banner17

25 gün yaşayabildi bu Türk devleti!

Cenubi Garbi Kafkasya Cumhuriyeti’nin anayasası “Türkiye” ibaresinin ilk kez kullanıldığı bir metin oldu.

25 gün yaşayabildi bu Türk devleti!

 

Dünya haritası sürekli değişiyor. Yaşadığımız coğrafyada bu, daha önce de görülmüş bir olgudur. Anadolu’da kurulan ilk hükümet, meclis ve cumhuriyet Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti de bu topraklarda böylesi bir deneme idi. Batı’nın Ortadoğu-yakın Şark üzerindeki belirleyicilik hırsı tükenmiyor. Kars havalesinde kurulan bu kısa ömürlü devletin hikâyesi şöyle:

Avrupa emperyalizminin meseleye taraf olmasıyla…1913 senesi Elviye-i Selase Müslümanları

1877- 1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası Elviye-i Selâse denilen üç liva (Kars, Ardahan, Batum) Ruslara bırakıldı. 3 Mart 1878’de Yeşilköy’de imzalanan Ayastefenos Anlaşması ile Rusya 1. Osmanlı Devleti’ne bağlı bir Bulgaristan Prensliği kurulmasını, (Prensliğin sınırları Tuna’dan Ege’ye, Trakya’dan Arnavutluk’a uzanacak), 2. Bosna-Hersek’e iç işlerinde bağımsızlık verilmesini, 3. Sırbistan, Karadağ ve Romanya’ya tam bağımsızlık verilmesini, 4. Kars, Ardahan, Batum ve Doğubeyazıt’ın Rusya’ya bırakılmasını sağlamış; ayrıca Ermeniler lehine ıslahat yapılmasını anlaşmaya dâhil etmişti.

Bu anlaşma ile Rusya bir taraftan Akdeniz’e çıkmış oluyor (Bulgaristan üzerinden), diğer yandan da Kars- Ardahan- Batum’u ele geçirerek İngiltere’nin Hindistan üzerindeki emperyalist çıkarlarını tehdit eder hale gelmiş bulunuyordu. Aynı zamanda bu üç liva, Rusya’nın İskenderun’a inmesi için stratejik bir zemine dönüşüyordu. Doğu Anadolu bölgesinde Rus inisiyatifini tek başına bırakmamak için İngiltere, Avusturya, Almanya ve İtalya Berlin’de yeni bir anlaşmayı zorladılar ve konunun tarafı oldular. Berlin Anlaşması gereği Rusya’ya savaş tazminatı olarak bırakılan yerler; o zamanın Oltu, Olur, Şenkaya, Ardanuç ve Şavsat ilçelerini ihtiva eden Kars ve Ardahan vilayetleri ile günümüz Artvin merkez ve Borçka ilçeleri idi. Ayrıca günümüz Türkiye sınırları dışındaki Acara ve Çürüksu’yu da içine alan Batum sancağı Ruslara bırakılmıştı.

Avrupa emperyalizminin meseleye taraf olmasıyla 8 Şubat 1879’da İstanbul’da Muahede-i Katiye Anlaşması imzalandı. Anlaşma ile Rus işgali altındaki Elviye-i Selâse’deki Müslüman halka Anadolu içlerine göç etmesi için 3 yıllık süre tanınmıştır. Bu süre içinde göç etmeyen halk Rus vatandaşı sayılacaktı. 3 yıl içinde bölgeden 120 bin Türk Anadolu’ya göç etmiştir. 1855 tarihli Rus Arazi Nizâmnâmesi'ne göre, bu üç vilâyette bulunan halkın toprak mülkiyeti kaldırıldı. Bütün arazi devlet malı sayıldı. Bu yüzden, buralardan göçen Türkler, tapulu arazilerini satamadıkları gibi, işletme hakkını da devredemediler. Rusya istimlak bedeli de ödememiştir. Ayrıca yerel halkı Ruslaştırma politikalarını Yusuf Ziya Bey - İslam Şurası Üyesiyürürlüğe koymuş, İslam’ın şiarı olan kimlik izleri cami, mescit, medrese yıkılmış, İslamî ilimler tahsil edilen medreseler/ rüşdiyeler kapatılmıştır. Türkiye’den matbuat getirilmesine izin verilmemiştir. Ekonomik manada da geçim zorlaştırılmış, Türklerin meslek sahibi olmasına izin verilmemiştir.

