Genel

Eylül ayının seçkin eserleri ne oldu?

Eylül ayında Timaş Yayınları tarafından yayımlanmış olan; edebiyattan sosyolojiye, tarihten felsefeye, kişisel gelişimden pedagojiye uzanan çok geniş ve zengin bir eser seçkisini istifadelerinize sunuyoruz. Mahmut Goloğlu’nun Özel Arşivinden Belgelerle Yakın Dönem Türkiye Tarihinin Sis Perdesi Uğur Üçüncü & Hikmet Öksüz – 6-7 Eylül 1955 Olayları Tarih – 480 Sayfa Kıbrıs Meselesi, 1950’lerin ortasında gündemi meşgul eden en önemli maddeydi. Türk-Yunan ilişkilerini geren bu mesele Türk kamuoyu tarafından sahiplenilmiş, hükûmeti de dikkatli bir tutum takınmaya itmişti. 6-7 Eylül 1955 Olayları ve yaşanan trajedi, ilişkileri bambaşka bir noktaya taşımıştı. Demokrat Parti Hükûmetleri 1955 sonrasında olayların sancılarını çekmiş, Türkiye’nin uluslararası arenada bozulan imajını düzeltme mücadelesi de hep sürmüştü. 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra Yassıada mahkemelerinde 6-7 Eylül Olayları ciddi bir gündem teşkil etmişti. 1950’lerde Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkileri geren, milliyetçi duyguları kabartan ve tahammül sınırlarını zorlayan pek çok yurt içi ve yurt dışı gelişmeden sonra Atatürk’ün Selanik’teki evinin bombalandığı haberi 6-7 Eylül Olayları’nın pimini çekti. Peki Türk milletinin iki bin yıldır ayakta tuttuğu çok kültürlü devlet geleneğinin bu kadar yara aldığı 6-7 Eylül Olayları salt psikolojik etkenlerle açıklanabilir mi? Olaylar hükûmetin tertibi miydi? Hükûmetin sorumluluğu komünistlere yüklemesi ne kadar anlamlı? Olaylarda dış servis, popüler söylemle “derin yapı” bağlantısı var mı? Elinizdeki eser, 6-7 Eylül Olayları'nın gerçekleştiği dönemde TBMM Başkan Vekili olan Mahmut Goloğlu’nun özel arşivinden kuvvetle besleniyor. Mevcut çalışmalarda kullanılmayan arşiv belgelerini ve gazete koleksiyonlarını zengin bir kaynakçayla sentezleyen kitap, dönemin detaylı bir portresini çiziyor. Çağdaş Türkiye tarihine duygusal ya da milliyetçi refleksten uzak, Türk devlet geleneğine herhangi bir saldırıda bulunmadan, bugüne kadar kullanılmamış belgeleri ortaya çıkarıp mevcut literatürle sentezleyerek sunan 6-7 Eylül Olayları, devlet itibarını hayli zedeleyen olaylara bütün yönleriyle ışık tutuyor.

Nehir Aydın Gökduman – Anlatmayı Çok Düşündüm Roman – 272 Sayfa Dostluğun cesaret ve dayanışmaya olan etkisini gösteren bu roman, korkuya yenik düşmeden adalet için birlikte ses çıkarmanın gücünü hatırlatıyor. Ailesiyle birlikte Paris'ten Türkiye'ye taşınan Lina ve okulda tanıştığı Asya’nın ortak yönü, hikâyelerinin Paris'te kesişiyor olmasıdır. Asya henüz küçükken annesi ve babası ayrılır ve hiç hatırlamadığı babası Paris'te yaşamaya başlar. Lina'nın ise kimseyle paylaşamadığı, yaşantısını etkileyen sırrı Paris sokaklarında gizlidir. İki dost okulun düzenlediği Paris gezisine katılarak hayatlarını derinden etkileyen bu şehirde kendi hazin hikâyelerinin devamını getirmek isterler. Paris’e giderek Asya babasını bulabilecek mi? Lina herkesten sakladığı sırrı için adalet arayışına düşecek mi? Dostluğun cesaret ve dayanışmaya olan etkisini gösteren bu roman, korkuya yenik düşmeden birlikte ses çıkarmanın gücünü hatırlatıyor.

