Dergi

Meğer Necip Fazıl Polisiye Yazmış

Virgül Dergisi'nin Mayıs-Haziran sayısında Erol Üyepazarcı, Necip Fazıl'ın polisiye romanı Meş'um Yakut'u anlatıyor bize.

‘‘Bana soruyorlar:

- Nerede kalıyorsun?

- Peyami Safa’nın evinde.

- O nerede kalıyor?

- Cingöz Recai’nin evinde!’’

Peyami Safa ile Necip Fazıl’ın aynı evde yaşadıkları yıllarda geçen bu diyalogu, o günlerdeki yaşamlarını kaleme alan arkadaşları Fikret Adil’in Asmalımescit 74 adlı anı kitabından öğreniyormuşuz. Necip Fazıl’ın arkadaşı Peyami Safa’ya özenerek bir polisiye roman yazdığını, zamanının önemli yayınevlerinden Kanaat Yayınevi tarafından basıldığını ve bugüne değin bu ayrıntının edebiyatın bilinmeyenleri arasında tozlandığını ise Erol Üyepazarcı’nın Virgül Dergisi’nin 128. sayısındaki [Mayıs-Haziran ‘09] yazısından öğreniyoruz. Erol Üyepazarcı, geçtiğimiz yıl polisiye romanın ülkemizdeki öyküsünü anlatan iki ciltlik Korkmayınız Mister Sherlock Holmes! adında iki ciltlik bir kitap yayınlamıştı. Yazar gözden kaçırmış işte, meğerse temel kaynak kabul ettiği Seyfettin Özege’nin, 25.554 kitabı kapsayan beş ciltlik Eski Harflerle Basılmış Türkçe Eserler Kataloğu adlı çalışmasının üçüncü cildinin 1124. sayfasında, Necip Fazıl’ın Meş’um Yakut isimli polisiye romanı kayıtlıymış.

Necip Fazıl, ikinci kitabı olan Kaldırımlar’ı çıkardığı ve ‘‘Kaldırımlar Şairi’’ olarak ünlendiği 1928’de neden bir polisiye roman yazmış ve yayınlamış acaba? Aralarında en meşhuru Server Bedi müstearıyla yazdığı polisiye romanlarını bildiğimiz Peyami Safa başta olmak üzere, Nâzım Hikmet, Kemal Tahir, Halide Edip Adıvar, Refik Halit Karay, Peride Celal, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın polisiye roman yazmış olduğu bilgisinin yanına bir de Necip Fazıl’ın eklenmesine şaşırmadığını yazıyor Üyepazarcı ve bu romanı yazdıran esas sebebi şöyle özetliyor: ‘‘Kanımızca Necip Fazıl, dostu Peyami Safa’ya özenmiş ve onun gibi iyi para kazanmanın bir yolu olarak polisiye roman yazmayı denemiştir.’’ Meş’um Yakut’un –yazıda genişçe anlatılan sebeplerden ötürü- başarısız bir polisiye roman olduğunu belirten yazar, yine de kitabın Latin harfleriyle baskısı yapılırsa merakla okunabileceğini ekliyor yazısının sonuna.

BAŞKA?

Virgül’ün Mayıs-Haziran sayısında ayrıca, 64-72. sayfalar arası küçük bir İran dosyası açılmış gibi. Samed Behrengi’nin kitaplarının çevirmeni olarak tanıdığım Haşim Hüsrevşahi ile Asım Öz’ün gerçekleştirdiği söyleşi, Irvin Cemil Schick’in kaleme aldığı İranlı hiciv ustası Ardeşir Muhassıs isimli yazısı ile Vedat Aydın’ın Cihan Aktaş’ın Yakın Yabancı kitabını tanıttığı yazı bu kısmın değinilmesi gerekilen başlıkları olarak öne çıkıyorlar.

 

M. Fatih Kutan