banner17

Eaton Modern insanı çağırıyordu!

Merhum Gai Eaton, Tradisyonalist Ekol'ün değerli bir temsilcisiydi. O'nu, Türkiye'den tanıyan, kendisiyle irtibat kuran isimlere sorduk..

Eaton Modern insanı çağırıyordu!
Soldan sağa: Hasan Le Gai Eaton, Fuad Nahdi, Martin Lings (Shaykh Abu Bakr Siraj Ad-Din), Shaykh Hamza Yusuf ve Peter Sanders
(+)

Gai Eaton , sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. Mekânı cennet olsun. Eaton, Türkiye’de sadece ilgilisinin bildiği bir fikir adamıydı. Tradisyonalist Ekol’ün bu değerli temsilcisini, O’nu Türkiye'den tanıyan, kendisiyle irtibat kuran isimlere sorduk.

 


 

 

Ahmet Murat

Ahmet Murat

(Sidi Hasan) Gai Eaton, 89 yaşında Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Tradisyonalist ekol içinde anılan bir isimdi. Gazetecilik tecrübesinden kazandığı kıvrak bir kalemi ve en derin ve sorunlu meseleleri sadeleştiren bir üslubu vardı. Bir kitabının telifiyle ilgili olarak kendisiyle birkaç kez yazışmıştım. Kendisine son derece küçük bir rakam teklif etmek zorundaydım; kendisinden ise son derece büyük bir âlicenaplık gördüm. Asaletine şahidim.

Türkçe’ye sanırım dört kitabı çevrildi. Hepsi de çarpıcı, iyi tercüme edilmiş kitaplar. Başucu kitabı olabilecek değerdeki bu kitaplar maalesef gereken ilgiyi görmediler, yıllarca ikinci baskıyı yapmak için beklediler. Allah rahmet eylesin.


Nurullah KoltaşDr. Nurullah Koltaş

20. yy da Avrupa’da zuhur eden dine ve dini olan her şeye kayıtsızlık modern insanı yeni arayışlara sevk etmiştir. Bu arayışların neticesinde saflığını yitirmiş olandan kadim olana doğru bir eğilim söz konusu olmuştur. İşte bu arayışların neticesinde doğan Gelenekselci ekol (Traditionalist School) modern insanın içine düşmüş olduğu bu gayya kuyusundan çıkarma gayretini fani olandan imtina edip değişmez ve kat’i olana bağlanmak olarak özetler. Bu ekolün başat sözcüleri olan René Guénon, Frithjof Schuon, A. K. Coomaraswamy moderniteyi gereğince okuyup ona karşı elzem tedbirleri alma yolunu seçmişlerdir.

Bunun için gereken şey “Batı”daki bozulmuşluğa karşı “Doğu” hikmeti ve irfanına sarılmaktır. Bu önemli düşünürleri müteakiben Martin Lings, Titus Burckhardt, Lord Northbourne, Seyyid Hussein Nasr, Gai Eaton ve diğer birçok gelenekselci mütefekkir ve yazar aynı yolda insanlığa derman bulma gayesiyle eserler vermiş ve vermektedirler.

Bu ekole mensup Gai Eaton 1921’de İsviçre’nin Lausanne kentinde dünyaya gelmiştir. Charterhouse and King’s College, Cambridge ‘de eğitim alan Eaton, uzun yıllar Jamaika ve Mısır’da öğretim görevlisi, gazeteci ve diplomat olarak çalışmıştır. Askerlik hizmetinden sonra Vedanta, Taoizm ve Zen Budizm’le alakalı yazılar kaleme alan Gai Eaton, büyük düşünür Rene Guénon’un eserleriyle tanışır. Bir süre Jamaika’da bulunduktan sonra bazı ailevi sebeplerle önce İngiltere’ye dönen Eaton’a arayışı içinde olduğu şeyin Çin ya da Hindistan’da değil İbrahimi gelenek içerisinde olduğu söylendiğinde ilkin tereddüt eder.

