Rol Modelleriyle Şehirlerin Ruhu: Maraş

Maraş, tarihi süreçte sınırları içinde yaşamış olan rol modelleri, onların geriye bıraktığı eserleri, hem de topyekün oluşturduğu hava ile medeniyetimizin örnek şehirlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ömer Yalçınova'nın kaleminden Maraş'ı anlatarak, Maraş'ta doğmuş-yaşamış büyük isimleri tekrar gündeme taşıyarak, kültürel anlamda markalaşmış bir Maraş görme hayalimize tüm okurlarımızı ortak ediyoruz. İyi ve kaliteli bir organizasyonla, hemen olmasa bile beş-on sene içerisinde, tüm dünyada Sütçü İmam ile anılan bir Maraş, Necip Fazıl ile anılan bir Maraş çok uzak değil, buna inanıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde farklı şehirlerimiz için de bu tip çalışmaları sizlere sunabilmeyi hedeflemekteyiz. Bu yazıların gerekçesi için tıklayınız: http://www.dunyabizim.com/sehirlerin-ruhu/18603/dunya-bizim-marka-sehirler-uzerine-dusunmeye-davet-ediyor (Dünya Bizim)

Kahramanmaraş, geçtiğimiz yıllarda “Şiirin Başkenti” olarak tanımlandı. Bu tanımlama Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012’de düzenlenen “Şiir Festivali”nde yapıldı. Festivalin teması Necip Fazıl Kısakürek’ti. O yılın onur ödülü, dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’a sunuldu. Sonraki yıl, yani 2013’te Büyükşehir Belediyesi yine Şiir Festivali düzenledi. 2013’ün teması ise Sezai Karakoç olarak belirlendi. Sonraki yıllar şiir festivali yapılmadı, ne belli belki de yapılacaktır, hazırlıkları devam ediyordur.

Fakat belirtmek istediğimiz asıl nokta; hem 2012’de hem de 2013’te Kahramanmaraş’ın bir şiir kenti olarak öne sürülmesiydi. Orası birçok yönünden ziyade “Şiirin Başkenti” olarak öne çıkarılmak isteniyordu. Kahramanmaraşlılar şehirleriyle birçok yönden övünebilirlerdi. Örneğin İstiklal Harbi’ni başlatan şehir Maraş’tır. İstiklal Mücadelesi ilk, 1921’de Maraş’ta verilmiştir. Mücadeleyi başlatıp, Fransızlara karşı yılmak bilmez bir savaş vererek şehirlerini kurtardıkları için, İstiklal madalyası, Maraşlı bir veya birkaç kişiye değil, şehrin tamamına verilmiştir.

12 Şubat ruhu” şehirlilerin kalbinde, zihninde canlı tutulur

Maraşlılar bunu çok önemserler. O da sadece yine belediyenin düzenlediği 12 Şubat etkinlikleriyle değil. Maraş’ta yaşayan birisi olarak belirteyim ki neredeyse yılın her günü 12 Şubat gününe bir şekilde atıfta bulunulur. “12 Şubat ruhu”; o istiklale, özgürlüğe, bağımsızlığa dönük duyulan aşk, her daim şehirlilerin kalbinde, zihninde canlı tutulur. Maraşlılar gelecek nesillere de bu ruhu devretmek, aşılamak derdindedirler. Örneğin Maraş’ta en çok kitap yayımlayan Ukde Yayınları, 12 Şubat Kurtuluş Savaşı’yla ilgili onlarca kitap çıkardı. Büyükşehir Belediyesi, 12 Şubat Kurtuluş Müzesi kurdu. Müzede fotoğraf ve maketlerle Maraş’ın Kurtuluş Savaşı canlandırılmıştır. Müze görevlileri ziyaretçilere maketler ve fotoğraflar üzerinden 12 Şubat gününü anlatırlar. Ayrıca Kahramanmaraş büyükşehir olunca bir de Onikişubat ilçe belediyesi kurulmuştur. 12 Şubat okulu, parkı, yetiştirme yurdu, lokantası, mağazası vb.

Bir de Sütçü İmam, Rıdvan Hoca, Aslan Bey, Abdal Halil Ağa… gibi 12 Şubat’ın kahramanları vardır. Bunlar simge isimlerdir. İsimlerini 12 Şubat’ta verdikleri şanlı mücadeleye borçludurlar. Maraşlılar, bu isimleri de unutmamışlardır. Her biri ayrı ayrı tanıtılır, haklarında sempozyum düzenlenir, kitaplar yazılır. Büyükşehir belediyesi kendi yayınları arasında 12 Şubat’ın kahramanlarıyla ilgili biyografi kitapları yayımlamış, park, cadde, okul, kütüphane veya mesire alanına… bu örnek kişilerin isimlerini vermiştir. Tüm bunlar Maraşlıların İstiklal Harbi’ne, özgürlüğe, bağımsızlığa ve topraklarının düşman işgaline karşı ne kadar hassas olduğunun göstergesidir.

-Maraş’ın nesi var” “-Şairlerimiz vardır”

Fakat bununla birlikte Maraşlılar asıl, mesela “Karacaoğlan nerelidir” gibi bir soruya değişik sebepler göstererek, hemen “Maraşlıdır” diye cevap verirler. Çünkü Maraşlılar için şiir bir övünç kaynağıdır. Bu, yalnızca kendi bağırlarından birçok büyük şair çıkarmalarından kaynaklanmaz. Maraşlıların şiire ve şaire karşı ayrı bir sevgileri ve düşkünlükleri vardır. Maraşlı annelerden KaracaoğlanYunus Emre veya Süleyman Çelebi’ye ait mısralar duyabilirsiniz. Her Maraşlı mutlaka iyi veya kötü bir şiir yazmıştır. Ve bazen utanarak, sıkılarak “Ben de şiir yazmıştım” diye belirtir. Ve “Maraş’ın nesi var” gibi küçümseyici bir soruya dondurma, acı biber, tarhana, sıcak su kaplıcaları veya paça çorbasından önce “şairlerimiz vardır” diye cevap verirler. Ondan sonra Maraş’ın diğer üstün, örnek zenginliklerini saymaya başlarlar.