II. Dünya Savaşı Eşiğinde Bir Kıtaya Yolculuk Cemil Süleyman Alyanakoğlu – Avrupa Volkanı Patlamadan Seyahatname – 208 Sayfa Fecr-i Âti topluluğunun önemli yazarlarından Cemil Süleyman'ın II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa'sına yolculuğu… “Halkın çehresine bakıyorum. Herkes neşe içinde. Hani ya harp tehlikesi vardı?.. Hiç kimse korkuyu aklına bile getirmiyor. Herkes gülüyor, şakalaşıyor, şarkı söylüyor, ıslık çalıyor.” Cemil Süleyman’ın Bükreş ziyaretinden Fecr-i Âti topluluğunun en etkili isimlerinden Cemil Süleyman, Almanya’ya sipariş edilen yolcu gemilerini almak üzere gönderilen mürettebatın doktoru olarak görevlendirilmiştir. Süleyman bu amaçla 1939’da -Avrupa’nın ve dolayısıyla dünyanın da kaderini değiştiren savaştan hemen önce- kısa süreli bir Avrupa seyahatine çıkar. Kaleme aldığı seyahat notları, edebî dili, keskin zekâsı ve güçlü gözlem yeteneğiyle birleşince sıradan bir gezi günlüğü olmaktan çıkıp, II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa’nın nabzını tutan, okuması müthiş keyifli bir seyahatnameye dönüşür. Cemil Süleyman’ın bindiği tren bizi önce Romanya’ya götürür, orada insanların ufukta beliren savaşa karşı kayıtsızlığına şaşıran yazar, bir sonraki durağı Polonya’da ise Almanya ile Polonya arasında kalan, her iki tarafın da üzerinde hak iddia ettiği ve uğruna savaş noktasına geldikleri Danzig meselesinin gündeme hâkim olduğuna şahit olur. Polonya halkı savaş ihtimalini çoktan göze almıştır ve bu uğurda canını vermeye hazırdır. Ardından yolculuğuna gemiyle devam eden yazar, ziyaret ettiği ülkeler arasında savaş havasını belki de en yoğun şekilde Almanya’da hisseder: Friedrichstraze’den sert adımlarla geçerek gösteri yapan askerler, top ve cephane dolu yüzlerce vagonun sevkiyatı, gıda fiyatlarında görülen kayda değer artış, yiyecek kıtlığı ve nihayetinde Yahudi vatandaşlara ardı ardına getirilen yasaklar… Tüm bunlara birinci elden tanıklık eden Cemil Süleyman, Avrupa’daki son durağı Hollanda’da ise hava donanmasının tatbikatına rast gelir. Böylece başlamak üzere olan II. Dünya Savaşı’nın bütün kıtaya sirayet eden havasını teneffüs etme imkânı bulur. yazar, Bu kıymetli gözlemleri kendi tecrübelerinin imbiğinden geçiren Cemil Süleyman gerçekçi tespitlerle dönemin Avrupası’nı gözler önüne serer.

Mustafa Orakçı – Bitirim İkili Amazon Ormanları’nda Uçuk Kaçık Maceralar – 160 Sayfa Kötülerle mücadele devam ediyor! KÖFTE iş başında! Bitirim İkili olarak bilinen kahramanlarımız Avni ile Nuri ajan olarak, KÖFTE isimli teşkilat tarafından verilen görevleri her zamanki gibi gayet ciddiye alıyorlar. Böylece “Kötülerle ve Felaketlerle Mücadele” edip iyi bir ajan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar… Uçuk kaçık iki arkadaş, kötülerle ve felaketlerle mücadele etmek için bu kez dünyanın akciğerleri Amazonlar’da! Yine Rüstem’in peşindeler, hem de Amazon Ormanları’nda! Bu iki deli dolu arkadaş, aksiyon ve eğlence dolu maceralarında hem Rüstem’i yakalamaya çalışacaklar hem de Amazon Ormanları’nı keşfedecekler! Heyecanın ve merak duygusunun eksik olmadığı; şaşırtan kurgusuyla okuyanları yerinden hoplatacak, gülmekten kırıp geçirecek, aksiyon dolu bir “Amazon Ormanları’nda” macerasına hazır olun!

