.





