Tarık Tufan: “Aşk sandığımız bağlılıklar, gerçekte bizi kendine tutsak eden bağımlılıklarımız mıdır?”
“Aşk sandığımız bağlılıklar, gerçekte bizi kendine tutsak eden bağımlılıklarımız mıdır?”
Tarık Tufan, yeni kitabı “ÂŞIKLARA YER YOK”da insanın içindeki bu büyük çatışmanın kapısını aralayarak aşkın yersiz yurtsuzluğuna dair sarsıcı bir hikâye anlatıyor. Kitaptan bazı cümleleri sizler için alıntıladık.
Akademisyen Orhan büyük bir tutkuyla bağlı olduğu Firdevs'in peşinden umutsuzca koşarken bir yandan kendi geçmişindeki travmalarla diğer yandan Firdevs'in bir başka adama duyduğu hastalıklı aşkla mücadele etmektedir. Gece yarısı aldığı telefonla kendini sayfiye kasabası Saklıkuyu'da bulur. Geçmişte hastane olarak kullanılmış, Osmanlı sarayının ve İstanbul zenginlerinin sırlarıyla dolu eski bir köşkün odasına yerleşir. Hatıralarına hapsolmuş Defne'yle ve diğer komşularıyla tanışan Orhan, onların yaralı hikâyelerine ortak olurken, kendini buraya sürükleyen kaderi anlamaya çalışmaktadır: Firdevs'in birden ortadan kaybolmasıyla içine düştüğü merak, nefes kesen bir sonla cevap bulur.
Gözlerinin önünde mahvolan hayatlarını boş bakışlarla izlemekle yetinmek zorunda kalanlar beni gayet iyi anlayacaklar. Hatıraların tümü acı verir; bazıları yaşandığı için, bazıları bir daha asla yaşanamayacağı için. Zaman içinde acı duyarak da olsa ölüleri bağışlamayı, karanlığın çöktüğü sancılı vakitlerimi geçmişin hayaletleriyle paylaşmayı öğrendim; sıra kendime gelince duraksıyorum, kabaran öfkemi dindirmeye gücüm yetmiyor.
Bazen insanın kalbi kırılırken korkunç bir gürültü çıkıyor ve en uzaktakiler bile o gürültüyü duyabiliyor.
Kim bilir, belki de cehennem insanın kendini bağışlayamamasıdır.
Kalbimi kırmakla, yüreğime teselli vermek arasında ince çizgide yalpalıyordu. Avuç içinde acılar gören merhametli bir falcı gibiydi, karşısındakine ne kadarını söylemesi gerektiğini bilmediğinden susuyordu.
Bazı insanlar farkında olmadan çıkışsızlığa, karamsarlığa müptela oluyorlar ve karanlıkta saklanıyorlar. Kalan son güçlerini o karanlık sığınakta tüketiyorlar ve birileri oradan çekip çıkarmak için ellerini uzattıklarında adım atacak mecalleri kalmıyor. Utanarak söylüyorum ki ben de o insanlardan biriydim; korkaklığım yüzünden çaresizliğe bağımlı oldum. Kavga etmek, yüzleşmek, arayışlara yönelmek ve nihayet yola koyulmak yerine, karanlığa hapsolmayı tercih ettim. Beni tanıyanlar küçümsemesinler diye acılarımın ve acizliğimin büyüklüğünü ispatlamaya uğraşıyordum.
Adımlarımı hızlandırdım. Yeterince hızlı yürürsem masalsı bir anafora yetişecek, kapıldığım döngüde akan zamanın çatlağından bir boşluğa doğru fırlatılacak ve böylece aradığım hiçliğe kavuşacaktım.
Oysa ben herkesin aşk dediği delilik halinin kıyısında dolanıyordum. Sebeplerin hükmünü yitirdiği vahşi bir ormanın ortasındaydım. Buz kaplı bir gölün içinde çırılçıplak uzanmıştım. Ortada hesap kitap kalmamıştı, zehirli bir bağlılık yüreğimi ele geçirmiş, kalbimi perdelemişti; hiçbir şeyi anlayacak, ayırt edecek halde değildim, nerede bir ateş görsem elimi içine sokuyordum, nerede bir uçurum görsem kendimi bırakıyordum, nerede bir kuyu bulsam içine düşüyordum. Defteri kalemi paramparça etmiştim, mürekkep hokkasını kanımla dolduracak kadar gözümü karartmıştım.
Aynı güzergâhta gitmek, aynı yolu gitmek demek değildir. Yol; üzerinde gittiğimiz asfalttan, sağımızdaki solumuzdaki tabelalardan, etrafımızdaki manzaradan, evlerden, ağaçlardan mı ibarettir? Yolun manası, taşta, toprakta değil, insanda görünür. Her gün değişik insanlarla karşılaşıyorum, hiçbir gün aynı yolu gitmiyorum. Aynı insanların bindiği de oluyor, suretlerini tanıyorum ama onlar da her gün başka bir haletiruhiyede olduklarından, aslında aynı insan değiller.
Herkes birilerine, bir şeylere bağlanıyor. Hayatı güçlü veya zayıf bağlılıklarla yaşıyoruz. Bazıları bizi yavaş yavaş öldürüyor, bazıları diriltiyor.
Yazar’ın çok okunan diğer kitapları:
- Geç Kalan
- Kaybolan
- Düşerken
- Ve Sen Kış Olur Gidersin
- Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
- Şanzelize düğün Salonu
- Hayal Meyal
- Beni Onlara Verme
- Kekeme Çocuklar Korusu
- Kraliçenin Pireleri
Yazarın daha önce yayınlanan röportajı: https://www.dunyabizim.com/soylesi/tarik-tufan-yazmaya-tutundukca-varolusum-guclendi-h29148.html