Osmanlı'nın Avrupa'da inşa ettiği ilk cami

Osmanlı'nın Avrupa topraklarında inşa ettiği ilk camii olan Gazi Süleyman Paşa Camii, Gelibolu'nun merkezinde bütün güzelliğiyle kendini muhafaza ediyor. Hüseyin Kahraman yazdı.

Osmanlı'nın Avrupa'da inşa ettiği ilk cami

Gidilip de bir türlü terk edilemeyen yerler vardır. Şehit kanlarıyla sulanmış topraklar işte öyledir. Bir kere şehit kanına doymuşsa toprak, artık çocuklarını bir daha bırakmaz. İşte bu yüzdendir ki, dünyanın dört bir yanında Müslüman varlığı kendini göstermeye devam eder. Çanakkale Harbi’ne şahit olan Gelibolu, bu benzer şehirlerimizden biridir; fethedilmesinden bugüne, daha çok bir ayrılık türküsü çağıran Çanakkale Harbi’nde nice şehidlere sarılıp, terk etmemiştir toprağını başka kimselere... Geçtiğimiz hafta, Gelibolu'da bir dostuma, Eyyüb Sabri Osmanoğlu Hocama ziyarette bulundum. Kendisinin, “Hayata Yön Veren Düşünceler” ve “Sözlerin Özleri” adlı yayılanmış iki kitabı var. Osmanlı'nın Avrupa topraklarında inşa ettiği ilk camii olan Gazi Süleyman Paşa Camii'ni birlikte ziyaret ettik. Camii, Gelibolu'nun merkezinde bütün güzelliğiyle kendini muhafaza ediyor. İç güzelleştirme çalışmaları ise hâlâ sürüyor, ziyaretimiz esnasında çalışmalar devam ediyordu. Güncel fotoğraflarını sizler için görüntüledim.

İmamlar, 625 yıldır kılıç tutarak hutbe okuyorlar

Eyyüb Hocamın söylediğine göre, Rumeli, 1354 yılında fethedilince, Gazi Süleyman Paşa'ya halk, İstanbul'un ne zaman fethedileceğini sorar. Süleyman Paşa, Allah'ın 99 ismini hiç durmadan okuyacak bir hafızlar topluluğunun oluşturulacağını ve bu vesileyle inşallah yüz yıl sonra İstanbul'un fethedileceğini söyler. Süleyman Paşa, keramet ehli bir zattır, kendisinin yerleştiği Bolayır'ın Güneyli Köyü Çeşmesi'nin hâlâ akmakta olan su kaynağını bizzat kendisi bulmuştur.

Camiiyle ilgili dikkate değer bir gelenek ise bugün de hâlen devam ettiriliyor; imamlar, 625 yıldır kılıç tutarak hutbe okuyorlar.

Halk arasında Büyük Camii adıyla anılan camiin Süleyman Paşa Vakfiyesindeki ismi, Camii Hüdavendigar. 1385 yılında Murat Hüdavendigar tarafından yaptırılan camiin Mimarı, Çandarlı Kara Halil Hayrettin Paşa`dır. Kuzey kapısındaki kitabede:

Şehzade Cennet Mekan Gazi Süleyman ismine
Bu mabed inşa oldu ümmet müstefit edildi

diye başlayan ve beş beyitten oluşan bir yazı bulunmaktadır.

Son beyitte tarih düşülmüş olup sene 1307 ibaresi yer almaktadır. Bu tarih rumi olarak düşünüldüğünde miladi 1891 yılına tekabül eder.

Batı kapısındaki kitabenin ilk beytinde ise:

Hz. Gazi Süleyman şehit hak-i zat
Fethedip bu beldeyi, kıldı Bolayır’da mevt

ifadeleri yer almaktadır.

Aydınlık ve farah bir cami

Camiin beni hayran bırakan tarafı, son derece aydınlık ve ferah olmasıdır. Bunun sebebi, caminin çatısında uygulanan fener tipi yapı tarzı. Bu camide klasik kubbe yapı sistemi yok. Ege bölgesindeki diğer eski camilerde de çoğunlukla bu benzer özelliğe şahit oluyorsunuz. On adet sütuna dayanan kemerler üzerine oturtulmuş fener, benzemese de camiye kubbeli hüviyeti kazandırıyor. Bu fenerde bulunan kırk adet pencereye ilaveten caminin dört cephesinde bulunan altışardan yirmi dört adet, yuvarlak kemerli pencereler, caminin gün boyu güneş ve ışık almasını sağlıyor.

Camiin doğu-batı ve kuzey istikametinde olmak üzere 3 adet kapısı var. Abdülhamit devrinde yapılan tamiratta, her üç kapının önüne sütun üzerine kesme işlemeli kemerli girişler yapılmış. Camii dikdörtgen bir plan üzerinde. Avrupa’da inşa edilen ilk camii ve türünün tek örneği. Dış duvarlar kargir. 110 cm. kalınlığındaki duvarlar caminin yazın serin, kışın ılık olmasını sağlıyor.

Sade bir niş şeklinde olan mihrap, mermerden yapılmış. Minaresi, Caminin kuzey-batı köşesinde bulunup kesme taştan yapılmış, üzerinde harika motifler var.

Camiin doğu cephesinde ise, bahçe duvarına gömülü abdest alma yerleri var. Aynı yerde bir de sadaka taşı mevcut.

Hüseyin Kahraman yazdı

Yayın Tarihi: 06 Eylül 2019 Cuma 07:00 Güncelleme Tarihi: 05 Eylül 2019, 01:06
banner25
YORUM EKLE

banner26