Sylvia Bishop – Büyükbabamın Kocaman Denizi Umutlu Kitaplar – 96 Sayfa Cesur, akıllı ve iyi kalpli bir büyükbabayla minik torununun ilham verici hikâyesi... Rüya, büyükbabasını ve kulübesini ziyaret etmeyi çok sever. Ne zaman büyükbabasının yanına gitse birlikte koya iner ve oyun oynarlar. Fakat büyükbabası çok yaşlanmıştır, artık bacaklarında koya inecek güç yoktur. Yeni oyun yerleri Büyükbaba’nın kulübesi olur. Bu kulübe, her biri Büyükbaba’nın geçmişinden inanılmaz maceralara sahip olan birçok eşyayla doludur: bir korsan altını, pirinç bir teleskop, kokulu bir balık ağı… Ancak bazı anılar, saklı tutulamayacak kadar büyüktür. Rüya, Büyükbaba’nın bu anılarını hatırlamasına nasıl yardım edebilir? Anıları paylaşmanın önemi hakkında ilham verici bir hikâye…

Gözden Geçirilmiş Yeni Baskı Adem Güneş – Çocuk Neyi Neden Yapar 2 Aile Eğitimi – 208 Sayfa Çocuk eğitiminde amaç, çocuğa söz dinletmek değil, ona tesir etmektir. Sıradan gibi gelen çocuk davranışlarının birçoğu onun duygu dünyasından izler taşır yetişkine... Kimi zaman kardeşini iterken, kimi zaman köşede bir yerde sessizce oynarken, kimi zaman huysuzca her söylenene itiraz ederken, bazen şımarıp bazen yılışırken, bazen yemek yiyip bazen yemezken, bazen ödevlerini yapıp bazen yapmazken... Aslında bir mesajı vardır yetişkine çocuğun. Çocuk davranışlarını okuyabilen ebeveynler, çocukların verdiği mesajları doğru anlarken bir taraftan da birlikte yaşamanın keyfini sürerler. Mesajları doğru okuyamayan ebeveynler ise çocuğuyla sürekli bir çatışma, tartışma ve huzursuzluk içinde bulurlar kendilerini. Adem Güneş, sıradan gibi görünen birçok çocuk davranışının hangi anlamlar içerdiğini ebeveynlerle paylaşarak çocuk davranışları anlamada çaresiz kalan anne babalara pratik bir bilgi kaynağı sunuyor. Çocukların davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın ve anlaşılır bir dille anlatıp çözüm önerileri veriyor.

Eriyen Buzullar ve İki Çocuğun Gezegeni Kurtarma Mücadelesi Ele Fountain – Erime Roman – 240 Sayfa Su çok ısınmıştı; baharın ilk ayları olmasına rağmen deniz buzları eriyordu. Yutu ile büyükannesi karla kaplı, ücra bir köyde yaşamaktadır. Değişken iklim sebebiyle karlar aniden erimeye başlar ve her şey bir tehdide döner. Çocuk ava çıktığı sırada çöken bir buz yüzünden Kuzey Kutbu bozkırında mahsur kalır. Bu sırada köydeki bir kız da yeni okuluna uyum sağlamaya çalışmaktadır. Babası bir petrol şirketindeki yeni işine başlamıştır. Ancak işinin arka planındaki ‘çıkarlar’ bilinmemektedir. Bu iki çocuğun hayatları bir şekilde kesişir ve önlerindeki bu iklim sorunuyla başa çıkmaya çalışırlar. Ne Dediler? “Bu ani iklim değişikliği sorununu ele alan bir hikaye. Yazarın diğer romanlarıyla beraber Erime’nin ısrarla okunması önerilir.” – The Bookseller, Editor’s Choice “Yozlaşmış petrol şirketleri, kayıp uçaklar, tehdit altındaki Kuzey Kutbu hakkında destansı bir hayatta kalma macerası. Fosil yakıt endüstrisinden farklı şekillerde etkilenen bir erkeğin ve kızın cesur ve ilham verici macerası. Önemli bir mesaj taşımanın yanı sıra, aksiyon dolu bir roman.” – Lauren James, The Reckless Afterlife of Harriet Stoker’ın yazarı