“Demokrasi”kavramı anayasada yer aldı

1905’te Rusya’da bir devrim denemesi oldu. Bu karışıklıklar Kafkasya’da Türkler üzerindeki Rus baskısını nispeten azalttı. 1905 yılında bütün Rusya’da patlak veren isyanlar ve ihtilal hareketi Kafkasya’da da görüldü. Yeniden bir kültür hareketi doğdu.  Merkezi Bakü’de olan “İslam Nesr-i Maarif Cemiyeti” 1909’da Kars’ta şube açarak bölgede okuma yazma seferberliği başlattı. 1917’de Bolşevik İhtilâli, Rusya’nın I. Dünya Savaşı’ndan çekilmesine neden oldu. 3 Mart 1918’de Osmanlı Devleti, Rusya ile Brest-Litovsk Antlaşması’nı imza etti. Antlaşma ile Elviye-i Selâse’nin Türkiye’ye bırakıldığı bildirildi. Antlaşma’ya göre, Rusya, Doğu Anadolu illerini (Ardahan, Kars ve Batum) gecikmeksizin boşaltacaktı. Rusya, gerek amme, gerekse devlet hukuku bakımından oradaki yeni duruma karışmayacaktı. Bu yeni statü Rusya ordusunun dağılmasının sonucu idi.

Osmanlı’nın Elviye-i Selâse’yi geri alması ise şeklî bir durumdu. Çünkü Ruslar çekildikçe, yerlerini Ermeni ve Gürcü birlikleri almakta idi. Kars, Erzurum, Erzincan’da katliamlar başladı. Osmanlı Ordusu 12 Şubat 1918’de harekete geçti ve Kars- Batum’a kadar ilerledi. Bu haliyle Osmanlı sınırı 93 Harbi öncesi sınırlarına ulaştı. Brest-Litovsk Antlaşması uyarınca Rus nüfus kayıtlarına göre halk oylaması yapıldı. Üç livada da Osmanlı’ya katılma kararı çıktı. Ancak Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Elviye-i Selâse’nin boşaltılmasına mecbur bırakıldı. Osmanlı ordusu 1914 sınırlarına çekilecekti. Osmanlı ordusunun çekilmesi ile bölgenin İngilizler tarafından işgal edileceği düşünüldüğünden hızlı bir örgütlenmeye gidildi. Ahıska Hükümet-i Muvakkata’sı (29 Ekim 1918), Iğdır merkezli Aras Türk Cumhuriyeti (3 Kasım 1918) ve Kars İslam Şurası (5 Kasım 1918) kuruldu.

21 Ekim 1918’de Osmanlı ordusu Kafkasya’dan geri çekilmeye başladı. Kars İslam Şurası, 14 Kasım 1918’de “Milli İslam Şurası Merkezi Umumisi” adıyla bir yönetim kurdu. 30 Kasım 1918’de II. Kars Kongresi’nde Kars Milli Şura Hükümeti’nin kurulmasına karar verildi. Kongrede Ahıska Hükümet-i Muvakkata’sı ve Aras Türk Cumhuriyeti de Milli Şura Hükümeti’ne katıldılar. Kars Milli Şura Hükümeti 18 Ocak 1919’da Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti Muvakkata-i Milliyesi adını aldı. Kars’ın dışında Artvin, Ardahan, Batum, Gümrü, Sarıkamış, Nahcivan, Ordubad ve Iğdır bu cumhuriyetin sınırları içindeydi.Kazım Karabekir

18 maddelik anayasa belirlendi. Anayasanın ilkeleri Osmanlı toprakları üzerinde demokratik Meclis Hükümeti sisteminin ilk örneğidir. 1923 Türkiye Cumhuriyeti’nden önce, “anayasa”, “demokrasi”, “Türkiye Devleti” “Cumhuriyet” gibi kavramlar bu anayasada yer aldı. 18 maddelik “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu”nu kabul eden kongrede Hükümet reisliğine Cihangiroğlu İbrahim Beğ, Parlamento reisliğine Çıldırlı Dr. Esat Beğ, Dahiliye Nezareti’ne Kağızmanlı Ali Rıza Beğ, Hariciye Nezareti’ne Divriğili Piroğlu Fahreddin Beğ getirildi. 8000 kişilik ordu kuruldu. 25 Mart 1919’da Cenûb-i Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkata-i Milliyesi tam bağımsızlığını ilan ederek Cenûb-i Garbi Kafkas Hükümeti adını aldı. Bölgede Müslüman nüfus 1.534.824, Rus, Rum, Malakan, Ermeni nüfus 227.324 idi. Anayasasının 11. maddesinde “İtilaf devletleri, doğu Türkiye illerini alıp başka bir millete vermek isterse Cumhuriyetimiz Türkiye’den ayrılmamayı kesin olarak kabul etmiştir” hükmünü getiren bu devletin Osmanlı’nın himayesine muhtaç olduğu şüphesizdir.

