Dervişler suyu tadını bozarak içerlermiş!

Müminlerin gözlerinde nem olan Muharrem ayında, tekkelerde yaşatılan bazı latif Müslüman adetleri vardır. Onlardan biri de, matem gelenekleri. Ahmed Sadreddin, Muharrem ayında yapılagelen adetleri aktarıyor.

Dervişler suyu tadını bozarak içerlermiş!

Hazreti Hüseyin Efendimiz'in şehadetine denk gelmesinden ötürü, Muharrem ayı hep hüzünle birlikte anılagelmiştir. Bazı kesimlere göre matem memnû yani yasak sayılsa da, sayılarının az ve mesnedlerinin sağlam olmaması sebebiyle, bu görüşe pek itibar edilmemiştir.

Sûfîlerin, Ehl-i Beyt-i Resulullah sevgisinin izharı olan ve tekkelerde yaşattıkları matem gelenekleri vardır. Ne yazık ki yüzyıllarca uygulanan gelenekler, Cumhuriyet’in ilanından sonra tekkelerle birlikte yok edilmiş.

Muharrem mateminin 3 esası

Kosova'da Rifâi meşayıhından olan ve 1938'de dünyadan göçen Şeyh Adem Nûrî er-Rifâi, kaleme aldığı Rehber isimli eserinde, kendi tarikatlarında icrâ edilen matem ritüellerinden genişçe bahsetmiş.

Esere göre, Rifâiler'in Muharrem ayındaki mateminin üç ana esası bulunuyor: Hüzün, mersiye ve su içmemek. Bu üç esasla birlikte bazı “teferruatlar” da bulunmaktadır. Örneğin, dünyevî işlerle mümkün olduğunca az meşgul olmak, oruçlu bulunmak, geceleri Muharrem ayına has nafile ibadetlerle geçirmek, matem alameti olarak traş olmamak vb.

Matem günleri, Muharrem ayının ilk on günüdür. Tekkelerde buluşan dervişân, şeyh efendilerinin riyasetinde, Fuzûlî'nin ciğer yakan Kerbelâ Vakıâsı’nı anlattığı Hadikatü's Süedâ adlı eserini ve bazı mersiyeleri okurlar. Kerbela hakkında sohbetler eder, alınması gereken dersleri izah ederler.

Dervişler suyu tadını bozarak içerlermiş

Matem günlerinde genelde, siyah veya koyu renkli elbiseler giyilir. Düğün ve diğer cemiyetler bu günlere denk getirilmez, arzu eden dervişler bu on gün boyunca oruçlu bulunur, oruç tutmayanlar da Hazreti Hüseyin Efendimiz'e olan muhabbetlerinin izharı olarak mümkün mertebe su içmezler. Su içecekleri zaman da saydam olmayan, içini göstermeyen kaplar kullanır, içine bir kaşık kahve karıştırıp tadını bozarak içerler.

Ayrıca dervişler bu günlerde, yemeklerin etsiz olanlarını tercih ederler ve mümkün olduğunca az yerler. Matem günlerinde perhiz uygulayan dervişler, ekmek, zeytin ve bazı sebzelerle yetinir.

Bu ritüelleri yaşayan ve yaşatan tekke muhitlerinde, Ehl-i Beyt-i Resulullah’ı öven çok sayıda kitap, şiir ve mersiyeler yazılmıştır. Bir Arap vâiz, "Kerbelâ hâdisesini anlatan mersiyeler okumak küfürdür!" deyince Bursalı Nakşibendî Şeyhi Lâmi‘î Çelebi, Maktel-i İmâm Hüseyin adlı eserini kaleme alarak, Kerbelâ hâdisesini anlatmış ve bunu Bursa Ulu Câmi’de okumuştur.

Sümbül Efendi’de mevlid okunuyor

Tekke muhitlerinde üretilen bütün bu eserler ve ritüeller, tasavvuf ehlinin, Resulullah Efendimiz'in Ehl-i Beyti'ne olan muhabbetlerinin izharıdır. Günümüzde de, Muharrem ayının 10'unda Sümbül Efendi Camii'nde, Hazreti Hüseyin Efendimiz ve Kerbelâ şehidlerine mevlid-i şerif okutulmakta.

Ehl-i Beyt-i Resulullah aşıkânının mevlid-i şerif cemiyeti öğle ile ikindi namazı arasında icra ediliyor. Muhabbet ehlinin alakasına tavsiye olunur.

Meraklısının Kerbela Vakıâ’sı hakkında malumat elde edebileceği üç adet pdf dosyası da bu vesile ile arz olunur.

Fuzuli'nin Hadikatü's Süeda pdf'i:

http://www.huham.com/erenler_bahcesi.pdf

Çeşitli Yönlerinden Kerbela Sempozyumu metni:

1. cilt http://www.cumhuriyet.edu.tr/userfiles/Kerbela1.cilt.pdf

2. cilt http://www.cumhuriyet.edu.tr/userfiles/Kerbela2.cilt.pdf

3. cilt http://www.cumhuriyet.edu.tr/userfiles/Kerbela3.cilt.pdf

Ahmed Sadreddin yazdı

Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2018, 16:49
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13