Etkinlik Takvimi

Malcolm kavga etmeyi kimden öğrendi

İslam Coğrafyası günlerinde Zeki Bulduk, Malcolm X'i anlattı. Malcolm X'i ve mücadelesini dinledik.

19 Eylül Pazartesi günü Mavera Gençlik Hareketi’nin, alışılanın dışında ve bir başlangıç niteliği taşıyan programı ‘İslam Coğrafyası Günleri’ne Malcolm gibi bir konuyla, Zeki Bulduk ağabeyimiz konuk oldu. Malcolm X İslam’la şereflendikten sonra aldığı ismiyle Malik El Şahbaz, zaten başlı başına bizim mahallenin gençleri için ilgi çekici bir konuydu. Zeki Bulduk’un onda bulduklarının da merakı eklenince üzerine, salon hınca hınç doldu hamdolsun!

Biz de oradaydık. Zeki Bulduk ağabeyin anlattıklarından notlar tuttuk.

Malcolm X kavga etmeyi kimden öğrendi?

‘Kimse sizin için kavga etmeyecektir.’

Sırası geldiğinde herkes evlat sahibi olur mesela. Ama her kadın doğum sancısını yalnızca kendisi çekebilir. Her baba evladına ancak kendisi ekmek parası getirebilir. Şefkat ve öfke duyduğumuz şeyler ancak bizim çaba ve sabrımızla istediğimiz neticeye kavuşabilir. Kavgaları olan adamların gür sesleri vardır, biliriz. Malcolm onlardan bir tanesidir. Ve kavgasının farkında olan bu siyah adam gür bir sesle sesleniyordur: ‘Bizimle kavga ederlerse onlarla aynı şekilde kavga edeceğiz. Bizimle kavga etmezlerse onlarla kavga edecek değiliz.’

Ve ömrünün son safhasında ona kavga nasıl edilir Allah öğretmişti.

Ben marangoz olmayacağım!

Malcolm ilkokul yıllarında onlarca duvardan yalnızca bir tanesi olan öğretmeninin sözleriyle içinde büyük bir hırs ve azim biriktirmektedir. Davasını haykırabilmek için midir bilinmez; Malcolm, hep avukat olmak istemiştir. Ancak ortaokul sonlarına yaklaştıkça fark etmiştir ki, o bir avukat olamayacak kadar geri plana atılmıştır. Hayatının bundan sonrasının büyük bir kısmını katil horozların çöplüğünde geçirecek olan Malcolm işe başlar. Ezilir, işten atılır. Namusuyla para kazanamayacağını anlar ve her türlü kirli işe bulaşır. Hapishaneye düşer. Bu düşüş ona dipten öte gidemeyeceği gerçeğini hatırlatır. Sabit kalmak Malcolm’a göre değildir. Madem inemiyor o halde çıkmak zorundadır.

Kendisine, kendi ölüsünü yıkatacak bir imam buldu

Ezilen halkın gür sesi haline gelen Malcolm, zenci kardeşlerini konuşmaları ve direnişçi tavrıyla çok kolay etkilemektedir. İslam’la tanışması, hem beyaz hem de gavur olan faşist ve zalim Amerikalının canını iyice sıkmaya başlamıştır. Uzaklardaki ağabeyimiz olan Malcolm, Kabe’de beyazların da namaz kıldığını görünce çok şaşırır mesela. Beyazların bir vicdanı ve Müslüman olabilecek, secdeye eğilebilecek kadar bir imanı olabileceğini hiç aklına getirememiştir. Hapishanede sözlük ezber eden, kötü işlerle uğraştığı vakitlerde kafasında bin tilki dolandıran bu zeki adamın çocuklar kadar masum kalmış bir yanı da bu şaşkınlığın ardından kendini ifşa etmiş demektir. Hac vazifesini yerine getirirken tanıştığı bir adam vardır: Şeyh Ahmed Hasan.

Bu Müslüman, Malik El Şahbaz’ın bol virgüllü hayatına nokta koyacak olan bir kimsedir. Ömrünün çok az denilecek bir kısmını Müslüman olarak geçiren yani bir bakıma kıl payı paçasını kurtaran ve ardından bir sürü paça kurtarmış insanı sürükleyen Malcolm’un çok basit bir oyun sonucu ruhundan ayrılan cesedini bu adam yıkayacaktır.

Ölmeden bir müddet evvel evini yakan bilmem ne ajanları, çok geçmeden Malcolm’u on altı kurşunla şehid etmişlerdir. Öldüğünden emin olmak hissinden mi yoksa bir tür hazdan mıdır bilinmez bunca kurşun sıkılması. Ama büyük adamlara hep fiyakalı, bol kurşunlu ölümler isabet ettirirler.

Geride eşini, evlatlarını ve gür sesini bırakan Malik, yeryüzünden Müslümanlığa attığı naif ama kuvvetli (ki, bu iki kelimeyi bir arada kullanmak kolaydır fakat eylemde ikisini bir arada yapabilmek feci bir başarıdır.) adımlarının izlerini bırakmıştır.

Gür sesle slogan at!

Malik El Şahbaz kendi davasının ve kavgasının kahramanı olarak öldü. Nasıl olsa ölecekti, haklı davası için öldü. Bizler onun adıyla ne pirim yapabiliriz tabii ne de cennete bir bilet garantileyebiliriz. Bizler belki kavga etmeyi öğrenebiliriz. ‘Gür bir sesle kendi sloganımızı atıp, kafasını bozduğumuz polisten kendi copumuzu yiyebilirsek kavgamızın adamı haline gelebiliriz.’

Onu tanımak için konuştuk tüm bunları. Ama onun kavgasının kahramanları elbette bizler değiliz.

İslam Coğrafyası Günleri devam ediyor

İslam Coğrafyası Günleri 22 Eylül Perşembe yani bugün İran, Cuma günü Bosna ve Aliya, Cumartesi günü Çeçenistan ve Dudayev ile devam ediyor. Programlar Yeni Bosna Kültür Merkezinde. Ulaşım için Mavera Gençlik Hareketinin sitesinden bilgi alınabilir.

 

Öznur Balık haber verdi