“Türkiye” ibaresi ilk kez kullanıldı

İngilizlerin bölgeyi işgali ile 19 Nisan 1919’da hükümete son verildi. Cenûb-i Garbi Kafkas Hükümeti bir kelebek misali yaşadı. Hükümetin 12 üyesi de tutuklanarak önce Batum ve sonra Malta’ya sürüldü. İngilizler hükümetin yerine kukla bir şura kurdu. İngilizlerin Ermenilere devrettiği Kars, 1920 yılında Kazım Karabekir komutasındaki Türk birlikleri tarafından tekrar geri alındı. Bu hadise devletlerin kurulmasının yeterli olmadığını, onların yaşamasının dünya sistemine bağlı olduğunu göstermektedir. Ancak hadisenin bizim tarihimiz açısından önemi, bu kısa ömürlü devletin anayasasının Türkiye’nin anayasal sisteminin isim ve esaslarına öncülük etmesidir. Cenubi Garbi Kafkasya Cumhuriyeti’nin anayasası “Türkiye” ibaresinin ilk kez kullanıldığı bir metin oldu. Türkiye’nin isim manasında mehazı bu metindir.

Kısa ömürlü bu devletin anayasası şöyleydi:

1. Hükümet “Cenubi Garbi Kafkasya Cumhuriyeti” adını taşıyacaktır.

2. Cenubi garbi Kafkasya Cumhuriyeti hükümeti hududunu, Batum’dan Nahcivan’a kadar ulaştırarak, bu sınır içinin barışın sonuna kadar korunmasını bilfiil üzerine almıştır.

3. Hükümet bayrağını, kamutay üzerine dikilen ayyıldızlı Türk bayrağı olarak kabul etmiştir.

4. Cenub-i Garbi Kafkasya Cumhuriyeti hükümetinin resmi dili Türkçe’dir. Bütün resmi ve gayrıresmi muamelat ve tedrisat Türkçe olacaktır.

5. Milletvekilleri seçimi için 18 yaştan yukarı kadın ve erkek oy vermek salahiyetini haizdir. 10.000 kişi bir milletvekili seçer.

6. Her vilayet ve kasabada, Milli Şura’nın şubeleri açılarak, halkımızdan her türlü yardım görecektir.

7. Türk millet ve hükümetini rencide edecek her türlü muameleden kati surette çekinilecektir.

8. Umumi asker teşkilatımız da, cumhuriyetimizin kabul ettiği usul dairesinde, Türkiye devleti ile irtibatı temin için daimi bir heyetimiz Türkiye’de bulunacaktır.

9. Mülki teşkilatımızda da 8 maddedeki zikredilen usul aynen kabul edilecektir.

10. Komşu hükümetler ile daima dostça geçinmeyi Cumhuriyet Hükümetimiz düstur olarak kabul etmiştir. Milletvekilleri seçildikten sonra bu husus hakkında ayrıca bir kanun çıkarılacaktır.

11. İtilaf devletleri, doğu Türkiye illerini alıp başka bir millete vermek isterse Cumhuriyetimiz Türkiye’den ayrılmamayı kesin olarak kabul etmiştir.

12. Azınlıkların hürriyetleri ve hakları muhafaza edilecektir.

13. Müslümanlar arasındaki mezhep ayrılıklarına hürmet edilecek, dini ayinlerin bir arada yapılması sağlanacaktır.

14. Demokrasi esaslarına riayet edilerek seçimler tarafsız ve tesirsiz olacak, Türkün şan ve şerefine yaraşacak bir şekilde yapılmasına azami surette dikkat edilecektir.

15. Vali ve komutanların işe başlamaları ve işten el çektirilmeleri kamutayın kararıyla olacaktır.

16. Cumhuriyet Hükümetimiz milletvekillerinin seçilip de kamutayın çalışmaya başlayışından sonra kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesini teklif etmeye yetkilidir.

17. Milletvekili olmak için yaş haddi 25’ten yukarı olacaktır.

18. Bu kanunun yürürlüğe girdikten sonra icrasına nazırlar heyeti ile cumhur reisi memurdur.

 

Lütfi Bergen yazdı

Türkiye'ye Katılma - Sancak Heyeti

Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2017, 12:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
müsim
müsim - 6 yıl Önce

sağlam bir haber olmuş tebrikler çoğu tarihcinin haberi bile yokdur bu durumdan

banner8

banner19

banner20