Hazar Denizi'ne yakın ormanlarda oturup film seyrettim
İran’ın kuzeyinde yer alan bölge özellikle Hazar Denizi’ne yakın olan kısımlarıyla cennetten bir köşeyi andırmaktadır. Haşim, İran Kültür Bakanlığı'nda çalışan bir memur olduğu halde uzak köylere sinemayı götürmekte ve köylülere hayatlarında bir ilki yaşatmaktadır. Bu işten oldukça zevk alan Haşim bu kez oğlu Rıza’yı da alarak dağ köylerinden birine gitmeye karar vermiştir.
Baba ve oğul çıktıkları bu yolculukta ulaştıkları köyde hemen sinema kurmaya girişmişlerdir. Ulu ağaçların arasında ve meraklı bakışlarla kendilerini seyreden köylülere rağmen Haşim ve Rıza doğal bir sinema ortamı kurmaya çalışırlar ve bunu da becerirler. Fakat filmin başlamasıyla birlikte büyülenen köylüler ile köylülerin arasında onların sıcak tavırlarını ve güzel yaşantılarını oldukça beğenip büyülenen oğlu asla ayrılmak istemeyecektirler.
Baharda sadece büyücüler düğün yapar
Ormanın içinde filmin büyüsüyle etkilenen insanlar, kendi büyülerini de sergilemeye başlamışlardır. Çok küçük yaşta evlenmekte olan bir genç kız için bahar uyanmış ve büyücülerini yollamıştır. Büyücüler farklı kılık kıyafetlerdedirler ve Oz Büyücüsü filminin kahramanlarına benzemektedirler. Bu tasalluttan kurtulmak mümkün olmamakla birlikte Rıza ve yeni arkadaşları bundan oldukça zevk almaktadırlar.
Filmi izledikten sonra çocuklara kâğıt uçak yapmasını öğreten Haşim, kısa bir görev için gittiği yerde o kadar ilgi odağı olmuştur ki çocuklar Rıza’yı ve babasını asla bırakmak istememektedirler. Öğrendikleri kâğıt uçakları ormanın içinde oradan oraya uçursalar da bir gün kağıtlarının biteceğinden korkmaktadırlar.
Ferhad Mehranfer’e bakıp Ahmet Uluçay’ı hatırlamak
İnsanlara sinema sevgisini aşılamak için çektiği Kağıt Uçaklar filmi (İran, 1997) ile İran’da yapılan Fecr Film Festivali'nde ödüller alan Ferhad Mehranfer ülkemizde de Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminde sinema sevdasını işleyen Ahmet Uluçay’ı hatırlatmaktadır.
Doğu ve İslam medeniyeti için sinemanın üzerine henüz yeterince araştırma ve makale bulunmasa da bu alanda çalışacak insanların ne Ahmet Uluçay’ı ne de Ferhad Mehranfer’i unutmaması gerekir.
(Kağıt Uçaklar filminden bir kesit, burada.)