Tasavvuf yoluna dair zengin bir literatürümüz var. Bu yolun ana caddeleri olduğu gibi (Nakşilik, Kadirilik gibi), bir de ara sokakları var ve tasavvuf yolu bu yönüyle bazen içinden çıkılmaz, güç yetirilemez sorular, sırlar içinde barındırır. Özellikle “Tasavvuf Yolunun Sırları ve Esasları” başlığıyla kaleme alınan pek çok eser zikrebiliriz. Bunlara bir yenisi daha yine aynı isimle eklendi: “Tasavvuf Yolunun Sırları”. Ahir Zaman Yayıncılık etiketiyle çıkan kitabın yazarı da yine pek aşina olmadığımız sırlı bir isim gibi duruyor: Kuddusi İhsan Efendi.

Bu ismi ilk defa duydum ve hızlıca internet üzerinden bir tarama yaptım. Ancak çok sağlıklı bilgiler edindiğim söylenemez. Yurtdışında yaşayan ve Kadiri yolunu devam ettirdiğini söyleyen bu ismin bir süre Milli Görüş teşkilatında da çalıştığı ya da hizmet ettiğine dair emareler buldum. Kitapta bu isme dair açılan bölümde ise Nakşi, Kadiri, Şazeli yolunun müntesibi olduğu ve bu yolda icazet dahi aldığı yazılıdır. Ayrıca fıkıh ilminde de belli isimlerin rahle-i tedrisinden geçtiği de kitapta naklediliyor. Elbette kitap kadar kitabı yazan isim de bizim için önemlidir. Ancak derleme diyebileceğimiz ve yer yer Kuddusi İhsan Efendi isimli yazarla sorulu cevaplı bölümün yer aldığı kitabın içinde bu yolu anlamaya dair işaret ve izlerin izini sürmek mümkün.

Tasavvuf sırları kitabında Avrupa’daki Müslüman gençlik sorunları

Kitabın girişinde “Sufi” müstearıyla yazılan bir yazıda, kitabın İhsan Efendinin sohbetlerinden derleme ve bir grup çalışması olduğu zikrediliyor. Kitap on bölüm altında bu sohbetlerin ve bir takım suallare verilen cevapların deşifresinden oluşuyor. “Kur’an ve Sünnet”, “Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt Sevgisi”, “Avrupa'daki Müslümanların Durumu”, “Tasavvufun Temeli”, “Tasavvufta Yapılması Gerekenler”, “Hedefe Ulaşmak İçin Edep”, “Esmaül Hüsna ile Allah’ı Anmak ve Dua”, “Manevi Olaylar”, “Ziyaretler ve Hatıralar” bölüm başlıkları. Son bölümde ise “Kuddusi İhsan Efendi kimdir” başlığı ile kitabın yazarı tanıtılmış.

Kitabın bölümlerinde her tasavvuf kitabında bulabileceğimiz bilgiler yer alıyor ancak bir başlık dikkat çekici. Konu ile ilgisi yok ama “Avrupa’daki gençlerin durumları” diye bir bahis açılmış ve orada “Sufi” müstear isimli şahıs Kuddusi İhsan Efendi’ye sorular sormuş. Bir tasavvuf kitabı için pek rastlanmayacak bir durum ama önemli tespitler yer alıyor. Her şeyden önce Avrupa’da yetişen Müslüman gençlerin önünde çok büyük sıkıntılar olduğunu ifade ediyor yazar. “Hafta sonları dört saate sıkıştırılan din eğitiminde ne yapacağımızı şaşırıyoruz” diyor ve ekliyor: “Bir şeyler yapıyoruz ama istenilen seviyede değil, ümitvar olmanın da altında. Açıkçası ne istenilen, ne normal ne de ümitvar olma… Bunların da altında bir seviyede, yani ümitsizlik noktasında gençliğin perişanlığı. Gençler arasında uyuşturucu, fuhuş, ahlaksızlık aşırı derecede yaygın.” Dikkat çekici bir ayrıntı yine bir cevapta saklı; bir grup kilise yetkilisi Almanya’da şu ifadeleri kullanmış: “Biz üçüncü ve dördüncü neslin tamamını elimize alacağız.” Yani gidişat iyi yönde değil maalesef. Yoğun, tahrip edici bir akım var.

İnsanı anlamak ve problemlerini çözmek başlı başına bir sır

Zira yazarın yaşadığı şehirde 4000 müslüman olduğu naklediliyor. Bunlardan şehirde bulunan üç cemiyete üye olanların sayısı 300’ü geçmiyor. Yine daha önce görev yapılan Almanya’nın bir şehrinde (oranın en büyük kimya sanayisinin yer aldığı bir şehir imiş) 10-15 bin Müslüman Türk varlığından söz ediliyor. Ve bu şehirde yer alan camilerin üye sayıları 1500’ü geçmiyor. Buradan hareketle “kurtuluş nerededir” diye sorulduğunda itikadımızın düzelmesi ve camilere dönüşü yazar salık veriyor. Bütün bu veriler aslında derdimizin tasavvufu anlamak ve anlatmaktan çok insanı tanımak ve anlamaktan geçtiğini ortaya koyuyor.

Bir ümit ışığı: Avrupa Araştırma ve Fetva Konseyi

Kitap vesilesi ile bir konseyden haberdar olmuş oldum. Bu da kitabın yazarının da üyesi olduğu Avrupa Araştırma ve Fetva Konseyi… 1997’de Bosna Hersek’te kurulmuş olan bu konsey, yılda bir defa toplantı yapmakta imiş. Kitabın yayın tarihi 2013, ancak son üç toplantı Türkiye’de yapılmış. Şu an konseyin merkezi İrlanda. Ve şimdilerde başkanlığını Yusuf el Kardavi yapmaktadır. Konsey Müslümanların sorunları ile direkt alakadar imiş. Ancak ne kadar tesirli olduğu sorusu sorulabilir. Heyette Lübnan Müftüsü, Bosna Hersek Müftüsü, Moskova Müftüsü, Sudan Cumhurbaşkanı Müsteşarlığı Ulema Heyet Başkanı gibi isimler yer alıyor. Kim bilir hem tasavvuf hem fıkhın imkânları ile meselelerimizin çözümüne katkı sağlayacak sonuçlara ulaşırız.