Genel

Kur'an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerin kabirleri nerededir?

Allah’ın gönderdiği peygamber sayısı, genel inanışa göre 124 bin tanedir. Kuran’da ismi geçen peygamber sayısı ise 25’tir. Bunların ilki Hz. Adem (as) ve sonuncusu ise Hz. Muhammed (sav)’dir. İşte Kur’an-ı Kerim’de adı geçen bazı peygamberlerin bilinen mezarları ve türbeleri...

Hz. Adem’in (a.s.) kabri İslâmî kaynaklarda İbn İshak’a göre Hz. Adem’in (a.s.) kabri Mekke’de Mina veya Arafat’tadır, diğer rivayetlere göre ise Mekke’de Ebûkubeys Dağı’nda veya Hindistan’daki Nevz Dağı’ndadır. Başka bir rivayete göre de tûfanda Hz. Nuh (a.s.), Ebûkubeys Dağı’nda bulunan Hz. Adem’in (a.s.) naaşını alarak bir tabut içine koymuş, tûfandan sonra tekrar yerine veya Beytülmakdis’e (Mescid-i Aksâ) defnetmiştir.

Hz. İdris’in (a.s.) kabri İdris’in (a.s.) kabri yoktur, zira o bedeni ile Cennette olduğu rivayet edilir. Peygamberimiz Miraç’a çıkarken onu dördüncü kat semada görmüş ve kendisi ile konuşmuştur.

Hz. Nuh’un (a.s.) kabri Hz. Nuh’un (a.s.) kabri Mekke’de Mescid-i Harâm’da, Mültezem ile Makām-ı İbrâhim arasında, diğer rivayetlere göre ise Kerek, Cizre veya Necef’tedir.

Hz. Hud’un (a.s.) kabri 150 sene yaşayan Hûd, kavmi helâk olduktan sonra bir rivayete göre kendisine inananlarla birlikte Mekke’ye gidip yerleşmiş ve orada vefat etmiş, Kâbe ile zemzem arasında Hicr’e defnedilmiştir. Diğer bir rivayete göre ise kabri Şam’da Emeviyye Camii’ndedir.

Hz. Salih’in (a.s.) kabri Semûd kavminin helak edilmesinden sonra Salih peygamberin kendisine inanan toplulukla birlikte Mekke’ye göç ettiği nakledilir. Bir diğer rivayete göre ise Hz. Salih (a.s.) vefat edinceye kadar Filistin’de Remle yakınlarında yaşamıştır.

Hz. İbrahim’in (a.s.) kabri Vefat ettiğinde 200 veya 175 yaşında olan Hz. İbrâhim’in (a.s.) naaşı Hebron’da Sâre’nin yanına defnedilir. Hz. İbrâhim’in (a.s.) kabri Filistin’in el-Halîl şehrindedir.

Hz. Lut’un (a.s.) kabri Bir rivayete göre Lût peygamberin 142 yaşında vefat ettiği kaydedilmektedir. (Ginzberg, I, 291) Hz. Lut’un (a.s.) kabrinin nerede olduğu bilinmemektedir.

Hz. İsmail’in (a.s.) kabri Allah ona peygamberlik verdi ve elli yıl peygamberlik etti. Cebrâil’in (a.s.) hac menâsikini öğretmesinden sonra Hz. İsmail (a.s.) bunu Hicaz halkına duyurmuş, Kâbe’nin hizmet ve nezâreti ömrünün sonuna kadar kendi uhdesinde kalmıştır. (Tecrîd Tercemesi, VI, 22) 137 yaşında vefat etmiş ve Hicr’e annesi Hâcer’in yanına defnedilmiştir.

Hz. İshak’ın (a.s.) kabri İshak peygamber, Esav ve Yakup’un (a.s.) doğumlarından sonra 100 yıl daha yaşamış, 170 yaşında vefat etmiştir. Çocukları onu babası Hz. İbrâhim’in (a.s.) yanına defnetmişlerdir.

Hz. Yakup’un (a.s.) kabri 147 yaşında vefat eden Yakup Peygamber vasiyeti gereği el-Halil’de Makpela, İbrâhim (a.s.) ve karısı Sâre, İshak (a.s.) ve karısı Rebeka ile kendi karısı Lea’nın defnedildiği yere defnedildi.

Hz. Yusuf’un (a.s.) kabri Hz. Yusuf’un (a.s.) naaşı mermer bir sandukaya yerleştirilip Nil kıyısına defnedilmiştir. Hz. Musa (a.s.), İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarınca Hz. Yusuf’un (a.s.) nâaşını da beraberinde götürdüğü, Yusuf, Yeşû’nun ölümünden sonra Şekem yakınlarında Yakup’un kuyusu civarına defnedildiği rivayet edilir. Yûsuf’un kabri Filistin’in el-Halîl şehrindedir. Hz. Yusuf’un (a.s.) türbesi, Gerizim Dağı ile Ebal Dağı’nı ayıran vadinin doğu girişinde, Yakup Kuyusu’nun 300 metre kuzeybatısında, Batı Şeria’nın Nablus kentinin eteklerinde, Geç Tunç Çağı’nda Shakmu ve geç İncil’de Shechem olarak geçen Tell Balata yakınlarında yer alan anıt mezardır.

Hz. Eyüp’ün (a.s.) kabri Hz. Eyüp’e (a.s.) kavminden 7 kişinin iman ettiği, 140 veya 93 yaşında vefat ettiği rivayet edilmektedir. Buhari Şarihi Aynî’ye göre, Hz. Eyüp’ün kabri Şam’da Besne’dedir.

