“Arzın Merkezine Seyahat” Jules Verne’in bilim kurgu romanlarından biridir. “Denizler Altında Yirmi Bin Fersah”ı okumayan veya bir şekilde ucundan kıyısından bilgisi olmayan yoktur sanırım. Neredeyse iki yüz yıl önce yaşamış bir yazar için ufkun çok ötesinde eserlerdir bunlar. Hayal gücünün ve
Bu açıdan değerlendirildiğinde ileride bir yetişkin olarak hayata karışacak her bir çocuğun hayal dünyasının neyle beslendiği çok büyük önem arz ediyor. Eskilerde ninelerimizin anlattığı Battalgazi destanları veya Hz. Ali’nin kahramanlıkları, Yunus Emre’nin ilahileri, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun gibi geleneksel kültürümüzün zenginlikleri bizleri besliyorken şimdilerde daha çok Amerikan yapımı diziler ve ne olduğu belirsiz anime Uzakdoğu bilgisayar oyunları çocuklarımızın zihinlerini tarumar ediyor. Herhangi bir yetişkin sadece on dakikasını ayırarak uydudan yayın yapan çizgi film kanallarına bir göz atsa hakikati daha iyi anlayacaktır eminim. Ne olduğu belirsiz eciş bücüş yaratıklar, yarı çıplak sözüm ona çizgi kahramanlar, olabildiğince malayani bir üslupla konuşturulan çizgi karakterler... Sorarım size; bu nevi çürümüş gıdalar ile beslenen bir zihinden ne bekleyebiliriz ki?
Klasikler önemlidir
Batı klasikleri olarak bilinen eserler ve özellikle Rus Edebiyatının hikâyecileri insanı olanca yalınlığıyla anlatabilmeyi başarmışlardır. Bir Tolstoy’u okurken yazarın dini inancı veya siyasi görüşünden izler bulmak güçtür. Bunun aksine anlattıkları hikâyelerde ete kemiğe bürünmüş insanı okuruz. Bu sebepledir ki Milli Eğitim Bakanlığımız doğru bir uygulamayla bu tür eserlerin özellikle gelişim çağındaki çocuklar tarafından okunmasını tavsiye ediyor. Bizler de bu hikâyeleri okuyarak büyüdük. Halen Tolstoy’un, Dostoyevski’nin, Puşkin’in, Çehov’un veya Turgenyev’in kahramanları hayatımızda gezinir durur. Sadece bunlarla kalmak doğru olmaz elbette. Geleneksel kültürümüzün kahramanlarını da hakkıyla okutmalıyız ki çocuklarımızın zihinleri yetkinliğe kapıyı aralayabilsin. Deli Dumrul, Dede Korkut hikâyeleri veya Hâkim Beydaba’nın masalları bizi biz yaparak dünyamızı kurmaya yardım edecektir. Bostan ile Gülistan’ı, Cavitname’yi, Mantıku’t Tayr’ı, Hay bin Yakzan’ı ve daha nice İslâm klasiğini okuduğunda o çocuk için kaçınılmaz yolculuğun kapısı aralanmış demektir. İşte bu kapı ilmin, irfanın, özgüvenin ve insanı insan yapan hayatın kalbine giden yolculuğun kapısıdır.
Sohbet geleneğini unutmayalım
Sadece kitap okumak değil aynı zamanda ilim ve irfan sahiplerinin sohbetlerinde bulunmak da çocuklarımızın eğitimi bakımından oldukça önemlidir. Uzun zamandır bir konferansa, sempozyuma veya bir panele katıldık mı? Çocuklarımızı bu tür etkinliklere götürdük mü? Sohbet halkasına yaşı kaç olursa olsun çocuğumuzu dâhil ettik mi? Çünkü sohbet ve muhabbet halkaları aynı anda pek çok kitabın verdiği bilgiyi harmanlayarak zihinlerimize ulaştırma imkânının yanı sıra halkanın verdiği manevi hazzı yaşamaları bakımından da büyük fırsattır. Onları, bundan mahrum etmeyelim. Kitap fuarlarına mümkünse çocuklarımızla gidelim. Bu fuarlarda okurlarla buluşan mütefekkirlerimizin kitaplarını bizzat yazarıyla muhabbet imkânı sağlayarak çocuğumuza hediye edelim. Umdesi ve gayreti olan nesiller için her daim özgüvenini sağlamış çocuklar yetiştirelim. Çok bilen değil çok okuyan, bin bilen değil bir soran nesilleri hedefleyelim. Çünkü malumunuzdur ki çocuklarımız doğru soruları sormayı öğrenirlerse elbette hayatları boyunca doğru cevapları da bulacaklardır.
Şiir okuyan nesiller
Bir medeniyet dilinin kendisini en iyi şekilde ifade etmesinin yolu şiirden geçer. Liselerde yapılan bir ankette öğrencilerin yarısından çoğunun Yahya Kemal’i, Mehmet Akif’i ve Necip Fazıl’ı ya hiç duymadıkları ya da tanımadıklarını beyan etmeleri günümüzdeki içler acısı manzaranın en dramatik örneğidir. İyi bir şiir diline ancak ve ancak çok yoğun bir okuma alışkanlığı ile ulaşabilirsiniz. Halkımızın pek çoğunun şiirden uzaklaşmasının ardındaki sebep bu olsa gerek. Şair İsmet
Ne yapmalı, nerden başlamalı?
Öncelikle her eve mutlaka gazete girmelidir. Şükür ki camiamızda ailecek okunabilecek gazetelerin sayısı arttı ve bizler de gündemi buralardan takip
8-14 Yaş Çocukları İçin Okuma Listesi
- Ömer Seyfettin/ Hikâyeler
- Kemalettin Tuğcu/ Hikâyeler
- Cahit Zarifoğlu/ Yürek Dede
- Beydaba/ Kelile ile Dimne
- Bestami Yazgan/ Tüm Kitapları
- Saint Exupery/ Küçük Prens
- Samed Behrengi/ Küçük Kara Balık
- Sadi-i Şirazi/ Bostan
- M.Necati Sepetçioğlu/Kilit-Kapı-Anahtar
- H.Salih Zengin/ Tüm Kitapları
14-18 Yaş Gençler İçin Okuma Listesi
- Necip Fazıl/ Çöle İnen Nur
- Ian Dallas/ Gariplerin Kitabı
- Fuat Sezgin/ İslam Bilim Tarihi Sohbetleri
- M.Fuad Köprülü/ Türkiye Tarihi
- Feridüddin Attar/ Mantıku’t Tayr
- Mehmed Niyazi/ Çanakkale Mahşeri
- Muhammed Esed/ Mekke’ye Giden Yol
- Muhammed Hamidullah/İslam Peygamberi
- Nizamülmülk/ Siyasetname
- Hasan Basri Çantay/ Kur’an Meali
- Mustafa Kutlu/ Ya Tahammül Ya Sefer
- İskender Pala/ Od
- Ömer Nasuhi Bilmen/ İslam İlmihali
- İsmet Özel/ Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
- Ahmet Yüksel Özemre/Üsküdar’da Bir Attar Dükkânı
- Cahit Zarifoğlu/Yaşamak
- Cemil Meriç/Bu Ülke
- Ahmed Hamdi Tanpınar/ Saatleri Ayarlama Enstitüsü
- Turgut Cansever/ Kubbeyi Yere Koymamak
- Şehbenderzade Filibeli Ahmed/ Âmak-ı Hayal