Bu söylediklerimiz Maraşlılar açısından şiirin, şairin değerine dönüktü. Bir de bu yöne diğer şehirlerden hiç kimsenin itiraz etmemesi, hakkı teslim etmesi vardır.

2012’de Kahramanmaraş “şiirin başkenti” olarak ilan edildi ve buna hiç kimse itiraz etmedi. Neden? Çünkü şiir yönünden Maraş’ın haklı bir ünü vardı. Karacaoğlan’ın nereli olduğuna dair tartışmalar devam edebilir. Fakat Necip Fazıl Kısakürek, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Alaeddin Özdenören, Erdem Bayazıt, Abdurrahim Karakoç, Bahattin Karakoç ve Osman Sarı’nın Maraşlılığıyla ilgili şüphe yoktur.

İlginçtir Necip Fazıl Kısakürek İstanbul’da doğup büyümesine rağmen eserlerinin birçoğunda dedelerinin Maraşlı olmasıyla övünmüştür. Maraşlılar da üstadın bu övünmesini, şehre dair verdiği değeri gözden kaçırmamıştır. Maraş’ta üstadın yüzlerce akrabası mevcut. Soyadları da Kısakürek’tir. Maraş’ta yürürken, Necip Fazıl’a benzeyen biriyle karşılaşırsanız şaşırmayın. Çünkü aynı heyecanı bir defasında ben de yaşamıştım. Lise yıllarımda Zeytin Ilıcası’nda ihtiyar bir amcayla karşılaştım. Kendisi Necip Fazıl’ın tıpkısının aynısıydı. O dönemlerde sürekli Necip Fazıl’ın kitaplarıyla meşgul olduğum için, çok heyecanlanmış, hatta biraz korkmuş, amcayla gidip tanışamamıştım. Bunu birkaç dostumla paylaştım. O kişiyi kendileri de görmüştü. Amca Necip Fazıl’ın yakın bir akrabasıymış. Yani gördüğüm bir hayal veya rüya değilmiş.

Necip Fazıl belki eserlerinde Maraşlı olmasıyla bu kadar övünmeseydi, Maraşlılara “Aman üstad İstanbul’da doğup büyümüş, nereden Maraşlı oluyormuş!” gibi bir itiraz doğabilirdi. Fakat öyle bir itiraz mevcut değil. Herkes üstadın Maraşlı olduğunda mutabık. Ki eserlerinin birçoğunda Maraşlılarda görülebilecek dinî, ahlakî çıkışmalar ve savunmalar mevcuttur.

Üstadın yeni bir kitabı çıktığında, Maraş’a kamyonlar dolusu getirtilirmiş

İnsanımız sevgisinde aşırıya gitmeyi sever. Büyük bir şairin ismi bir kültür merkezine, müzeye, kütüphaneye, okula veya üniversiteye verilebilir. Fakat cadde, park veya hastaneye verilmesi ilginçtir. Kahramanmaraş’ta üstadın ismi en son devlet hastanesine verilmiştir. Maraş’ın şehir merkezinde, Necip Fazıl ismiyle sık sık karşılaşılır. Üstadı Maraşlılar, aynı onun Maraş’ı bağrına bastığı gibi, bağrına basmıştır. Üstadı eleştiren biriyle Maraş’ta karşılaşılmaz. Karşılaşılsa bile hemen susturulur. Bu, üstadın kitaplarını harıl harıl okumaktan ileri gelen bir davranış değildir. Bu, üstada duyulan büyük saygı ve sevgiden kaynaklanır. Şehrin en işlek kültür merkezinin ve kütüphanesinin ismi Necip Fazıl Kısakürek’tir. Mahalle, cadde, okul, park isimlerini saymıyoruz bile.

Necip Fazıl’ın Büyük Doğudergisi yayımlandığı tarihlerde belki de en çok Maraş’ta okunmuş ve karşılığını bulmuştur. Maraş’ta yaşı elliyi geçmiş, büyük bir zümre halen Büyük Doğu’nun heyecanını duyar. Maraş’ta üstadın sayısız konferansı olmuştur. O konferanslara dair dinleyiciyi gülümseten bir sürü hikaye halen anlatılır. Değişik kaynaklardan edindiğim bilgilere göre üstadın yeni bir kitabı çıktığında, Maraş’a kamyonlar dolusu getirtilirmiş. Büyük Doğu ise kelime kelime okunurmuş. Bunda üstadın kıvrak üslubu ve zekası, güçlü şiiri ve şahsiyetiyle birlikte cesareti etkin olmuştur. Onun cesaretinden özellikle söz ediyoruz, çünkü Büyük Doğu sanat ve kültürel faaliyetler alanında Müslümanların, Batıcı gazete, dergi ve kitap yayıncıları karşısında duydukları çekingenliği kırmıştır. Türkiye’de İslamcılık tarihi açısından Mehmet Akif’in başyazarlığını yaptığı Sebilürreşat dergisiyle birlikte Necip Fazıl’ın çıkardığı Büyük Doğu’nun da yeri ve etkisi büyüktür.

Bu halkaya daha sonra Nuri Pakdil’in Edebiyat dergisi; Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Akif İnan ve Erdem Bayazıt’ın Mavera dergisi eklenecektir. Onlarla Maraş’ın ilişkisi hakkında başka bir haber hazırladık, yarın okuyabilirsiniz.