Yüzünü denize, sırtını dağlara dönmüş Trabzon; Boztepe’nin koynunda uyur geceleri. Yastığı taştandır, yorganı bulut… Çam kokuları siner, Boztepe’nin yamaçlarına. Ufukta belirir, umudun (bordo)mavi gözleri… Bir şilep yüzer, gönlün masmavi sularında. Dalgalar kıyıları döverken rüzgar tarar Karadeniz’in kıvrım kıvrım saçlarını… Şehir masmavi gözlerini açar, aydınlık geleceğe… Kentin kılcal damarlarına kan, rızkı peşinde koşan alınlara ter pombalanır, günün her vaktinde. Hayat en dinamik hâliyle boy gösterir, şehrin aynalarında. Köylü kadınlar çoktan düşmüşlerdir, Trabzon yollarına. Kiminin peyniri, kiminin altın sarısı tereyağı vardır sepetinde. Yürekteki umutlar sepetteki yağ ve peynirden daha ağır gelir gönül terazisinde.
Trabzon, gönüllerimizin kadim payitahtıdır
Şehirler, içlerinde yaşayan gayretli insanların eseridir. Trabzon da bu kente gönül verenlerin omzunda yükselmiştir kar beyaz bulutlara… M. Nihat Malkoç yazdı.
Bunlar da ilginizi çekebilir