İran Yeni Dalga sinemasının ilk örneği: Gaav

Halkın konuşmadığı yerde sanat konuşur ve sanat konuştuğunda da artık susturulamaz. Bunun en bariz örneğidir Daryuş Mehrcui’nin 'Gaav' isimli filmi.. Salih Ağbalık yazdı.

İran Yeni Dalga sinemasının ilk örneği: Gaav

Franz Kafka’nın “Dönüşüm”ünü okuduktan sonra, uzun bir süre sabaha uyandığımızda birçoğumuz Gregor Samsa olarak güne başlamışızdır. İnsanın, bir sabah uyanıp kendini bir böcek olarak hissetmesi ve ölünceye kadar bu şekilde yaşaması karşısında içerisine düştüğüm dehşetin etkilerini uzun bir süre atamadım üzerimden; ta ki “Gavv” (İnek) filmini izleyinceye kadar. İran sinemasının mihenk taşı, özü diyebileceğimiz bir film “Gavv” filmi. İran sinemasını iki döneme ayırıyoruz. İlki emekleme dönemidir. 1969 yılında güçlü bir sıçrayış yaşayarak kendini uluslararası alanda var eden ve bütün dikkatleri üzerine çeken ikinci dönemdir ki o da “İran Yeni Dalgası”dır.

Toplumsal muhalefetin cılızlaştığı totaliter rejimlerde tek muhalif güç sanattır. Bu durum hiç bir zaman değişmemiştir. Ortaçağ Avrupa’sını anımsayalım; açlıktan dolayı ölümlerin yaşanması ve kilisenin lüks ve varlık içerisinde yaşamasına rağmen halk muhalefetinin cılız olduğunu ve buradaki düzenin meşruiyetini sorgulayan tek gücün sanat adamları olduğunu görüyoruz. Hem de gyotinlere ve diri diri yakılmalara rağmen. Sanat, korkudan münezzehtir çünkü. Sanat en çok baskıcı rejimler döneminde büyük gelişme gösterir. Bunun en iyi örneği, İran şahı Muhammed Rıza Pehlevi döneminde yaşanmıştır. Yoksul İran halkının, şahın baskıları karşısında çaresiz kaldığı bir anda hem şah rejiminden yardım alarak hem de rejimi eleştiren bir filmin sahnelendiğini görüyoruz. Rejimi bu derece yanıltan ve üstelik rejimin desteğiyle çekilen bir filmi en iyi özetleyecek kelime sanat olsa gerek. Çünkü halkın konuşmadığı yerde sanat konuşur ve sanat konuştuğunda da artık susturulamaz. Bu, zulme karşı ilk darbedir ki ardı arkası kesilmez artık. Bunun en bariz örneğidir Daryuş Mehrcui’nin “Gaav” isimli filmi.

İran Yeni Dalga Sineması'nın ilk örneği

İran’ın bir köyünde çekilen “Gavv” toplumsal bunalımı ve yoksulluğu işliyor. “Gaav”, 1969 yapımı Dariush Mehrjui filmidir. Gholam-Hossein Saedi’nin oyun ve romanından, yazarla birlikte uyarlayıp senaryolaştırmışlardır. Film fakir bir İran köyünün bunalımını ve kapalılığını, yoksulluğun krize dönüşümünü bütün yönleriyle işler. Köydeki tek ineğe sahip olan Hassan'ın evli olmasına rağmen hiç çocuğu yoktur. Gebe olan ineğine çok düşkündür ve onun dışında hiç kimseyi dünyasına almaz. Bir gün ineğini köyün dışındaki gölette yıkamaya götürdüğü bir sırada kendisini “Bolouris” namlı hırsızların takip ettiğini görür. Bundan sonra sürekli tedirginlik içerisinde yaşamaya başlar. İneğinin çalınma korkusu karşısında ahırda ineğiyle birlikte yaşar ve tedirginliği, onu çıldırtacak dereceye gelir. Hassan’ın işte olduğu bir günde ineği aniden hastalanıp ölür. Köylüler, bu durumu nasıl izah edeceklerini düşünürler ve ineği derince bir çukura gömüp daha sonra da şöyle bir karara varırlar: İneğin kaçtığını ve köyden birinin de ineğin peşinden gittiği yalanını söyleyeceklerdir. Bu yalana inanmayan Hassan, ineğine aldığı çanı kendi boynuna takarak “Bolouris”i beklemeye başlar. Hassan artık delirmiştir. Ahıra kapanarak inek gibi davranır. Filmin en can yakıcı sahnesi ise Hassan’ın saman yemesidir. Kimseyle konuşmaz ve herhangi bir tepki vermemeye başlar.

