Mercek Altı

Biyografi ve hatırat kitaplarına ilgi arttı: Okur “ikon”dan çok rehber arıyor

Dijital çağın hız, yüzeysellik ve kurgu yoğunluğu, okurun biyografi, hatırat ve nehir söyleşi türlerine ilgisini artırdı. Yayıncılar, yaşanmış hayat hikâyelerine yönelişi yalnızca bir yayıncılık eğilimi olarak değil, okurun hakikat, hafıza, rol model ve rehber arayışının sonucu olarak değerlendiriyor. Basın Yayın Birliği Başkanı Halil Çelik, biyografilerin özellikle gençler için ilham kaynağı olabildiğini belirtirken Kronik Kitap Yayın Koordinatörü Ahmet Yasin Çomoğlu, okurun bu eserlerde anlatı

Dijital çağın beraberinde getirdiği hız, yoğun içerik akışı ve yüzeysellik, yayıncılık dünyasında biyografi, hatırat ve nehir söyleşi türlerini yeniden öne çıkardı. Son dönemde gerçek kişilerin yaşamlarını, tanıklıklarını ve deneyimlerini anlatan kitaplara ilginin artması, okurların kurgu dışı içeriklere yöneldiğini gösteriyor.

Yayıncılar söz konusu yönelimi yalnızca dönemsel bir kitap trendi olarak değerlendirmiyor. Sektör temsilcilerine göre okurlar, yaşanmış hikâyeler üzerinden geçmişle bağ kurmak, belirli dönemleri doğrudan tanıklıklarla anlamak ve kendi hayatları için örnek olabilecek kişilerin deneyimlerinden yararlanmak istiyor.

HALİL ÇELİK: GEÇMİŞE KAÇIŞ DEĞİL, GELECEK İÇİN İLHAM

Basın Yayın Birliği Başkanı Halil Çelik, biyografi, hatırat ve nehir söyleşi türlerine artan ilginin kurgu eserlerine yönelik ilginin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirtti. Çelik’e göre yaşanan değişim, okurların ihtiyaçlarının ve okuma tercihlerinin çeşitlenmesinden kaynaklanıyor.

Biyografi ve hatıratların okura yaşandıkları dönemin atmosferini doğrudan aktarabildiğini belirten Çelik, sosyal medyanın da bu türlerin görünürlüğünü artırdığını söyledi. Gençlerin biyografi kitaplarında hayat rehberi ve rol model aradığını ifade eden Çelik, söz konusu ilginin geçmişe yönelmiş bir kaçış değil, geleceği kurarken geçmişten referans ve ilham alma çabası olduğunu dile getirdi.

BİYOGRAFİLER GENÇLER İÇİN ROL MODEL OLABİLİYOR

Çelik, gerçek hayat hikâyelerinin özellikle genç okurlar açısından farklı bir işlev üstlendiğine dikkat çekti. Tarihî şahsiyetlerin, düşünce insanlarının ve farklı alanlarda öne çıkan kişilerin hayatlarını anlatan eserlerin, başarıların yanı sıra karşılaşılan zorlukları ve uzun yıllara yayılan mücadeleleri de görünür hale getirdiğini belirtti.

Basın Yayın Birliği Başkanı, biyografi türünün okura yalnızca bir kişinin hayatını anlatmadığını, aynı zamanda bir dönemin toplumsal, kültürel ve tarihî şartlarını da aktardığını ifade etti. Yaşanmışlıkların doğrudan aktarılması, bu tür kitapların okurla bağ kurmasını sağlayan unsurlar arasında gösteriliyor.

ÇELİK YAYINEVİ VE ADEN YAYINCILIK HAFIZA KİTAPLARINA AĞIRLIK VERİYOR

Halil Çelik, Çelik Yayınevi ve Aden Yayıncılık olarak hafıza, tarih ve belgesel biyografi türündeki kitaplara uzun süredir önem verdiklerini belirtti. Yeni yayın döneminde de aynı doğrultuda çalışmaların sürdürüleceğini açıkladı.

Çelik, Mustafa Necati Bursalı’nın sahabe hayatlarını romanlaştırarak anlattığı eserleri ile Ebubekir Subaşı’nın tarihî şahsiyetleri merkeze alan çalışmalarını örnek gösterdi. Peygamber Efendimizin, Dört Halife’nin, Aşere-i Mübeşşere’nin, İslam büyüklerinin ve Osmanlı padişahlarının hayatlarını konu alan eserlerin yanı sıra doğrudan hatırat ve tarihî belgelere dayalı çalışmaların da yayımlandığını aktardı.

MEHMET ÇAPKAN: OKUR DOĞRULANABİLİR HAKİKAT ARIYOR

Timaş Yayınları’ndan Mehmet Çapkan da dijital ortamda yoğun biçimde kurmaca içeriğe maruz kalan okurların gerçek hayat hikâyelerine daha fazla ilgi göstermeye başladığını belirtti. Çapkan, okurun artık yalnızca kurgusal anlatı değil, doğrulanabilir ve yaşanmış bir hakikat arayışında olduğunu ifade etti.

