Peşrevsiz Bir Dergi: Menhir

Menhir, mindere çıkarken peşrevle vakit kaybetmeyeceğine ve sözün hatırını her şeyin önünde tutacağına ikna ediyor demenin, söylemenin, duymanın ve dahi yazmanın haysiyetini gözetenlere.

Peşrevsiz Bir Dergi: Menhir

Sözün teknolojileşmesi mi diyordu Ong? Evet, öyle bir şeydi. Sözün semada havalanırken gönlünü yazıya kaptırması ve nihayet 0-1 ile örülen bağıntıların konusu olması hayret verici bir hızla oldu bitti. Bu oldu bittinin tuhaf serencamı kimsenin dikkatine değecek kıymet bulamıyor. Mihenk taşı kırıldı; sapla saman birbirine karıştı, derenin suyunun çoktandır dibi görünmüyor.

Anlamın buharlaşması, sözün daralıp bunalmasından mustarip çok kimse kalmadı. İşin aslı bununla da kalmadı. Sözün dilden düşüp başka şeylere meze olması; yolu yordamı, usul ve üslubu da önemsiz kıldı. Sözün çeşitli numaralarla bolca köpürdüğü zamanları yaşamaktayız. Hal böyleyse de sözün membaı olan dil; bir ırmak gibi kendi vadisini bulmakta mahirdir, asıl mecrasını er ya da geç bulacaktır. İnsan dile hükmünü geçireceğini sanır, kendini kandırır ancak zaman bu cehaletin boynunu çok geçmeden vurur. Suyun üstündeki köpük kaybolur, suyun aslı kalır. Sadra şifa sunan, susuzluğu gideren kuşku yoktur ki köpük değil suyun kendisidir. Suyun gözesini bulmak için çabalamak kuşkusuz temiz tabiatlıların kârıdır. Bu çabaya numune bir dergi çıkmaya başladı. Bundan haberdar olunuz.

Menhir, sözü çoğaltmadan söylemek gayesiyle bir araya gelen bir grup genç yazar ve şairin mütevazı bir teşebbüsü olarak merhaba dedi okuyucusuna. Menhir okuyucuya ne geçmişten ne de gelecekten sesleniyor. “Türkçe denen er meydanına ağırbaşlı ve lafı çoğaltmayan, menhir gibi görünen bir dergi dikme” maksadını baştan ilan ediyor.

Menhir; mezar taşı olarak yontulduğu düşünülen dev taşlara verilen bir isim olarak bilinir. Büyüklükleri sebebiyle sanki canlıymışlar gibi halk masallarına konu olmuştur. Menhir; bazı efsanelerde doğan, büyüyen, ağlayan bir arketip olarak kullanılmıştır. Aslında gelip geçici şu âlemde geride anlamlı bir cümle bırakma çabasının taştan giydiği elbisedir menhir.

Farklı dünyaları Türkçenin ve sağduyunun kanunlarına tâbi bir galakside buluşturmayı amaç edindiğini deklare eden derginin Genel Yayın Yönetmenliğini şair Hasan Kocabaş üstlenirken editoryal sorumluk Abdullah Veli Uçar’a ait. Zamane takıntılarından uzak ve savunduğu inançlarda ısrarcı olduğunu açık bir şekilde deklare eden derginin günümüz edebiyat anlayışına eleştirileri var. “Söz var, nizam var.” hatırlatmasıyla mevcut hâli yadırgayan tavır ilk sayısının ön sözündeki şu ifadelerle şiddetini bakın nasıl artırıyor: “Yakın dönemlerin Türk edebiyatı bu dilin konuşulduğu yerlere sıtma yayan bir bataklığa dönüştü. Bu bataklığın sivrisinekleri kendilerine şair ve yazar diyen, kimisi fularlı kimisi şapkalı, kimi Üsküdar’da kimisi Taksim’de vakit öldüren bir kısım şarlatandır. ‘Şarlatan’… Söyleyiniz, edebiyattan biçimi, düşünceden aklı çekip alan; bırakın ustayla çırak arasındaki hukuka riayet etmeyi, çırağı ustadan evla gören; şiir nedir deseniz bin dereden su getirip bir bardağı doldurmayacak kimseler başka nasıl tavsif edilebilir?”

Bu ifadelere çok mu üst perdeden dersiniz yahut az bile denmiş mi buyurursunuz orasını bilemem. Siyasa ve piyasa tahakkümünde hakikatini kaybeden Türk edebiyatının hâl-i pürmelâline bir tevil mi arayacağız yoksa mütevazı ama hakikatli sesleri dikkate mi alacağız? Sorulacak soru bu olacaksa bence ikinci seçenek riyadan uzak olanıdır.

Menhir‘in ilk sayısında Hasan Kocabaş, Abdullah Veli Uçar ve Berke Acet’in şiirleri ve Orhan Gazi Gökçe’nin bir denemesi yer alıyor. İkinci sayıda bu isimlere Keramettin Topkara bir denemesiyle dâhil oluyor. Ayrıca Nursena Ekinek ve Belinay Işık’ın başarılı çizimleri derginin çehresini iyice seçilir kılıyor. Derginin tasarımı Gül Hatice Uçar’a emanet. İlk sayının kapak resmi Tarık Emre Gökırmak’a ikinci sayınınki ise  Belinay Işık’a ait.

Menhir, mindere çıkarken peşrevle vakit kaybetmeyeceğine ve sözün hatırını her şeyin önünde tutacağına ikna ediyor demenin, söylemenin, duymanın ve dahi yazmanın haysiyetini gözetenlere.

Dergiye erişim için:

Instagram: @menhirdergi

Telegram: t.me/menhirdergi

YORUM EKLE