Köylü toplanarak kendisini şehirdeki hastahaneye götürmeye karar verir, fakat Hassan’ı ahırdan çıkarmak oldukça güçtür. “Ben Hassan değilim, ben Hassan’nın ineğiyim.” demesi Hassan’ın ineğe evrilmesidir artık ve onun davranışlarını bir ineğin davranışlarından ayırt etmek oldukça güçtür. Köylü için bu durum endişe vericidir. Nihayet ellerini bağlayarak kendisini götürmeyi başarırlar. Dağlık bir alanda şiddetlenen yağmurdan dolayı Hassan’ı hareket ettiremezler ve bilge arkadaşı çok sinirlenerek, “Yürü be hayvan, yürü!” diyerek dövmeye başlar. Bu sırada Hassan bir fırsat bularak uçuruma doğru koşarak uçurumdan atlar ve ölür.

Hassan’ın Gregor Samsa’yla benzerlik göstermesi, hatta görsel olarak sunulan Hassan karakterinin ineğe evrilişi o kadar gerçekçi ki, onu inekten ayırt etmek imkansızdır neredeyse. Gregor Samsa’nın böceğe evrilişiyle, Hassan’ın ineğe evrilişini kıyasladığımızda Hassan’ın daha gerçekçi olduğunu görüyoruz.

Filmde rejime yöneltilen eleştiriler “Bolouris” çeteleriyle yansıtılmaya çalışılıyor. “Bolouris” İran halkının hiç sevmediği hırsız çetesidir ve filmde bu çete, rejimin sembolize edilişidir. İlk başlarda anlaşılmasa da irdelendiğinde bu şekilde sembolize edildiği anlaşılacaktır. Filmin anlatımını güçlü kılan böylesi bir sembolün kullanılması, seyircide hayret uyandırıyor. Çünkü rejime karşı oluşan öfkeyi bu şekilde anlatmak sayesinde İran sinemasında yeni bir çığır açılıyor.

İnek” filminin, İran Yeni Dalga Sineması'nın ilk örneği olduğu söylenir. Filmin Berlin ve Venedik Film festivallerinden ödülleri bulunmaktadır. Film, Ali Şeriati gibi şah rejimi karşıtı aydınlar tarafından oldukça sevilir. İran sinemasının evrilişi olarak değerlendirilen bu film, 1979 devriminden sonra sansürden kurtulup tekrardan sahnelenme şansı bulur. Sanatın sınırlarını zorlayan “Gaav” filmi, İran sinemasına yönelişin olmazsa olmaz ilk basamağı ve bu yüzden izlenmesi gereken bir film. Şimdiden iyi seyirler...

Salih Ağbalık yazdı

Yayın Tarihi: 01 Mart 2016 Salı 14:44 Güncelleme Tarihi: 08 Eylül 2019, 10:35
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Emrullah
Emrullah - 5 yıl Önce

Bir sinema yazısında filmin finalini yazarsanız yazıyı okuyan kişi filmi izlemekten vazgeçer. Bu sebeple sinema yazılarında filmin önemi, felsefesi çeşitli yönleriyle ele alınır; tanıtılır ama filmin sonu apaçık bir şekilde yazılmaz. Eleştiri yazısının omurgası filmin finali ekseninde ise yazının başında bu durum "Spoiler içerir" başlığı ile ifade edilir. Okuyucu da buna göre yazıyı okuyup okumayacağına karar verir.

@aydemabu
@aydemabu - 6 yıl Önce

Ne güzel bir tavsiye yazısı. Elinize sağlık.

İbrahim Baktemur
İbrahim Baktemur - 6 yıl Önce

İlk örnek ile yetinilmemeli, devamı niteliğinde olan diğer İran yapıtları da aynı samimiyetle tanıtılmalı. Allah kaleminizi kuvvetli kılsın, takipteyim.

banner26