Metin Özdamarlar – Gel de İnanma & Ezber Bozan Osmanlı Tarihi Eğlenceli Tarih – 144 Sayfa Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yılı aşkın tarihindeki derin derin tartışmalara yol açan olaylar 'Gel de İnanma' ile açıklığa kavuşuyor. Osmanlı tarihinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Halil İnalcık, “Ben tarihte Osmanlı kadar yanlış anlatılan ve yanlış anlaşılan başka bir devlet görmedim.” demiştir. Osmanlı tarihiyle ilgili son 40-50 yılda yapılan araştırmalar yeni bilgi, belge ve bulgular birçok bilginin değişmesini sağlamıştır. Buna rağmen bazı ezberler bozulmamıştır. Bu kitapta birçok sorunun cevabını yetkin kaynakların ışığında arıyoruz. ‘Gel de İnanma – Ezber Bozan Osmanlı Tarihi’ Eğlenceli Tarih’in akıcı, sürükleyici, şaşırtıcı ve esprili üslubuyla sizi tarihi ezberleri bozmaya davet ediyor.

Kuarklardan Kuasarlara: Uzay Biliminin En Tuhaf Hali Tim James – Gökbilimsel Popüler Bilim – 240 Sayfa Önümüzde keşfedilmeyi bekleyen koca bir gerçeklik var. Ve keşfedilecek. Sizin, benim gibi insanlar tarafından. Bilim bizi mağaralardan çıkardığı gibi, yıldızlara da taşıyacak. Bu kitap yazılırken Venüs'e on beş, Mars'a on altı kez indik, Jüpiter'in atmosferine iki, Satürn'ün atmosferine bir keşif aracı gönderdik, Satürn'ün uydusu Titan'ın yüzeyine indik, Ay'ın yüzeyine kırk yedi keşif aracı gönderdik, çeşitli asteroitleri keşif araçlarıyla üç kez kat ettik, iki kuyruklu yıldıza keşif araçlarıyla gittik, birini de Merkür'ün yüzeyinde parçaladık. Uzay, bir insanın inceleyebileceği en büyük, en eski, en sıcak, en soğuk, en tuhaf yapı. O halde bilimin en şaşırtıcı gerçeklerinin astrofizik ve kozmolojiye ait olması, insanlığın da bu esrarengiz yapıyı keşfetme çabası pek şaşırtıcı değil. Elementsel ve Parçacıksal'ın yazarı Tim James, Gökbilimsel'de seriyi tamamlıyor: Evrenin uçsuz bucaksız sularına dalıyor ve uzaylılardan ötegezegenlere, beyaz deliklerden solucan deliklerine, kuasarlardan kuark yıldızlarına karşılaşabileceğimiz en büyük gizemlere ışık tutmak üzere kolları sıvıyor. Hem astronomi tarihçesini ve konuya ilişkin en güncel kuramları detaylarıyla anlatıyor, hem de Düz Dünya dahil kamuoyunu meşgul eden tartışmalara parmak basıyor. Ne Dediler? "James, karmaşık kavramları basitleştirmek için en temele iniyor. Uzayın devasalığını kolayca anlaşılır bilgi yığınlarına dönüştürerek evrenin tuhaflığını en hayranlık uyandırıcı şekilde gözler önüne seriyor." –Foreword "Önceki kitabı Elementsel'de olduğu gibi didaktiklikten uzak ama bilgilendirici bir tavır benimseyen Tim James, bizi uzay biliminin ışık yıllarında, Büyük Patlama'dan UFO'lara uzanan eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor." –Andrew Crumey "Bilimin sıkıcı ve yavan olması gerektiğini kim söyledi? Tim James olmadığı kesin!" - The New York Post

