Sinema

Türkiye’nin Oscar adayı “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” oldu

Yönetmen Tunç Davut’un TRT ortak yapımı filmi “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, 99. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde Türkiye’yi temsil edecek. Aile bağları, göç, vicdan ve sorumluluk meselelerini ele alan yapımın merkezinde, Suriyeli bir annenin iki çocuğunu emanet ettiği 70 yaşındaki Refik’in değişen hayatı yer alıyor.

Yönetmenliğini Tunç Davut’un üstlendiği TRT ortak yapımı “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, sinema dünyasının en önemli organizasyonları arasında yer alan Akademi Ödülleri için Türkiye’nin resmî adayı seçildi. Film, 14 Mart 2027 tarihinde düzenlenecek 99. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde Türkiye adına değerlendirmeye alınacak.

TRT tarafından yapılan açıklamada, filmin geliştirme sürecinin kurumun sinema projelerine destek verdiği 12 Punto platformunda başladığı belirtildi. Yapım, 12 Punto 2019 kapsamında “TRT Ortak Yapım Ödülü”nü kazanarak geliştirilme ve yapım sürecine girdi.

TÜRKİYE’Yİ 99. AKADEMİ ÖDÜLLERİ’NDE TEMSİL EDECEK

“Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, ülkelerin kendi sinemalarından belirledikleri yapımlarla katıldığı En İyi Uluslararası Film kategorisinde Türkiye’nin resmî başvurusu oldu. Filmin Türkiye adına seçilmesi, doğrudan Oscar adaylığı anlamına gelmiyor. Yapım, diğer ülkelerden gönderilecek filmlerle birlikte Akademi üyelerinin değerlendirme sürecine katılacak.

En İyi Uluslararası Film kategorisi için ülke başvuruları 30 Eylül 2026 tarihinde sona erecek. Akademinin resmî takvimine göre kısa liste 11 Ocak 2027’de, Oscar adayları ise 21 Ocak 2027’de açıklanacak. Ödül töreni, 14 Mart 2027’de Hollywood’daki Dolby Theatre’da gerçekleştirilecek.

FİLMİN MERKEZİNDE 70 YAŞINDAKİ REFİK YER ALIYOR

“Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, 70 yaşındaki emekli inşaat mühendisi Refik’in hayatında yaşanan beklenmedik gelişmeleri konu alıyor. Refik, yanında çalışan Suriyeli bakıcısı Nesrin’in çocuklarıyla birlikte Avrupa’ya gidebilmesi için maddi destek sağlıyor.

Kurban Bayramı’nda kendi çocuklarıyla bir araya gelmeyi bekleyen Refik’in hayatı, Nesrin’in iki çocuğunu kendisine bırakarak ortadan kaybolmasıyla farklı bir yöne ilerliyor. Yaşlı adam, bir yandan kendisine emanet edilen çocukların sorumluluğunu üstlenirken diğer yandan kendi ailesiyle ilişkilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Film, bir insanın hiç tanımadığı çocuklar karşısındaki vicdani sorumluluğunu, yaşlılık dönemindeki yalnızlığı ve aile fertleri arasında yıllar içinde oluşan mesafeleri aynı hikâye içinde ele alıyor. Refik’in karşılaştığı durum, yalnızca gündelik hayatını değil, çocuklarıyla kurduğu ilişkinin biçimini de değiştiriyor.

NESRİN’İN KAYBOLMASIYLA HAYATLAR DEĞİŞİYOR

Nesrin’in iki çocuğunu Refik’e emanet ederek ortadan kaybolması, filmin temel çatışmasını oluşturuyor. Avrupa’ya gitmek isteyen Suriyeli bir annenin yaşadığı belirsizlik ile çocuklarının geride kalması, göçün aileler üzerindeki etkisini hikâyenin merkezine taşıyor.

Refik’in başlangıçta geçici olduğunu düşündüğü sorumluluk, Nesrin’den haber alınamaması üzerine giderek büyüyor. Emekli bir inşaat mühendisi olarak belirli bir düzen içinde yaşayan Refik, çocukların ihtiyaçları, güvenlikleri ve gelecekleriyle ilgilenmeye başlıyor.

Kurban Bayramı’nın aile fertlerini bir araya getiren yapısı da anlatının önemli unsurları arasında bulunuyor. Bayram için kendi çocuklarını bekleyen Refik, farklı bir ailenin iki çocuğuna kapısını açmak zorunda kalıyor. Hikâye, aile olmanın yalnızca kan bağıyla mı yoksa emanet, merhamet ve sorumluluk duygusuyla mı şekillendiği sorusunu karakterlerin yaşadıkları üzerinden aktarıyor.

