Mercek Altı

28 Şubat’tan 15 Temmuz’a...

Ne çabuk unuttuk, derken, meğer unutmamışız, unutamamışız. Geçen onca yıllara rağmen yaralarımız kabuk bağlamamış, üzeri tozlanmış sadece. İsmail Demirel yazdı.

Ne çabuk unuttuk, derken, meğer unutmamışız, unutamamışız. Geçen onca yıllara rağmen yaralarımız kabuk bağlamamış, üzeri tozlanmış sadece. Şubat’ın soğuk rüzgârları her estiğinde, tozlar savruluverdiğinde, içeri doğru büyüyen yaralarımız kanayıveriyor, içimiz kanıyor.

Bu ülkede Müslüman olup ta 28 Şubat postmodern darbesinden etkilenmeyen yoktur. O döneme şahit olanların her birinin ayrı ayrı hikâyeleri vardır ama yazılmamıştır. Benim hikâyeme gelince:

28 Şubat darbesi olduğunda ilahiyat öğrencisiydim. Başörtüsü yasağını ilk önce uygulayan ilahiyat fakültelerinden birinde okuyordum. Isparta gibi muhafazakâr ve mütedeyyin bir şehirde dekan olarak görevlendirilen kişinin fakültede başgardiyan gibi hareket etme cesaretini nereden aldığı sorusunun cevabı üniversitesinin tabelasında açık olarak yazıyordu: Süleyman Demirel Üniversitesi.