60. Roman Ahmed Günbay Yıldız – Gül Ağacı Sana Benzer Roman – 272 Sayfa İnancıyla evliliğini bir imtihan gibi yaşayanların romanı... “Biri gelir, seni sen eder, Biri gelir, seni senden eder...” Şems öyle söylemiş. Sen beni benden edesin diye değil, kalbimi yeniden imar, beni ben edesin diye uğradım yurduna, demek istemiş... Bir yanında geçmişten gelen düşmanların tehlikesi, bir yanında aşkın en çetrefil hali: Ensar... Baharının en güzel gün günlerinde gönlünü kaptırdığı sevdasına koyu gölgeler düşen Rüveyda... İki dost aile: Ortaklıklar, kayıplar, yalnızlıklar ama günün sonunda birbirinin yarasını aşk ve imanla saran insanlar... Mutlu bir gelecek için gönülleri titreyen bu iki genç, Rüveyda ve Ensar, vuslata eremeden ayrı düşerler. İkisinin de geçmişinde gizlenen sırlar ve karanlık yüzler, bu buluşmanın önünde engel teşkil etmektedir. Vuslat makamına ulaşmak ve geçmişin travmalarını geride bırakmak için aşkın ve imanın gücüne sığınmaktan başka çareleri yoktur... Yüz binlerce okuru tarafından tüm kitapları sevilerek ve mutlaka tavsiye edilerek okunan Ahmed Günbay Yıldız'dan, aşkın gerçek manasını ve yaşanışını anlatan, ibretlerle dolu, sürükleyici ve hayatını inandığı değerlerden ayrı yaşamaya başlayanları özüne döndürebilecek kuvvette bir roman…

Merve Özcan – Gün Gecenin Ardında Roman – 336 Sayfa Yasaklarla dolu bir evren, mutfakta başlayan bir intikam, filizlenen masum bir aşk: Gün Gecenin Ardında... Gözlerini Haramdan Sakın ve Tan Yeri serilerinin sevilen yazarı Merve Özcan, yepyeni bir intikam macerasıyla geri dönüyor! Sınır komşusu Rosav ülkesi tarafından ele geçirilen Gecegüzü topraklarında inançlarını kapalı kapılar ardında yaşamak zorunda kalan bir grup insan, isyanın ve özgürce yaşayacakları günün hayalini kurmaktadır. Dinî ve milli tüm kodları yasaklayan Düzen, her ay Barış Günü'nde dağıttığı, bireyin irade mekanizmasını yıkan leziz çöreklerle halkı itaate mahkûm etmektedir. Bu sistemin ortasında kafesi Kakule'de Gecegüzü'nün en güzel tatlılarını yapan Leyla, gizli bir intikam hazırlığındadır. Diğer yandan Karabasan lakaplı, Rosav'ın en önemli askerlerinden ve kafenin müdavimlerinden olan Yüzbaşı da büyük bir mücadelenin eşiğindedir. Bu yolda kader ağlarını örecek ve Leyla'yla Yüzbaşı'nın karşılaşması kaçınılmaz olacaktır. İntikamını mutfağında titizlikle hazırlayan Leyla, bu yolda nelerle karşılaşacak, hangi gerçeklerle yüzleşecek? Merve Özcan'ın kaleminden, özgürlüğü ve inancı uğruna savaşan bir genç kızın ilham veren hikâyesi…

Durmadan Değişen Dünyada Hayatı Planlama Rehberi Ayça Karaman – Karar Ver, Planla, Harekete Geç Kişisel Gelişim – 160 Sayfa Hayatımı değiştirmeliyim ama nasıl? Sağlıklı besleneceğinize dair defalarca kez söz verdikten sonra kendinizi kocaman bir dilim çikolatalı kek yerken mi buluyorsunuz? Daha planlı çalışacağınızı söyledikten sonra yine sınavdan bir gün önce sabahlıyor musunuz? Ya da daha düzenli bir insan olmaya dair yeminler ettikten bir hafta sonra yatağın üstü yine kaldırılmayı bekleyen kıyafetlerle mi dolu oluyor? Bu durumlardan mutsuzken ve değişmeyi dilerken, hatta gelecekteki versiyonumuza dair hayaller kurmak bile bize iyi gelirken değişime karar vermek ve bunu sürdürmek neden bu kadar zor? Dünya değişiyor, beklentiler artıyor ve bu hıza uyum sağlamak gitgide zorlaşıyor. Akıllı cihazlar bile çağın gerisinde kalmamak için güncellenirken, büyük değişimler karşısında aynı kalmamız pek mümkün olmasa gerek. Elinizde tuttuğunuz kitap, okullarda öğretilmeyen ama hayatınızı düzene koymak için ihtiyacınız olan bilgileri içeriyor ve doğru karar vermekten etkili düşünmeye, değişim yollarından sürdürülebilir sistemler kurmaya kadar pek çok süreci adım adım işliyor. Bireysel gelişimin ve başarının formülünden ziyade sürece odaklanarak güçlü alışkanlıklar edinmenin uzun vadedeki yararlarına değiniyor. Ayça Karaman’dan Karar Ver, Planla, Harekete Geç durmadan değişen dünyada işleyen ve sürdürülebilir bir düzen kurabilmek için ihtiyacımız olan bilgileri yöntemler ve alıştırmalarla pekiştiren interaktif bir yaşam rehberi…

