Mercek Altı

İbrahim milletinden Birleşik İbrahim Devletleri’ne

“Birleşik İbrahim Devletleri” projesi 2013 yılında start almış ve 2027 yılında Arap devletlerinin inkiraz bulması, çökmesi ve tarihe karışmasıyla birlikte ete kemiğe bürünecek yani potansiyel halinden fiiliyata geçecektir." Mustafa Özcan yazdı.

Kur'an'da en çok Musa ile İbrahim aleyhisselama atıf yapılmaktadır. İbrahim ‘ebu’l enbiya’ yani peygamberlerin atası olarak bilinmektedir. Şit aleyhisselamdan sonra peygamberlerin ve insanlığın ikinci atasıdır. Irak’ta Ur şehrinden çıkarak Filistin, Mısır ve son olarak Hicaz’a yani Mekke’ye vasıl olması da ‘misar-ı/güzergah-ı İbrahim’ olarak adlandırılmaktadır. Bir nevi bu güzergah “Eretz Israel” yani “Büyük İsrai”l sınırları olarak kabul edilmektedir. Bazen de manevi nüfuz alanı olarak görülmektedir. Bazen bu bölge Nil ile Fırat arası olarak da adlandırılmaktadır. İsrail’in bekası için siyasi projeler iflas etmiş durumdadır. Bunlardan sonuncusu da sınırları belli olmayan Yüzyılın Pazarlığı projesidir. Şimdi bu proje öldü mü ölmedi ise can mı çekişiyor? Siyasi diplomasiye paralel olarak şimdi dini ayakta da paralel bir diplomasi yürütülmektedir. Buna manevi diplomasi veya dini diploması de denmektedir. Uzun vadeli olarak İsrail’in bölgede kalıcı olabilmesi için kültürlerin senkronik hale getirilmesi gerekir. Ya da başka bir ifadeyle İsrail’in kalıcılığını temin için ortak kültürel ve hatta bir inanç zeminine ihtiyaç vardır. Bu da müştereklerin harmanlanması ihtilaflı alanların daraltılması, olanların da ayıklanması, atılmasını gerektirmektedir. Böylece üç dinden Masonluğa da uygun olarak dördüncü bir din türetilecektir. Yöntemi de eklektik anlayış veya İslâmi tabirle teflik tarzıdır.

İslâm, Hazreti İbrahim’in mirası üzerine yapılanmıştır. Daha doğrusu Muhammedi vahiy, temel konularda Hazreti İbrahim üzerine atıflarda bulunmaktadır. Bunlardan birisi; bütün vahiylerin ortak adı İslâm olmakla birlikte yine de Kur’an’ın Hazreti İbrahim’in inananlara “Müslüman” adını verdiğini tescil etmesidir. Kısaca İslâm daha kadim olmakla birlikte inananlara “Müslüman” ismi verilmesi, Hazreti İbrahim’in bir tasarrufu ve çığırıdır. Bu ortak inanç kümesi içinde buluşanlara da “İbrahim milleti” denmektedir. Yine Kur’an, Hazreti İbrahim’in hanif olmakla birlikte ne Yahudi ne de Hristiyan geleneğine ait bir şahsiyet olduğunu kabul eder. Böylece Hazreti İbrahim, Hazreti Musa ve Hazreti İsa’nın vahiy havzasından uzak olmasa bile onlara nispet edilen oluşturulmuş (otantik değil üretilmiş yani ca’li) geleneğin dışındadır. Kısaca onların İslâm ile buluşan çizgisinin ortak bölenlerinden birisidir ama İslâm’ın dışına taşan geleneklerine ortak değildir. Bugün ise İslâm penceresi dışında Hazreti İbrahim ile ilgili yeni bir pencere açılmak ve “İbrahimi dinler birliği” temin edilmeye çalışılmaktadır. Bunun da ötesine gidilerek İsrail’in yaşamasının hatrına İbrahimi gelenek adına üç din birleştirilerek veya müşterekleri toplanarak dördüncü bir din türetilmek istenmektedir. Bu dini yapı üzerine de Ortadoğu birliği temin edilmek istenmektedir.