İspanyol düşünür ve yazar Miguel de Unamuno (1864-1936) varoluşçu akımın öncülerinden biri. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türlerinde eserler veren yazar, siyasi eleştirileri yüzünden İspanya hükümetleri tarafından sürgüne gönderilir ve ev hapsine mahkum edilir.

Unamuno, Sis romanında varoluşçu bir bakış açısıyla hayatı, hayatın anlamını ve ölümü işler. İnsanı kendi gerçekliğini sorgulamaya davet eder.

Romanı farklı kılan yönlerinden biri; yazar ile romanın baş kahramanı arasındaki girift diyaloglardır. Bu diyaloglar, yazar ve başkahramanı arasında verilen canhıraş bir irade (hükmetme) mücadelesine sahne olur.

Romanın kurgusunu bu ilişkinin seyri belirler. Son sözü söyleyen yazar değil, onun kurguladığı roman kahramanı olur.
Romandan altı çizilen cümleler:

1. ”Günler gelip geçiyor ve aşk kalıyor. Orada nesnelerin içerilerinde, çok derinlerinde bu dünyanın akıntısı, öteki dünyanın ters akıntısı ile karşılaşıp çarpışıyor ve bu karşılama ile çarpışmadan acıların en büyüğü ve en tatlısı oluşuyor: Yaşamak acısı."

2. ”İnsan tek başına kalınca ve gözlerini geleceğe kapatınca, sonsuzluğun o korkunç uçurumu ortaya çıkıyor."

3. ”Beşikten çıkıp geliyor keder bize. Ve beşikten geliyor sevinç de…”

4. ”(İnsan) Bir nesneye bir ad verdiği an, o nesneyi artık görmez olur; taktığı ya da yazılı olarak gördüğü adı yalnızca duyar. Dil, yalan söylemesine, olmayanı uydurmasına ve karıştırmasına yarar.”

5. ”Yaşam çok şey öğretiyor insana, ölüm daha da çok; her ikisi bilimden çok, çok daha fazlasını öğretiyor.”

6. ”Biz yaslı ve bedbaht günleri, sevinçli ve mesut günlerden daha iyi hafızamızda tutarız. Ömrümüzdeki hudut taşları, sevinçler değil yaslardır.”

7. ”Bekârların psikolojisi, psikoloji değildir; yalnızca metafiziktir...”

8. "Sanatın en iyi kurtarıcılığı, insana var olduğunu unutturmasıdır, derler. Hayır, sanatın en iyi kurtarıcılığı, bir insanın var olduğundan kuşkulanmasını sağlamasıdır.”

9. ”Sessizlikten daha büyük veya daha muhteşem müzik yoktur ama bu müziği anlamak ve hissetmek için fazla zayıfız. Aramızdan sessizliğe dalıp bunun inayetini alamayanların müziği vardır; müzik sessizliğin sözü gibidir çünkü sessizliğin büyüklüğünü ortaya çıkarır ve bize boş gevezelikler sunmaz.”

10. ”İnsanın kendi kendisini tanımasından daha da zor olan, bir roman yazarının ya da tiyatro yazarının, kurguladığı ya da kurguladığını sandığı kişilerini tanımasıdır.”

Hazırlayan: Munise Şimşek

Editör Hakkında