Genel

Fıkıh ilminin kutbu, en çok müçtehid yetiştiren âlim; İmâm-ı Âzam Ebu Hanife

1- Fıkıh ilminin kutbu, kumaş tüccarı, en çok mutlak müçtehit yetiştiren âlim, Tâbiin neslinden... İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe’yi tanımlamak için akla gelen sıfatlar, peş peşe yazıldığında dahi bir ihtişam doğuruyor.

2- Kitap, yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi yine ümmete ithaf ediliyor ve “yeni Ebû Hanîfeler yetişmesi duasıyla” girizgâh yapılıyor. “Hanifliğin tanımı ve Hanifliğin babasından başlayarak İmam-ı Azam’ın son derece kıymetli rüyalarına özel bir yer verilen kitapta; bunlardan iki tanesi son derece ilgi çekicidir.

3- Yazar Fatma Türk Toksoy'un Şule Yayınları’ndan çıkan “İmam-ı Azam Ebu Hanife” adlı eseriyle titiz bir kaynak taraması neticesinde, derli toplu ve sağlam bir İmâm-ı Âzam biyografisi armağan ediliyor, okurlara.

4- Kitap, yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi yine ümmete ithaf ediliyor ve “yeni Ebû Hanîfeler yetişmesi duasıyla” girizgah yapılıyor. “Hanifliğin tanımı ve Hanifliğin babasından başlayarak İmam-ı Azam’ın son derece kymetli rüyalarına özel bir yer verilen kitapta; bunlardan iki tanesi son derece ilgi çekicidir.

5- Ebû Hanîfe Nu'mân b. Sabit, İslâm'da hukukî düşüncenin ve ictihad anlayışının gelişmesinde önemli payı olup daha çok “Ebû Hanife” veya İmâm-ı Azam diye şöhret bulmuştur. “Ebû Hanîfe” onun künyesi olarak zikrediliyorsa da Hanîfe adında bir kızının, hatta oğlu Hammâd'dan başka çocuğunun bulunmadığı bilinmektedir.

6- Hicri 80 (Miladi 699) yılında Kûfe’de doğan Ebû Hanîfe, ticaretle uğraşan varlıklı bir ailenin çocuğudur. Kendisi de ilim öğrenmeye başlamadan önce kumaş tüccarlığı yapmıştır. Kûfe'de Amr b. Hureys bölgesinde bir dükkânının bulunduğundan söz edilir. İlim hayatına atılınca ticaret işini ortakları aracılığıyla sürdürdüğü¸ onun bu sıralarda öğrencilerine ve başkalarına yaptığı maddî yardımlardan anlaşılmaktadır. Hayatı maddî sıkıntıdan uzak olarak geçmiştir. Küçük yaşlarda Kur'an'ı ezberlediği bilinen Ebû Hanîfe¸ kıraat ilmini kıraat-ı seb'a âlimlerinden olan Âsim b. Behdele'den öğrenmiştir.

7- Devrinin seçkin âlimlerinin pek çoğu ile görüşme ve onlardan ilmî yönden faydalanma imkânı bulan Ebû Hanîfe'nin asıl hocası¸ döneminde Küfe rey ekolünün üstadı kabul edilen Hammâd b. Ebû Süleyman'dır. Ebû Hanife'nin fıkhı¸ talebesi İmam-ı Muhammed tarafından kitaplara aktarılmış¸ ayet ve hadislerden çıkardığı kaideler de fıkıh kaideleri hâline gelmiştir.

8- Kitabın ilk bölümünde zikredilen rüyalarından birine göre Ebu Hanife, bir gece Peygamberimiz’I mahşer yerinde görür. Kevser Havuzu’nun başında, yanlarında İbrahim (a.s.) vardır. Hz. İbrahim, mübarek yanağını Efendimiz’in kutlu göğsüne koymuş; onun yanında da Ebu Bekir Sıddık(r.a.) bulunmaktadır. Sonra da isimlerini saydığı on yedi kişi birbirlerine bitişik olarak saf oluşturmuşlardır. Havuzun beri tarafında da salih bir komşusunun elinde büyükçe bir kase görür ve ondan su ister. O kişi, “Evet, vereyim ancak önce bir izin isteyeyim” diyerek Peygamber Efendimiz’den izin alır ve Ebu Hanife’ye bir kase su verir. Büyük İmamımız, orada bulunan bütün müntesip ve talebelerine bu sudan içirir ancak su, bir parmak miktarı dahi aşağı inmemiş, eksilmemiştir. Bu; beyaz, soğuk ve lezzeti benzersiz bir sudur. Ebu’l Leys’in Menakıb’ine göre bu rüyadaki suyu, bizzat mübarek avuçlarına doldurup İmam-I Azam’a içirmiştir.

9- İmâm-ı Âzam başka bir rüyasında Hz. Peygamber’in (sav) Ravza-i Mutahhara’sında kabrini açarak birbirinden ayrılmış olan mübarek kemiklerini toplayıp kucakladığını görmüştür. Uyandığında dehşete kapılıp çok etkilenmiş, hatta dinden çıkacağından korkmuştur. Hemen bir arkadaşını bu rüyayı tabir etmesi için Basra’daki âlim İbn Sîrîn’e ve diğer meşhur rüya tabircilerine gönderir. İbn Sîrîn ve diğerleri rüyayı yorumlamış ve “Eğer görülen bu rüya doğruysa gören adam, Hz. Peygamber’in ilmine vâris olacaktır,” diye onu müjdelemişlerdir.

10- Kitaptaki dikkat çekici başlıklardan bazıları; “Şûra Temelli Halka: Ebû Hanîfe Üniversitesi”, “Şeref Kazandıran Meclis”, “Öğrencilerinin Münazarasını İlgiyle İzleyen Öğretmen”, “Kalbinin Sevinci Hüznünün Tesellisi Talebeler”, “Öğrencisinin Yetersizliğini Hissettirme Metodu”, “Sana Söylüyorum Semtî Siz Anlayın Yolumdan Giden Evlatlarım”, “Bir Oda Dolusu Kitap”, “Alıcının Menfaatini Koruyan Satıcı”, “Hâkimlere”, “Özgür Fikirli İmam”, “Allah’ın Hesap Soracağı Şeyi Niçin Biriktireyim?” “Gölgesi Faiz Olan Ev”, “Seven Sevdiğine İsyan Eder mi?” şeklinde sıralanıyor.

11- Bunun yanında Ebu Hanife Üniversitesi, Üstad Ebu Hanife ve talebeleri, Örnek iş adamı olarak Ebu Hanife, Ebu Hanife’nin nezaketi ve güzel üslubu, içtimai hayatta Ebu Hanife, Rafıziler-Hariciler-Dehriler arasındaki Ebu Hanife, Ebu Hanife’nin Allah sevgisi, annesine hürmeti, hanımlarla münasebeti, emanetini secdede teslim etmesi, vasiyetleri ve eserlerine de geniş geniş yer veriliyor.

12- Kitabın okuruna ve yazarına mübarek olması temennisiyle Ehl-i Sünnet ve fıkıh alanında önemli bir boşluğu dolduracağı inancını taşıyoruz.