Sosyal medyada kısa sürede ortaya çıkan başarı hikâyeleri ile biyografiler arasında fark bulunduğunu vurgulayan Çapkan, biyografilerin emeği, sabrı ve uzun yıllara yayılan mücadeleyi görünür hale getirdiğini söyledi. Çapkan’a göre genç okurların ilgisi, bir “ikon” arayışından çok hayatlarına yön verebilecek bir “rehber” arayışına dayanıyor.

“BİR GECEDE PARLAYAN” HİKÂYELERE KARŞI UZUN SÜRELİ MÜCADELE

Mehmet Çapkan, sosyal medyanın çoğu zaman başarıyı kısa sürede elde edilmiş bir sonuç gibi sunduğuna dikkat çekti. Biyografi ve hatıratlarda ise bir kişinin hayatının arka planı, karşılaştığı sorunlar, verdiği mücadele ve uzun yıllar boyunca gösterdiği emek daha ayrıntılı biçimde ortaya konuluyor.

Çapkan, yaşanmış insan hikâyelerinin sabrı ve sürekliliği görünür hale getirmesinin, özellikle genç okurlar için daha güçlü bir karşılık oluşturduğunu belirtti. Yayıncılık sektöründe biyografi ve hatırat türlerinin öne çıkmasında söz konusu gerçeklik arayışının önemli payı bulunduğunu ifade etti.

TİMAŞ HAFIZA KİTAPLARINI SÜRDÜRECEK

Timaş Yayınları’nın son dönemde yayımladığı hafıza kitaplarının da bu ilginin örnekleri arasında bulunduğunu belirten Çapkan, yayınevinin farklı türlerde biyografi, hatırat ve nehir söyleşi kitaplarını okurla buluşturduğunu söyledi.

Çapkan; “Hippi Nihat”, “Öyle Geçer Ki Zaman/Teoman Duralı Kitabı”, “Mütareke İstanbul’undan Şeytan Adası’na Bir Esaret Hikayesi”, “Sürgünden Anavatan/Bir Şehzadenin Hayat Yolculuğu”, “Suyun Üstünde Kalanlar”, “Omuzlarımda Dünya” ile “Hasret ve Elemlerim” kitaplarını örnek gösterdi. Yeni yayın döneminde ünlü bir tarihçi ve araştırmacıyla hazırlanan nehir söyleşi çalışmalarının yanı sıra hatırat kitaplığına yeni eserlerin ekleneceğini aktardı.

AHMET YASİN ÇOMOĞLU: OKUR ANLATILAN KİŞİYLE DOĞRUDAN BAĞ KURUYOR

Kronik Kitap Yayın Koordinatörü Ahmet Yasin Çomoğlu da son dönemde okurların “sahici” olana yönelik ilgisinin belirgin biçimde arttığını söyledi. Biyografi, hatırat ve nehir söyleşi kitaplarının okura gerçek bir insanın deneyimleri üzerinden doğrudan bağ kurma imkânı verdiğini belirtti.

Çomoğlu, kurgudışı eserlerin farklı okur beklentilerine cevap verebildiğini ifade etti. Bazı okurların anlatılan kişide doğrudan örneklik bulduğunu, bazılarının belirli bir döneme ilişkin kritik tanıklıklara ulaştığını, bazılarının ise sıra dışı bir hayatın ayrıntılarını takip ettiğini söyledi.

KRONİK KİTAP’TA BİYOGRAFİ VE HATIRAT ÇEŞİTLİLİĞİ

Çomoğlu, Kronik Kitap’ın son bir yılda yayımladığı biyografi, hatırat ve nehir söyleşi türündeki eserlerin geniş bir çeşitlilik gösterdiğini belirtti. Eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal’ın diplomatik hatıratı “Bağdat Güncesi”, yayınevinin bu alandaki çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.

İzzet Günay’ın otobiyografik nehir söyleşi kitabı “Delikanlı”, Coşkun Aral’ın savaşlara ilişkin görsel tanıklıklarını içeren “İmkansız Coğrafyalar” ve Nuriye Ortaylı’nın annesini anlattığı “Annem Şefika” da Çomoğlu’nun verdiği örnekler arasında yer aldı.

OKUR SAHİCİ HİKÂYELERE YÖNELİYOR

Yayıncıların değerlendirmeleri, biyografi, hatırat ve nehir söyleşi türlerine yönelik ilginin ortak bir zeminde buluştuğunu gösteriyor. Okurun yalnızca bilgi edinmek değil, gerçek bir hayatın içinden geçen mücadeleyi, dönemin şartlarını ve kişisel kararların sonuçlarını görmek istediği ifade ediliyor.

Dijital dünyadaki hızlı ve kısa içerik akışının karşısında uzun soluklu hayat hikâyeleri, okura farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Yayıncılar, biyografi ve hatırat türlerinin hafızayı canlı tutmasının yanı sıra okura geçmişten örnekler, tanıklıklar ve kişisel rehberlik sağlayabildiğini belirtiyor.

Kaynak: Sevda Dursun / Yeni Şafak