Sokaknâme, Sedat Anar’ın kendisini, sokağı, müziği ve insanı konu ettiği anı kitabı. 1988 doğumlu biri ne yaşamıştır da bir kitapta toplayacak kadar anı biriktirmiştir, gibi bir soru gelebilir akla. Fakat söz konusu kitabın ismi bile tek başına büyük bir ipucu veriyor bizlere. Sokaknâme, gerçek anlamıyla sokaktan gelen bir müzisyenin son derece samimi bir üslupla kaleme alınmış anıları…
Sedat Anar, kitabın girişinde her şeyden önce bir müzisyen olduğunu hatırlatıp, sanatsal yetkinliğinin müzik üzerinden değerlendirilmesini, kitabın dil ve üslubundaki kusurların mazur görülmesini istiyor. Ve üslup konusunda tek beklentisinin samimiyet olduğunun altını çiziyor. Bu açık sözlülükle ifade edilen istekteki doğallık kitabın bütününde bir üslup olarak çıkıyor karşımıza.
Çocukken başlayan müzik tutkusu
İlkokul ikinci sınıfta komşusunun evinde ilk defa karşılaştığı sazdan büyülenen Sedat, uzun bir süre babasına kendisine bir cura alması için yalvarır. Önceleri bu
Tarihten talime kaçış
Müzik ve sokak tutkusu bir türlü ısınamadığı okulundan onu tamamen kopartır. Fakat o tutku başka bir okulun öğrencisi yapar onu. Tutkuyla çaldığı santuru daha iyi öğrenmek için İran yollarına düşer Sedat Anar. Orada dostlar edinir, santuru en iyi ustalarından talim eder. Bilgisini derinleştirir. Sedat Anar, İran’da bulunduğu süre içerisinde sadece santur bilgisini geliştirmekle kalmaz, İran tarihini, şiirini, dini yaşantısını da öğrenir. Bu, aslında çaldığı santura hürmetin bir gereğidir. Ve bu hürmet onu ayakları yere basan bir bilgi ve görgünün sahibi yapar.
Dünyanın en güzel sahnesinde yıllar süren konser
Sedat Anar, 2007’de başladığı sokak müzisyenliğine 2014 yılında ara verir. “Sokak dünyanın en güzel sahnesiydi benim için. Bu sahnenin en güzel dekoru ise
Haydar Ergülen, Sezai Karakoç için inancının çılgını ifadesini kullanmıştı. Uzun zamandır zevkle dinlediğim Sedat Anar’ın Sokaknâme kitabını okuyup Sedat’ı yakından tanıyınca söyle bir tarif kendiliğinden gelip hançereme yerleşti: İcrasının çılgını bir müzisyen. Çılgınlığını sürekli okuyarak, üreterek ve samimiyetinden hiç ödün vermeyerek sürdürüyor Sedat Anar. İşte o güzel çılgınlığın nerelerden geçtiğini öğrenmek isteyenler için samimiyetle kaleme alınmış anlatı Sokaknâme.