Ben de Mehmet Akif'in “Kimdi kürsüdeki?” sorusunun peşine düştüm. Geçte olsa anladım ki o seyyah-ı şehîr biz ona bigâne kalmışken o bizim dibimize kadar gelmiş. Abdürreşit İbrahim'i geç tanımış olmanın mahcubiyeti ile Konya'dan 130 kilometre uzaklıktaki Cihanbeyli’de yaşayan Sibirya muhaciri Tatar kardeşlerimizle tanışmak, hazin göç hikâyelerini onlardan öğrenmek, kendilerini Sibirya'dan bu köye getiren manevi rehberleri Abdürreşid İbrahim'i yakınlarından dinlemek amacıyla Böğrüdelik köyüne gittim. Risalelerini ve ders notlarını emanet bıraktığı öğrencisi Hacı Hakîm Oğuz 2012 yılında vefat etmiş. Aradan yıllar geçse de köyde yaşayan Tatarların Abdürreşid İbrahim’e saygı ve muhabbetleri devam ediyor.
Oturduğumuz yerden “Ne olacak bu İslam âleminin hali?” diye sorduğumuz fakat bir şey de yapmadığımız/yapamadığımız bir ortamda yüz yıl önce “Bana siz âlem-i İslâm’ı sorun söyleyeyim. Çünkü hiçbir yeri yok gezmediğim görmediğim” diyen Abdürreşid İbrahim'in sesine kulak verip gezerek/yaşayarak yazdığı Âlem-i İslam kitabını okuyarak işe başlayabilirdim.