Basılmamış eserlerinden biri olan “Hüsnü’s Semt fi’s Samt” adlı risalesinde İmam Suyutî, hadis âlimlerinden İbn Ebi Dünya’nın “Kitabu’s Samt ve Âdâbu’l Lisan” isimli kitabından sükûtla ilgili hadisleri derlemiştir. Risaleyi hazırlarken ayrıca Ebu Nuaym’ın “Hilyetu’l Evliya” isimli eserinden de faydalanmış. Risale 86 hadisle bize sükûtun faziletlerini hatırlatıyor.

Modern yaşamın insan ruhunu karartan yanlarından biri de gürültü. Ne yapraklara düşen çiğ tanelerinin sesini duyabiliyoruz ne de kuşların ötüşünü. İlginçtir ki modern insan bu gürültü seline kendisini öylesine kaptırmış ki, kendi sesi haricinde her şeye kulaklarını tıkamıştır. İç sesine, kalbinin ve vicdanının sesine bile... Oysa susmak, kendi kabuğuna kendi içine çekilmek, diğer varlıkların sesine kulak kesilmek olgunlaşmaya hizmet eden peygamberi bir temrindir.
İmam Suyutî’nin risalesinde geçen, Hz. Peygamberin bizleri sükûta davet ettiği hadislerden bazıları şöyle:

Enes’in (r.a) rivâyet ettiği hadiste Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَسْلَمَ فَلْيَلْزَمِ الصَّمْتَ

"Selamete ermek (kurtulmak) kimi sevindirirse sussun.”

Ebu Hüreyre’nin (r.a) rivâyet ettiği hadiste Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

الصَّمْتُ أَرْفَعُ الْعِبَادَةِ

“Sükût ibadetlerin zirvesidir.”

Safvan b. Süleym Allah Resulü’nün (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet eder:

أَلا أُخْبِرُكُمْ بِأَيْسَرِ الْعِبَادَةِ وَأَهْوَنِهَا عَلَى الْبَدَنِ؟ الصَّمْتُ وَحُسْنُ الْخُلُقِ

“Size ibadetlerin en kolayını ve bedene en hafif gelenini haber vereyim mi? Susmak ve güzel ahlâktır.”

Enes’in (r.a) rivâyet ettiği hadiste ise Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

الصمتُ سيد الأخلاقٍ

“Sükût ahlâkın efendisidir.”

Muhriz b. Züheyr el-Eslemi, Allah Resulü’nün (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

الصَّمْتُ زَيْنُ الْعَالِمِ، وَسِتْرُ الْجَاهِلِ

“Sükût âlimin süsü, cahilin (kusurlarını örten) perdesidir.”

Ebu Zer’in (r.a) rivâyet ettiği hadiste Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

عَلَيْكَ بِطُولِ الصَّمْتِ فَإِنَّهُ مَطْرَدَةٌ لِلشَّيَاطِينِ، وَعَوْنٌ لَكَ عَلَى أَمْرِ دُنْيَاكَ

“Sana düşen uzun uzun sessiz durmandır. Muhakkak ki bu, şeytanı kovar, dünya işlerine karşı da sana yardımcı olur.”

Enes (r.a), Allah Resulü’nün (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

الصَّمْتُ حِكْمَةٌ، وَقَلِيلٌ فَاعِلُهُ

“Susmak hikmettir; ancak bunu yapan azdır.”

Ebu Hüreyre’nin (r.a) rivâyet ettiği hadiste Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

الْحِكْمَةُ عَشْرَةُ أَجْزَاءٍ: تِسْعَةٌ مِنْهَا فِي الْعُزْلَةِ، وَوَاحِدَةٌ فِي الصَّمْتِ

“Hikmet on cüzdür. Dokuzu uzlette, biri de sükûttadır.”

Enes (r.a), Peygamber’in (s.a.v) üç defa tekrar ederek şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:

رَحِمَ اللَّهُ امْرَءًا تَكَلَّمَ فَغَنِمَ، أَوْ سَكَتَ فَسَلِمَ

“Allah o kişiye merhamet etsin ki o, konuştuğu zaman kazançlı çıkmış, sustuğu zaman da selâmete ermiştir.”