Hz. Şuayp’ın (a.s.) kabri Bir rivayete göre Hz. Şuayp (a.s.) Medyen Kavmi’nin helak edilmesinden sonra kendisine inananlarla birlikte Mekke’ye göç etmiş, vefat ettikten sonra Kâbe yakınlarında defnedilmiştir.

Hz. Musa’nın (a.s.) kabri Musa Peygamberin kabri Kudüs'te Mescid-i Aksa ile Eriha arasındaki kızıl kum tepelerinde bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz buyuruyor: “Vallahi ben orada olsam onun yol kenarındaki kırmızı kum tepesinin yanında bulunan kabrini size gösterirdim.”

Hz. Harun’un (a.s.) kabri Hz. Harun (a.s.) 117 yaşında Tih Çölü’nde bir dağda vefat etmiştir ve kabri oradadır.

Hz. Davud’un (a.s.) kabri Hz. Davud (a.s.), rivayetlere göre otuz yaşında kral olmuş ve kırk yıl altı ay (yedi yıl altı ay el-Halil’de, otuz üç yıl Kudüs’te) saltanat sürdükten sonra yetmiş bir yaşında vefat etmiştir. Hz. Davud’un (a.s.) kabri Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın güney batısında kendi adıyla anılan Davud şehrinde, Sion Tepesi’nin üzerindedir.

Hz. Süleyman’ın (a.s.) kabri Hz. Süleyman’ın (a.s.) kırk yıl saltanat sürdüğü ve elli üç yaşında (bazı kaynaklarda elli iki yaşında) vefat ettiği nakledilmektedir. Hz. Süleyman’ın (a.s.) kabri, Kudüs’te Kubbet'üs-Sahra ve Mescid-i Aksa Kıble Camiî’nin de bulunduğu Beytül Makdis denilen mukaddes alanın içerisinde bir binanın içindedir.

Hz. Yuşa’nın (a.s.) kabri Hz. Yuşa’nın (a.s.) kabri Beykoz’daki Yuşa tepesindedir. Bu inanç, Yahya Efendi Hazretlerinin bir kerametine dayanmaktadır. Gerçekte ise kabrin, Hz. Yûşâ’ya (a.s.) ait olduğunu söylemek kesin olarak mümkün değildir. Çünkü Hz. Yûşâ’nın (a.s.) kabrinin Nablûs veya Halep yakınındaki Maarra şehrinde olduğu da söylenmektedir.

Hz. Yahya’nın (a.s.) kabri Galile ve Perea bölgesinin yöneticisi Herod Antipas’ın, Hz. Yahyâ’nın (a.s.) bu tebliğinden rahatsızlık duyması yanında Nabat Kralı IV. Aretas’ın kızı olan hanımını boşayarak Yahudi hukukuna göre meşrû sayılmayan, kardeşinin hanımı Herodias ile evlenmesinin Hz. Yahyâ (a.s.) tarafından eleştirilmesi onun öfkesini iyice arttırmış, Hz. Yahyâ’yı (a.s.) tutuklatıp hapse attırmış, daha sonra da başını kestirmek suretiyle idam ettirmiştir. Ahd-i Cedîd’de kandile benzetilen Hz. Yahyâ’nın (a.s.) (Yuhanna, 5/35) kol ve kafa tası kemiklerinin Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Dairesi’nde bulunduğu ileri sürülmektedir.

Hz. İsa’nın (a.s.) kabri Ayet-i kerimede buyrulur: “Bilâkis Allâh, O’nu (Îsâ’yı) kendi nezdine kaldırmıştır. Allâh izzet ve hikmet sâhibidir.” (en-Nisâ, 158) Allâh, Îsâ -aleyhisselâm-’ı yahûdîlerden muhâfaza etmiş O’nu öldürmelerine mânî olmuştur. Bu kesindir. O’nu kendi katına kaldırmış bulunduğu da şüphesizdir. Ancak bunun şekli ve zamanı husûsunda değişik rivâyetler vardır. Ekseriyete göre Allâh -celle celâlühû-, Îsâ -aleyhisselâm-’ı, kudretiyle mânevî semâlardaki husûsî mevkiine kaldırmıştır. Kıyametten önce tekrar dünyaya gönderecektir. O zaman bütün Hristiyanlar, Müslüman olacak ve dünyâda tek din olarak İslâm kalacaktır.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kabri Peygamber Efendimiz; 8 Haziran 632 yılında (Hicri 11, Rebiülevvel 12) Pazartesi günü, Medine’de ve 63 yaşında vefat etti. Hz. Ayşe’nin kolları arasında “maa’r-refîkı’l-a‘lâ” (en yüce dosta) sözüyle ruhunu teslim etti. Peygamber Efendimiz’in cenazesi Abbas’ın oğulları Fazl ile Kusem ve Üsâme b. Zeyd’in (r.a.) yardımıyla Hz. Ali tarafından salı günü yıkandı ve bulunduğu odada muhafaza edildi. Önce erkekler, ardından kadınlar, daha sonra çocuklar gruplar halinde içeri girip münferiden cenaze namazını kıldılar. Naaşı, vefat ettiği yerde kazılan mezara Hz. Ali, Fazl, Kusem ve Üsâme (r.a.) tarafından indirildi. Peygamberimizin kabri, Medine’deki Mescid-i Nebevî’nin içinde Ravza-i Mutahhara’da yer almaktadır. Burası, “Riyazul Cenne” yani “Cennet Bahçeleri” olarak da bilinir. Ravza; bahçe anlamındadır. Mahmut Şevket Serik