Nobel Edebiyat Ödülü’nün Kazan İlk Kadın Yazar’dan Selma Lagerlöf – Nils ve Olağanüstü Maceraları Roman – 160 Sayfa Yaban hayatın muhteşem güzelliklerine inanılmaz bir yolculuk! Sevimli, folklorik, fantastik bir kurgu… Sıra dışı bir arkadaşlık hikâyesi… Nobel ödüllü usta bir yazarın kaleminden masalsı bir macera ve güzel bir arkadaşlık hikâyesi... Dünya edebiyat listelerine girdi. ‘Gençlik edebiyatı’ alanında tüm dünyada çok satanlar arasında yer aldı. Onlarca dile çevrildi. Birçok ülkede animasyon filmlerine uyarlandı. Nils Holgersson, en büyük zevki yemek yemek ve uyumak olan aylak bir gençtir. Küçük bir çiftlikte ailesi ile birlikte yaşayan Nils’in haylazlıklarından hayvanlar da nasiplerini alır. Ailesinin evde olmadığı bir gün Nils evde bir tomte ile karşılaşır. Yalnız masallarda adı geçen bu yaratığı kızdırınca, orman bücürü Nils’i büyüler. Nils minik bir elfe dönüşür. Daha da garibi hayvanların dilini de anlamaya başlamıştır. Nils, çiftliklerinde bulunan Martin adlı evcil kazın bir yaban kazı sürüsüne katılmak üzere havalandığı esnada onun boynuna atlayıverir. Böylece yaban kazları ile birlikte ülkenin bir ucundan diğer ucuna göç edecekleri olağanüstü bir yolculuğa çıkarlar… Muhteşem doğanın kalbine doğru yapacağı bu yolculukta Nils, hayvanların gizemli yaşamlarına tanık olur ve ilginç insanlar tanır. Zorluklarla dolu bu maceranın sonunda Nils artık bambaşka birine dönüşecektir.

Murat Yıldız – Sarıca Paşa ve Umur Bey Vakfı Tarih – 368 Sayfa Vakıf malları üzerindeki kıyasıya rekabetin ilginç hikayesi... Osmanlı'nın kuruluş devrindeki vakıf kültüründen etkilenen ailelerden biri de Sarıca ailesidir. Aileye ait olan mallar vakfedilerek servetin bir taraftan miras yoluyla bölünüp parçalanması ve devlet tarafından müsadere edilmesi engellenmeye çalışılmış bir taraftan da bu servetin hayır işlerine kullanılması amaçlanmıştır. Kurulan vakfın yönetiminin de belirli kurallar çerçevesinde aile üyelerine bırakılması, sonraki nesillere önemli bir gelir kapısı oluşturmuştur. Vakıf yönetimi konusunda aile üyeleri arasında asırlarca devam eden anlaşmazlıklar ve rekabet, buradan elde edilen gelirin miktarı konusunda bir fikir vermektedir. Bu eser, Sarıca Paşa ve Umur Bey Vakfı üzerinden Osmanlı vakıf sisteminin işleyişini, vakıf yönetimini elinde bulunduran aile bireyleri arasındaki rekabeti, yaşanan olumsuzlukları ve devletin bu olumsuzlukları ortadan kaldırma çabalarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. Kısaca bu eser, Osmanlı vakıf sisteminin fotoğrafını çekmektedir.