Abdullah b. Mesud (r.a) şöyle rivâyet eder: Bir kişi Allah Resulü’nün (s.a.v) yanına gelerek: “Ya Resulallah! Ben kavmim tarafından itaat edilen biriyim. Onlara neyi emredeyim?” diye sorunca Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:

مُرْهُمْ بِإِفْشَاءِ السَّلامِ، وَقِلَّةِ الْكَلامِ إِلا فِيمَا يَعْنِيهِمْ

“Onlara selamı yaymalarını ve kendileriyle ilgili olan hususlar hariç az konuşmalarını emret.”

Ebu Hüreyre’nin (r.a) rivâyet ettiği hadiste Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ

“Allah’a ve ahiret gününe inanan kişi ya hayır söylesin ya da sussun.”

Muaz b. Cebel (r.a), Allah Resulü’ne (s.a.v) en faziletli imanın ne olduğunu sorunca Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:

أَفْضَلُ الْإِيمَانِ أَنْ تُحِبَّ لِلَّهِ وَتُبْغِضَ فِي اللَّهِ، وَتُعْمِلَ لِسَانَكَ فِي ذِكْرِ اللَّهِ وَأَنْ تُحِبَّ
لِلنَّاسِ مَا تُحِبُّ لِنَفْسِكَ، وَتَكْرَهَ لَهُمْ مَا تَكْرَهُ لِنَفْسِكَ، وَأَنْ تَقُولَ خَيْرًا، أَوْ تَصْمُتَ

“En faziletli iman Allah için sevmen ve Allah için buğzetmen, dilini Allah’ın zikri için kullanman; nefsin için sevdiğin şeyleri insanlar için de sevmen; nefsin için istemediğin (hoşlanmadığın) şeyleri insanlar için de istememen; ya hayır konuşman ya da susmandır.”

Hasan (r.a) şöyle rivâyet etmiştir: Bize zikredildiğine göre Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

رَحِمَ اللَّهُ عَبْدًا قَالَ فَغَنِمَ، أَوْ سَكَتَ فَسَلِمَ

“Allah o kula merhamet etsin ki o konuşur, kazancı çıkar; susar selâmette olur.”

Enes’in (r.a) rivâyet ettiği hadiste Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

العٍبَادَةُ عَشرة أجْزَاء تٍسْعة منها في الصمت و العَشٍرَةُ كَسْبُ اليَدٍ مٍنْ حَلَال

“İbadetler on cüzdür. Dokuzu sükût etmede, onuncusu ise helal olan el emeğiyle kazançtadır.”

Ebu Said el-Hudri’nin (r.a) rivâyet ettiği hadiste Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

عَلَيْكَ بِتَقْوَى اللَّهِ فَإِنَّهُ جِمَاعُ كُلِّ خَيْرٍ وَاخْزُنْ لِسَانَكَ إِلا مِنْ خَيْرٍ، فَإِنَّكَ بِذَاكَ تَغْلِبُ الشَّيْطَانَ

“Allah’tan korkmalısın! Zira bu tüm hayırlı cem eden bir husustur. Hayır konuşmak dışında dilini tut! Bununla sen şeytana galip gelirsin.”

Enes’in (r.a) rivâyet ettiği hadiste ise Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

الصمتُ سيد الأخلاقٍ

“Sükût ahlâkın efendisidir.”

Ubeyde b. Samit (r.a) şöyle nakleder: Allah Resulü (s.a.v) bir gün bineğine binip çıkmıştı. Muaz (r.a) Peygamber’e (s.a.v): “Hangi ameller en faziletlidir?” diye sorunca Allah Resulü (s.a.v) dilini işaret ederek:

الصَّمْتَ إِلا مِنْ خَيْرٍ

“Hayırlı şeyleri söylemek dışında sükût etmektir.” buyurdu.

Enes (r.a) şöyle rivâyet eder: Allah Resulü (s.a.v) Ebu Zer (r.a) ile karşılaştığında: “Ya Eba Zer! Sana yükte hafif, mizanda başka şeylerden ağır gelecek olan iki hasleti bildireyim mi?" dedi. Ebu Zer de: “Evet ya Resulallah!” deyince Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:

عَلَيْكَ بِحُسْنِ الْخُلُقِ وَطُولِ الصَّمْتِ، فَوَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ مَا عَمِلَ الْخَلائِقُ بِمِثْلِهِمَا

"Sana güzel ahlâkı ve sessizliği korumanı tavsiye ederim. Muhammed'in nefsi elinde olana yemin ederim ki mahlûkat bu ikisi gibi amel işlememiştir.”

Editör Hakkında