Havadis

2 binden fazla eser bir arada: Elazığ’ın binlerce yıllık tarihi yeni müzede buluştu

Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Paleolitik Çağ’dan Osmanlı dönemine kadar uzanan 934 arkeolojik eser, 482 etnografik eser ve 522 sikkeyi aynı çatı altında ziyaretçilerle buluşturdu. Çaydaçıra’ya ayrılan özel bölümün de yer aldığı müze, Elazığ’ın binlerce yıllık kültürel birikimini kronolojik bir anlatımla sunuyor.

Elazığ’ın binlerce yıllık tarihine ışık tutan yaklaşık 2 bin eser, yeni açılan Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde bir araya geldi. Arkeolojik buluntulardan geleneksel yaşam eşyalarına, farklı dönemlere ait sikkelerden kentin simgelerinden Çaydaçıra’ya kadar uzanan geniş koleksiyon, ziyaretçilere Elazığ ve Anadolu tarihini tek bir rota üzerinden takip etme imkanı sunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla açılan müzede Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ile Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da yer aldı. Açılış törenindeki resmi mesajlardan çok, müzenin koleksiyon yapısı ve tarihsel çeşitliliği öne çıkarken, farklı dönemlere ait eserlerin çağdaş sergileme teknikleriyle bir araya getirilmesi dikkat çekti.

934 ARKEOLOJİK ESER 6 SALONDA SERGİLENİYOR

Müzenin arkeoloji bölümünde 6 salon ve 51 vitrinde toplam 934 eser bulunuyor. Koleksiyon, Paleolitik Çağ’dan başlayarak Neolitik ve Kalkolitik dönemlere, Tunç Çağlarına, Urartu ve Demir Çağı’na kadar uzanıyor.

Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar farklı uygarlıklara ait eserler de aynı bölümde sergileniyor. Kronolojik düzen sayesinde ziyaretçiler Elazığ ve çevresindeki yerleşimlerin tarih boyunca geçirdiği değişimi dönem dönem izleyebiliyor.

482 ETNOGRAFİK ESER GÜNLÜK YAŞAMI ANLATIYOR

Etnografya bölümünde Geç Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden günümüze ulaşan 482 eser, 23 vitrinde ziyaretçilere sunuluyor. Koleksiyonda bakır ve gümüş eşyalar, ahşap ve pirinç objeler, geleneksel silahlar, gündelik kullanım eşyaları, yazmalar, kaftanlar ve entariler yer alıyor.

Sergilenen parçalar yalnızca tarihsel dönemleri değil, Elazığ’da yaşayan insanların gündelik hayatını, giyim kültürünü, üretim alışkanlıklarını ve estetik anlayışını da yansıtıyor.

522 SİKKE FARKLI DEVLETLERİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Müzenin sikke bölümünde 5 vitrinde toplam 522 sikke sergileniyor. Grek ve Roma dönemlerinden Doğu Roma ve Sasani dünyasına, Emevîlerden Abbasilere kadar farklı dönemlerin para örnekleri koleksiyonda yer alıyor.

Anadolu Selçukluları, Artuklular, Eyyubiler, İlhanlılar, Safeviler ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler de serginin parçaları arasında bulunuyor. Koleksiyon, Elazığ ve çevresinin tarih boyunca siyasi ve ekonomik geçiş noktalarından biri olduğunu gösteren eserleri bir araya getiriyor.

ÇAYDAÇIRA İÇİN ÖZEL BÖLÜM HAZIRLANDI

Müzenin dikkat çeken bölümlerinden biri de Elazığ’ın en bilinen kültürel sembollerinden Çaydaçıra’ya ayrıldı. Geleneksel kıyafetler, sözler, görseller ve kültürel anlatımlarla hazırlanan bölüm, kentin yaşayan kültürünü de müze rotasına dahil ediyor.

Arkeolojik ve etnografik eserlerin yanı sıra somut olmayan kültürel mirasa da yer verilmesi, müzenin yalnızca geçmişte kullanılan objeleri sergileyen bir yapı olmasının önüne geçiyor. Çaydaçıra bölümü, Elazığ’ın kültürel kimliğinin günümüzde devam eden unsurlarını ziyaretçilere aktarıyor.

MÜZENİN GEÇMİŞİ 1965’E UZANIYOR

Elazığ’da müzeciliğin kurumsal geçmişi 1965 yılına dayanıyor. İlk müze, Ferhat Memişoğlu tarafından Harput’taki tarihi Alacalı Mescit’te kuruldu.

1970’li yıllarda Keban Barajı Kurtarma Kazıları sırasında ortaya çıkarılan çok sayıda kültür varlığının koleksiyona eklenmesiyle müze büyüdü ve daha sonra yeni bir hizmet binasına taşındı. Söz konusu bina 1982’den 2016’ya kadar hizmet verdi.

2016’DAKİ SALDIRIDA ESKİ MÜZE BİNASI AĞIR HASAR GÖRDÜ

Elazığ’daki eski müze binası, 2016 yılında Elazığ Emniyet Müdürlüğüne yönelik gerçekleştirilen terör saldırısında ağır hasar gördü. Hasarın ardından bina ziyaretçilere kapatıldı.

Sonraki süreçte bölgede yaşanan depremler de dikkate alınarak müzenin daha güvenli bir yapıya taşınması için çalışma başlatıldı. Millî Savunma Bakanlığı ile yapılan görüşmelerin ardından 1885 yılında Mülkiye İdadisi ve Sultaniye Mektebi olarak inşa edilen tarihi yapı yeni müze için tahsis edildi.

1885 TARİHLİ YAPI YENİ MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Yeni müzenin bulunduğu bina, 1885 yılında eğitim yapısı olarak inşa edildi ve ilerleyen yıllarda farklı amaçlarla kullanıldı. Yapının müzeye dönüştürülmesiyle hem tarihi bina yeniden işlev kazandı hem de Elazığ’ın farklı dönemlerine ait eserler yeni bir sergileme alanına taşındı.

Müzede çağdaş sergileme teknikleri kullanılarak arkeoloji, etnografya ve sikke bölümleri ayrı alanlarda düzenlendi. Ziyaretçilerin eserleri kronolojik ve bütüncül bir akışla takip edebilmesi amaçlandı.

YAKLAŞIK 2 BİN ESER TEK ÇATI ALTINDA

Müzedeki 934 arkeolojik eser, 482 etnografik eser ve 522 sikke birlikte değerlendirildiğinde toplam sayı yaklaşık 2 bine ulaşıyor. Koleksiyon, Elazığ’ın yerel tarihinin yanı sıra Anadolu’nun farklı dönemlerine ait izleri de aynı sergi alanında bir araya getiriyor.

Farklı çağlara ait bu eserler sayesinde ziyaretçiler taş devri buluntularından Osmanlı dönemine, geleneksel yaşam kültüründen eski para sistemlerine kadar geniş bir tarihsel aralıkta yolculuk yapabiliyor.