Mercek Altı

Çocuklarımızdaki empatik körlük

Çocuklarımızı öyle yetiştiriyoruz ki sanki dünya onların etrafında dönüyor. Olabildiğince hayatlarını kolaylaştırmaya, imkânlarını genişletmeye, mutluluklarını arttırmaya çalışıyoruz. Her şeyi hazırlayıp önlerine koyuyoruz. Hep onların anlaşılması, hep onlara anlayış gösterilmesi gerekiyor gibi düşünüyoruz. Onlar da kendilerini, tahta kurulmuş kral gibi görüyorlar bir süre sonra.

Ebeveyn çocuk ilişkisinde karşılıklı anlayış geliştirmek esas olmalı. İşteş bir sözcük olan anlayış, karşılıklı anlamayı gerekli kılıyor. Yani anlayış geliştirebilmek için iki tarafın da birbirini anlamaya yönelik bir niyet ve çabasının olması şart. Bu ise empatik beceri gerektiriyor. Çocuklarımız hep anlaşılmayı beklemek yerine karşı tarafı anlamayı, bakış açısı almayı, kendilerini karşıdakinin yerine koyup olaya o gözle bakabilmeyi de öğrenmeliler. Fakat bizim tek taraflı olarak sürekli çocukları anlamaya dönük çabamız bunu pek de mümkün kılmıyor sanki.

Hep anne-baba fedakârlık gösterdiğinde çocuklarımız alıcı olmaya alışıyorlar. Hep fedakarlığı karşı taraftan bekler hale geliyorlar. Vermek, karşı taraf için kendi konforundan vazgeçmek, dinî tabirle isarda bulunmak zorlaşıyor. Sürekli verici olmanın en büyük zararı sürekli alana dokunuyor. Bu kişiler empatik körlük yaşıyorlar.  Kendi çıkarlarını ve konforlarını düşünmekten sıra bir türlü başkalarına gelmiyor. Almaya alışan, verilmesi gerekenin halinden anlamıyor, anlayamıyor.