AİLE İÇİNDEKİ HESAPLAŞMALAR İHSAN VE NALAN ÜZERİNDEN ANLATILIYOR

Yapım, Refik’in yaşadıklarının yanında çocukları İhsan ve Nalan’ın hayatlarına da odaklanıyor. İki kardeşin aileleriyle, babalarıyla ve kendi hayatlarıyla ilgili meseleleri hikâyenin diğer katmanlarını oluşturuyor.

Refik’in Suriyeli çocuklara sahip çıkması, aile içindeki eski sorunların ve farklı bakış açılarının yeniden ortaya çıkmasına neden oluyor. İhsan ve Nalan’ın kişisel mücadeleleri, Refik’in üstlendiği sorumlulukla kesişirken aile fertlerinin birbirleriyle olan ilişkileri de yeni bir sınavdan geçiyor.

Film, yaşlı bir babanın çocuklarıyla arasındaki mesafeyi, farklı kuşakların hayata ve sorumluluğa yaklaşımını ve geçmişten taşınan aile meselelerini birlikte işliyor. Refik’in kendisine emanet edilen çocuklara gösterdiği yaklaşım, kendi çocuklarıyla olan ilişkilerinin de yeniden gündeme gelmesini sağlıyor.

DÜNYA PRÖMİYERİ ANTALYA’DA YAPILDI

“Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” filminin dünya prömiyeri Ekim 2025’te düzenlenen 62. Antalya Film Festivali’nde gerçekleştirildi. Yapım, ilk gösteriminin ardından Türkiye’deki çeşitli film festivallerinin programlarında yer aldı.

Film, festival yolculuğunu 13. Boğaziçi Film Festivali ve 36. Ankara Film Festivali ile sürdürdü. Farklı şehirlerde sinemaseverlerle buluşan yapım, yönetmen Tunç Davut’un anlatımı ve aile ilişkilerini merkezine alan hikâyesiyle gösterim programlarına dahil edildi.

BOĞAZİÇİ FİLM FESTİVALİ’NDEN EN İYİ KURGU ÖDÜLÜ ALDI

Yapım, 13. Boğaziçi Film Festivali’nde “En İyi Kurgu Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, filmin Refik’in hayatı, Nesrin’in kayboluşu, çocukların durumu ve aile içinde yaşanan gelişmeleri bir araya getiren anlatı yapısına verildi.

Festival gösterimleri, filmin Oscar sürecinden önce seyirci ve sinema çevreleriyle buluşmasını sağladı. Antalya, Boğaziçi ve Ankara’daki gösterimlerle yolculuğunu sürdüren film, Türkiye’nin resmî Oscar adayı seçilmesinin ardından uluslararası değerlendirme sürecine girdi.

FİLM 12 PUNTO’DA ORTAK YAPIM ÖDÜLÜ KAZANDI

“Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”nin geliştirme süreci, TRT tarafından sinema projelerini desteklemek amacıyla düzenlenen 12 Punto’da ilerledi. Film, 2019 yılında “TRT Ortak Yapım Ödülü”nün sahibi oldu.

12 Punto kapsamında desteklenen proje, senaryo ve yapım çalışmalarının ardından uzun metrajlı filme dönüştürüldü. TRT’nin ortak yapımcı olarak yer aldığı film, festival gösterimlerinden sonra Türkiye’nin 99. Akademi Ödülleri için belirlediği yapım oldu.

OSCAR ADAYLARI 21 OCAK 2027’DE AÇIKLANACAK

En İyi Uluslararası Film kategorisinde ülkeler tarafından gönderilen yapımlar, ilk aşamada Akademi üyelerince değerlendirilecek. Oylama sürecinin ardından kısa listeye girecek filmler 11 Ocak 2027 tarihinde duyurulacak. Kısa listedeki yapımlar arasından belirlenecek beş filmin Oscar adaylığı ise 21 Ocak 2027’de açıklanacak.

“Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, Türkiye’nin resmî başvurusu olarak ilk değerlendirme sürecine katılacak. Filmin Oscar adayı olabilmesi için önce kısa listeye, ardından En İyi Uluslararası Film kategorisindeki beş filmlik nihai aday listesine girmesi gerekecek. 99. Akademi Ödülleri töreni 14 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek. Akademi tarafından açıklanan programa göre tören, ABD’de ABC ve Hulu üzerinden canlı yayımlanacak.