İMDER, Âkif'e nasıl bakıyor?

İsmet Özel, eserlerinin bir yerinde şairin/sanatçının biricikliği üzerinde durur. Şair/sanatçı biriciktir; zira sanat eseri sanatçısına bitişiktir. Sanatçı yoksa sanat eseri de yoktur. Bu, şu demektir : Eğer, Mimar Sinan olmasaydı, başka biri çıkar, Mimar Sinan gibi Süleymaniye’yi, Selimiye’yi yapardı diyemeyiz. Aynı şekilde Yunus Emre olmasaydı bir başkası gelir, o şiirleri söylerdi, adı Yunus Emre olmazdı belki ama bugünkü eserler ayniyle elimizde olurdu. Hayır, bunları söyleyemeyiz. Nitekim o zamandan beri ikinci bir Sinan veya Yunus Emre yetişmemiştir.

Söylenen, sözleri meâlen bu şekilde özetleyebilirim.

İsmet Özel, böylece, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Âkif için de geçerli bir cümle kurmuş ve Mehmet Âkif olmasaydı, İstiklal Marşı olmazdı, bu metin yazılamazdı, demiş oluyor.

O meşhur soru

Nedendir bilinmez bana; bir gazetecinin, ömrünün son günlerini geçiren Mehmet Âkif’e “İstiklal Marşı’nı bugün yazmak isteseniz nasıl yazardınız?” sorusu yerine, aslında bu soruyu sormak istemiş de sanki gazeteci bunu becerememiş gibi gelir. Gazeteci bunu insiyaki olarak hissediyor ama sorusunu soramıyor ve diyemiyor ki : “Üstad, İstiklal Marşı’nı başka şairler yazamadı da siz yazdınız, yazabildiniz; bunu neye bağlıyorsunuz?”

Bazı yazarlara göre Mehmet Akif, Mustafa Kemal tarafından İstanbul’dan Ankara’ya sırf İstiklal Marşı’nı yazması için davet edilmiştir. Diğerleri için bir şey diyemeyiz; ancak Mehmet Akif yazmasaydı İstiklal Marşı’nı yazabilecek en önemli şair:

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, 
Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, 
Ta ki, yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın 
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslam'ın.”

dörtlüğünün yazarı Yahya Kemal Beyatlı görünüyor.

Akif, Ankara’ya neden geldi?

Bu tartışmanın / tahminin bir faydası yok. İstiklal Marşı’nı, şiirdeki bazı ifadelerin, kavramların, duygu ve düşüncenin nerdeyse aynısının başka şiirlerinde de geçtiğini okuduğumuz şairimiz Mehmet Âkif yazdı. İnsiyaki olarak belki Mehmet Akif bu şiiri kendisinin yazması gerektiğini ve sadece kendisinin yazabileceğini biliyordu ve bunun için Ankara’nın davetini kabul etti.

1908’den beri İslamcılık düşüncesinin en önemli sembollerinden biri olan Mehmet Âkif, Cumhuriyet’ten sonra da bu çizgisinde bir değişiklik yapmadı. Mücadelesi, karakteri, fikriyatı ile öncü oldu.

Statükonun Mehmet Akif’e, ailesine ve çocuklarına yaptığı zulüm; milliyetçi, muhafazakâr kesim yanında, İslamcı kesimde de sahiplenmeyi eser  (Safahat / İstiklal Marşı) merkezli değil; şahıs (Mehmet Âkif Ersoy) merkezli kılmış gibidir. Yakın zamanlara kadar Mehmet Âkif Ersoy, karakteri, şahsiyeti, zihniyeti ile vardı(r), (Topçu’da, Sezai Karakoç’ta, F.K. Timurtaş’ta, Orhan Okay’da vs. ) Safahat ve özellikle İstiklal Marşı bu sahiplenmede ikinci sıradadır. Bu farklılık, kurulan vakıf ve dernek adlarında da kendini belli eder. Mehmet Akif Derneği, Mehmet Akif Arıştırma Merkezi gibi.

İMD’yi anlayamadım!

İsmet Özel’in başkanlığını yürüttüğü İstiklal Marşı Derneği bu tercih ve tutumu şahıs merkezlilikten (Mehmet Âkif Ersoy) eser merkezliliğe (İstiklal Marşı) taşımış görünmektedir. O kadar ki dernek adına yapılan toplantılarda, yayınlarda hatta derneğin sitesinde Mehmet Âkif Ersoy’a yer yok dense yeridir. Mesela, şairin adı derneğin amacında ve manifestosunda geçmiyor, yapılan konuşmalarda sadece İstiklal Marşı yazarı olarak birkaç kez zikrediliyor.  Bunda özel bir kasıt aramalı mıyız? Yazının girişinde İsmet Özel’in sanatçı/eser ilişkisi hakkında söylediklerini ciddiye alacaksak; kasıt aramasak bile yukarıda işaret edilen anlam ile büyük bir çelişki olduğunu söylemeliyiz.

Akla takılan sorular

Burada Akif’in benimsenip benimsenmemesi, fikirlerinin ne kadarının kabul gördüğü ile ilgili birçok soru sormak mümkün. Biz kısaca diyoruz ki; acaba tüzel kişilik olarak İstiklal Marşı Derneği, bu derneğin başkanı olarak İsmet Özel, Mehmet Âkif Ersoy’un şairliği, sanatı, şahsiyeti, fikirleri, mücadele şekli ve İstiklal Marşı dışındaki eserleri hakkında da bir şey söyleyecek mi ? Sanatçı/şair-eser birlikteliği konusundaki düşüncelerini Âkif-Safahat-İstiklal Marşı bağlamında buluşturacak mı? Acaba İstiklal Marşı Derneği ve derneğin başkanı İsmet Özel, Âkif’in hangi fikirlerini, mücadele şeklini, tutumunu onaylıyor neden, onaylamıyor neden? Mehmet Akif Ersoy’a İstiklal Marşı Derneği sitesinde yer verilmemesi, yapılan konuşmalarda sadece birkaç kez -o da düz bir isim olarak- geçmesinin bu söylediklerimizle bir ilgisi var mı? Nasıl? Kısacası İstiklal Marşı Derneği, Mehmet Âkif Ersoy’a Nasıl Bakıyor ? Hatta bakıyor mu?

Eğer Amentü ayrı, İsmet Özel apayrı değilse -ki böyle bir şey diyemiyoruz- bu sorulara da cevap aramakta o kadar haklı olduğumuzu düşünüyoruz. Kim bilir İstiklal Marşı Derneğinin yakında yayımlayacağını duyurduğu 40bir Mısra dergisinde bu sorulara da cevap bulabiliriz.