Bahsedildiği gibi Mardin kozmopolit bir şehir. Farklı etnik gruplar ve farklı dinler bir arada yaşıyor yüzyıllardır. Bu farklılık günlük hayatta hoşgörüye dayalı bir anlayış da geliştirmiş belli ölçüde. Tabi ki bu hiçbir sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Zira her grubun kendince bir varoluş mücadelesi var alttan alta. Mardin’in kozmopolit kimliği gelenek ve modernite ikileminde de kendini gösteriyor. Mimarisi ve zengin kültürel ögeleriyle geleneksel ve tarihi dokusunu koruyor olsa da modernitenin sinsi hançeri Mardin’in de göğsüne saplanmış zira. Gecenin bir yarısında o güzelim tarihi atmosferi, sonuna kadar açılmış sesiyle bir bar müziği bozabiliyor örneğin. Bana çok iğreti gelse de onun da sevenleri var belli ki.
Tarihi yapıları ayakta tutmak yetmez; onları yaşatmak gerekir
Kısa bir kültür turu için yolumuzu yakın zamana Mardin’e düşürdük. Tabi Mardin derken Eski Mardin’i kastediyorum. Yeni Mardin alışageldiğimiz yapı ve mimarisiyle bize farklı bir şey sunmuyor açıkçası
Bunlar da ilginizi çekebilir