Gezi-Mekan

Türkmenistan- Aşkabat sabahına, garip bir sıla ünsiyetiyle adım atmak... (Seyahat Yazıları IV)

Bu şehre ilk seyahatimi 1995’te yaptım. Sonraki beş yıllık sürede, yılda bir-kaç defa tekrar ederek garip bir bağımlılığa dönüştü.

Esas itibariyle her seyahatin makul gibi görünen bir gerekçesi var elbette... Ama durup bugünden bakınca ve gidilmesi elzem gibi görünen başka yerleri de düşününce anlaşılmaz bir kaynak israfı gibi geliyor insana.

Ancak hiçbir hadiseyi, olmuş şeyi arkasından bakıp yargılamak doğru değil... Yaşanan, yaşanması gerektiği için yaşanmıştır. İstenen, beklenen, umut edilenden ziyade elde kalanla yetinmektir aslolan.

Hangi kuvvetli cazibeler beni bu mükerrer seyahatlere zorladıysa zorladı. Şimdi hoş intibaları, seyahat görgülerini, tecrübelerini tespit etmek, mücerret kârı müşahhas kâra inkılâb ettirmek gerektir diye düşünüyorum.