Şehzade Korkud – Siyasetin Ahlaki Eleştirisi Siyasetname – 480 Sayfa Alim bir Osmanlı şehzadesinin padişah babasına yakarışı... Osmanlı hanedanının önemli bir üyesi olmasının yanı sıra 15. ve 16. yüzyılların ilim, sanat ve siyaset hayatında etkili olan isimler arasında yer alana Şehzade Korkut, yaşadığı dönemde şahit olduğu siyasi olayları şeriatın süzgecinden geçirerek eleştirmektedir. Şehzade Korkut, eleştiriler içeren bu eserini babası Sultan II. Bâyezid'e hitaben kaleme almıştır. Genellikle şairlikleriyle bilinen Osmanlı hanedan üyelerinin aksine önemli bir alim olan Şehzade Korkut, şiir dışında eserler veren tek Osmanlı hanedan üyesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Arapça olarak kaleme alınan ve orijinal adı Da'vetü'n-Nefsi't-Tâliha İle'l-A'mâli's-Sâlih olan bu eser Siyasetin Ahlâkî Eleştirisi adıyla ilk defa Türk okuyucusuyla buluşuyor.

Kirkus ve Publishers Weekly Yılın En İyi Kitabı Ödülü Lauren Wolk – Yankı Dağı Roman – 368 Newbery Onur Ödüllü Lauren Wolk'un kaleme aldığı bir mücadele, sevgi ve dostluk hikâyesi. Büyük Buhran, sahip oldukları neredeyse her şeyi alınca, Ellie ve ailesi kasabadaki evlerini terk etmek ve yakınlardaki Yankı Dağı'nın balta girmemiş ormanlarında yeni bir hayat inşa etmek zorunda kalır. Elle, dağdaki yeni yaşamında doğada olmanın kendisine kattığı hoş bir özgürlük hissiyle dolar. Ancak çok geçmeden bu his babasının talihsiz bir kaza sonucu komaya girmesiyle gölgede kalır, Ellie’nin sorumlu tutulduğu bir kaza. Babasına yardım etmeye kararlı olan Ellie, sadece "otacı" olduğu bilinen bir kadının iyileştirici sırlarını aramak için dağın zirvesine çıkmaya karar verir. Ancak otacı ve dağın hala ortaya çıkmamış pek çok hikayesi ve bu hikayelerin derinlerinde saklı olan yeniden mutlu olabilme ihtimalleri bulunmaktadır. Newbery Onur Ödüllü yazar Lauren Wolk, ailenin üç kuşağı arasında, hepsinin evi olarak adlandırdıkları bu dağın engebeli ve düzensiz güzelliğine karşı çarpıcı bir dayanıklılık, mücadele ve dostluk hikayesi örüyor.

Prof. Dr. Bilal Kemikli – Yunus Emre Tasavvuf Edebiyatı – 208 Sayfa Anadolu'yu şiiri ve sözüyle mayalayan erenlerin rehberi… Yunus Emre hakkında bugüne değin çok sayıda kitap, makale ve söyleşi yayımlandı. Büyük sempozyumlar ve konferanslar icra edildi ve edilmeye devam ediyor. Anadolu’ya ait faziletler ve erdemler denince akla gelen ilk isimlerden biridir Yunus Emre. Sade dili ve akıcı şiirleri ile büyük hakikatleri herkesin anlayacağı bir üslupla aktarır. Bu kitap önce Yunus Emre’nin kim olduğunu anlatıyor ve Tapduk Emre’nin kapısında erenlik serüvenine mercek tutuyor. Ahmed Yesevî’den Hacı Bektaş-ı Velî’ye devam eden silsilenin halkalarından birini ne şekilde temsil ettiğine yer veriliyor. Yani, Yunus’un yetiştiği münbit ve bereketli irfan zeminine işaret ediliyor. Daha sonra, Yunus Emre şiiri masaya yatırılıp şekil ve muhteva bakımından değerlendirilen bu şiirlerde Yunus Emre’nin düşünce dünyasına mercek tutuluyor. Bu kısımda beyitler ve şiirlerden örnekler ve bu örneklerin tahlilleri Yunus Emre şiirini tasavvuf şiiri bağlamında ele alıyor ve anlamlı bir düzleme oturtuluyor. Kitabın en son bölümü ise hem keyifle hem de akıcı bir şekilde icra edilmiş söyleşilerden oluşuyor. Bu kısımda Prof. Dr. Bilal Kemikli gibi tasavvuf edebiyatı duayenlerinden bir hocanın geniş perspektifle ele aldığı Yunus Emre ve şiirine ait değerlendirmeler Yunus’a dair son derece mühim tespitleri içeriyor. Bu kitap Yunus Emre hakkında önce ne okumalıyım ve nereden başlamalıyım diyen okur için nitelikli bir rehber eser.