Kitap

Süleyman Arif Emre'nin Şiirleriyle Nesiller Büyüdü

Bazı eserler vardır, elinden çıktığı ustanın isminin önüne geçer. Süleyman Arif Emre’nin aksiyonla geçen hayatında sessiz sedasız kaleme alıp edebiyatımıza ve müziğimize armağan ettiği şiirleri de bu minvalde eserlerdir. Yavuz Ertürk yazdı.

Süleyman Arif Emre, birçoğumuz tarafından öncelikle siyasi çalışmaları ile tanınan bir isimdir. Yaklaşık elli yıl kadar aktif siyasetin içinde yer almış, bakanlık görevlerinde bulunmuş, içinde yer aldığı Millî Görüş hareketinde kurucu görevlerde bulunmuş ve yine uzun yıllar serbest avukatlık yapmıştır. 1923 doğumlu olan Süleyman Arif Emre ömrünün yarısından fazlasında bu siyasi hareketlilik içinde bulunmuş, iki binlerin başlarına kadar da bu hareketli yaşantısı devam etmiştir. Darbelerin, mücadelenin, siyasi hareketliliğin birçoğuna şahit olan, içinde yaşayan Süleyman Arif Emre, mensubu bulunduğu Millî Görüş hareketinin de ilk akla gelen isimlerinden olmuştur.

O, her şeyden önce iyi bir şairdi

Bu kısa özet elbette ki onun hayatının sadece belli bir noktası ile ilgilidir. Burada bir yazı konusu edilme sebebi ise bestelenmiş hali ile dillerden düşmeyen Süleyman Arif Emre şiirleridir. Aksiyonla dolu geçen siyasi ve hukukçu kimliği şair kimliğinin önüne geçti diyor merhum Bekir Sıtkı Erdoğan, Aşkın Aşkı’na yazdığı “Dostça” başlıklı takrizde: “…maalesef, her nedense; muhterem dostum avukat oldu, politikacı oldu da şairliği en sona bıraktı. Halbuki o, her şeyden önce iyi bir şairdi. O istidada sahipti.”

Şimdi kaseti biraz geri sarıp bize özel olduğumuzu hissettiren şiirlerini ve o şiirlerin beste ve yorumcularını hatırlayalım yeniden.

90’ların hareketli atmosferinde onun şiirlerinden yapılan besteler dinleniyordu

Bazı eserler vardır, elinden çıktığı ustanın isminin önüne geçer. Süleyman Arif Emre’nin aksiyonla geçen hayatında sessiz sedasız kaleme alıp edebiyatımıza ve müziğimize armağan ettiği şiirleri de bu minvalde eserlerdir.

90’ların hareketli atmosferinde meydanları inleten “Bir Güneş Doğuyor” albümlerinde bestelenmiş iki şiirini görüyoruz şairin. Bunlardan ilki Kıbrıs’a adadığı “İman Konuşur”, diğeri ise “Kalbimdesin” adlı şiirleridir. Her iki eserin de dilden dile dolaştığına şahitlik etmişizdir İslamî hassasiyete sahip özel radyoların birer birer yaygınlaşması ile. Devamında ise Eşref Ziya’nın Süleyman Arif Emre şiirlerine birçok albümünde yer verdiğini görüyoruz. Eşref Ziya’ya bir parantez açmamız gerekir ki gerek grup çalışması ve gerek özel albüm çalışmalarında Süleyman Arif Emre’nin şiirlerini kendine özgü sesi ve yorumuyla sunmuştur bizlere. “Özgürlüğün Gölgesinde” adlı kasetinde Emre’nin “Canım Benim”, “Sazlarda İnleyen”, “Aşkın Aşkı” şiirleri bestelenmiş hali ile bizlere sunuluyor. “Hasret Gülleri” albümünde “Vatanım Benim”, “Sen Ağlama Kasetinde” ismi “Davet” olan ama sanatçının “Ağlatma Beni” ismiyle besteleyip okuduğu şiirin yanı sıra, “Gönlüm” adlı şiir de Eşref Ziya yorumuyla ulaşmıştı bizlere.

“Leblerimle emirine amadedir canım benim…”

Süleyman Arif  Emre ismiyle akla gelen ilk iki şiir ise “Meftun Olarak” ve “Kan Tutar” adlı şiirler olmalı. Ortak albüm çalışmalarının yanı sıra seslerinin birbirine benzerliği ve birbirini tamamlıyor oluşuyla meşhur Mehmet Emin Ay ve Mustafa Demirci hocaların okudukları bu iki şiir de uzun yıllar öncesinden, büyüklerimizden bizlere miras kalan kaset koleksiyonlarımızda olmazsa olmaz saydığımızı iki eserdir. Mustafa Demirci ile “Meftun Olarak”, Mehmet Emin Ay ile de “Kan Tutar” kendileriyle bütünleşmiş eserler olarak kayıtlara geçmiştir.

Klasik Farsçadan şiir tercümeleri var kitapta

Süleyman Arif Emre, şiir çalışmalarının yanında tasavvvufi şiir çevirileriyle de ilgilenmiş. Tüm şiirlerini topladığı Aşkın Aşkı kitabının son bölümünü tasavvufi şiir tercümelerine ayırmış ve tercümelerin büyük bir bölümünü klasik Fars şiiri temsilcileri olarak tabir edilen isimlerden yapmıştır. Hz. Mevlânâ, Molla Cami, İsmail Hakkı Bursevi, Hakîm Senâi, Ebu Said Muhammed Hadimi, İsa Ruhi, Sadi, Hamid, Muhammed İkbal gibi sufi şairlerden yapılan bu tercümeler şairin klasik Farsçaya olan hâkimiyetini de gösteriyor.

Millî ve manevî değerleri halis, duru bir dil ve kuşatıcı bir anlatımla işleyen Süleyman Arif Emre, şiirlerinde, beslendiği temel kaynaklara yer verir sıklıkla. İslamî duruşu ve hassasiyetleri şiirlerinin ana damarıdır. Şu an baskısı olmayan ve tüm şiirlerini topladığı Aşkın Aşkı ile Akabe Yayınları arsından çıkan Suların Şarkısı, kişisel kütüphanelerde bulunan kitaplar konumundalar. Farklı zamanlarda baskıları yapılan bu kitapların bugün baskısı yok ve sahaflarda dahi bulunamayanlar listesinde neredeyse. Umarız yakın zamanda bu şiirlerin yeni baskılarını da görme imkanımız olur.

 

Yavuz Ertürk