Onun İslam’a ve özelde tasavvufa olan ilgisi yakın çevresi tarafından tepkiyle karşılanır. O sırada Kahire Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı dersleri verecek bir öğretim görevlisi arandığına dair bir ilanla karşılaşır ve 1950’de Mısır’a gider. Burada meslektaşı Martin Lings’le tanışır. İslam’a meylinin tohumları filizlenmeye başlamıştır artık. Martin Lings onu Mısır’da ikamet eden Guénon’la tanıştırır. Gai Eaton daha önce okuduğu kimi düşüncelerin somut bir tecrübesini bulur Guénon’da.

Jamaika özlemi Eaton’un yüreğini kasıp kavursa da o diyarda İslam’ı  yaşayıp yaşayamayacağı hususunda tereddüde düşer ve nihai kararını verir: Martin Lings’e gelerek Şahadet getireceğini ifade eder. 1951’de 29 yaşında iken İslam’la müşerref olur ve ismini Sidi Hasan Abdullah Abdülhamid olarak değiştirir. İhtidası Batıda yaşayan Müslümanlar için adeta bir ilham işlevi görür.

Ömrünün geri kalan kısmında bereketli faaliyetlerde, yazılarla ve konferanslarla bezeli olarak geçirir. İngiltere’deki İslam Topluluğu için önemli hizmetlere imza atar ve 26 Şubat 2010’da Rabbine kavuşana dek Londra’daki İslam Kültür Merkezinde yöneticilik vazifesini yürütür. Yazarın Türkçe’ye tercüme edilen kitapları:

Tanrı'yı  Hatırlamak, çev. Salime Leyla Gürkan, İnsan Yayınları, İstanbul, 2003

İslam ve İnsanlığın Kaderi, çev. İhsan Durdu, İnsan Yayınları, İstanbul, 1992

Kalenin Kralı: Modern Dünyada İnsanın Tercih ve Sorumluluğu, İz Yayıncılık, İstanbul, 2005

Beşerin Kumdan Kaleleri, Pınar yayınları, İstanbul, 2003

Allah (C.C.) rahmetini her daim üzerine berkitsin.

Amîn.


Dr. Salime Leyla GürkanSalime Leyla Gürkan

İngiliz Müslüman yazar Hasan Charles Le Gai Eaton,İslam üzerine kaleme aldığı üç önemli kitap başta olmak üzere (King of the Castle - 1977, Islam and the destiny of Men -1985, Remembering God - 2000), çeşitli yazı ve konferanslarıyla İslam’ın doğru anlaşılması yolunda önemli hizmetlerde bulunmuş, özellikle İngiltere’de pek çok mühtediyi etkilemiş bir yazardı. Fakat maalesef Türkiye’de yeterince tanınmış değildi.

Benim Eaton’la olan gıyabi tanışıklığım son kitaplarından biri olan Remembering God’ı (Tanrı’yı Hatırlamak, İnsan Yayınları, 2003) Türkçe’ye tercüme etmemle başladı. İslam ve insan üzerine bir insan eliyle yazılabilecek en güzel kitaplardan biri olduğunu düşündüğüm bu eseri tercüme ederken her bir satırda sanki içimden gelen çok tanıdık bir sesi okuduğum ve kendi dilime aktararak bu sesin söylediklerini bir kez daha anlayıp tasdik ettiğim hissine kapılmıştım. Bu aşinalığı bir rahmet ve lütuf olarak görmüş, Eaton’ı Türkçe’ye aktaranlardan biri olma şerefine ve bu aşinalığı başkalarına da tattırma bahtiyarlığına nail olduğum için kendimi çok şanslı addetmişimdir.

Umarım ki ismi gibi güzel olan hayat yolculuğunu, ruhuna cennet kapılarını açtırtacak güzel bir ölümle tamamlayan Hasan Gai Eaton’ı rahmet ve minnetle anıyorum.



Cesur Küçük sordu

 

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2012, 15:59
YORUM EKLE
banner8

banner20