Genel

Divan şiirinde oruç ve Ramazan

Hayattan kopuk olduğu, saray ve elitlere hitap ettiği iddiaları Divan edebiyatına dair çokça duyduğumuz eleştiriler. Ancak biliyoruz ki bu iddia ya ideolojik bazı hedefler için dillendiriliyordur ya da divan edebiyatıyla hiç muhatap olunmamış bir cehaletin neticesidir. Zira klasik edebiyatımız nesri ve şiiri ile hayatı kuşatan ve onun rengine boyanan bir edebi faaliyetti. Osmanlı toplumunda önemsendiği halde edebiyata yansımayan ne var ki?

Yılın bütünü içinde kendine has manevi anlamı ve ritmi ile diğer aylardan ayrılan Ramazanla ilgili edebi bir tür olan “Ramazaniyeler”in varlığı Divan şiirinin zamanın ve toplumun nabzını tuttuğunun göstergesidir. “Zâtî, Fuzûlî, Rûhî, Nedim, Koca Râgıb Paşa, Şeyh Gâlib ve Şeref Hanım” Ramazaniye türünde meşhur olmuş şairlerdendir. Nahîfî’nin Fazîlet-i Savm’ı, Nâbî’nin Hayriyye’si, İbrahim Tennûrî’nin Gülzâr-ı Ma‘nevî’si mesnevî tarzında yazılmış meşhur eserlerdendir.

Peki, Ramazan’a has bu tür içinde Ramazan ile ilgili hangi kavramlar kullanılıyordu? Reyhan Keleş, “Divan Şiirinde Ramazan Ayı ile İlgili Kavramlar” konusu üzerine Ümraniye Belediyesinin 2015 yılında düzenlediği “Ramazan ve Oruç” sempozyumunda bir sunum yapmış. Hem kadim Ramazan kültürümüzü yad etmek hem de Divan şiiriyle bir nebze olsun ünsiyet kurabilmek amacıyla Reyhan Keleş’in makalesinden hareketle bir derleme yaptık. İşte divan edebiyatında Ramazanla ilgili kavramlar ve örnek şiirler:

1. Yevm-i Şek Ramazanın başlangıcı hilalin görünmesine bağlıdır. Tüm teknolojik gelişmelere rağmen bu konuyla ilgili tartışmalar bugün de devam ediyor. Hal böyle olunca bu mesele Osmanlı toplumunun da heyecanla takip edilirdi. Herkesin kulağı İstanbul Kadılığından gelecek haberde olurdu. Bazen Ramazan başlar fakat ay görülemez, bu durumda bir gün daha oruç tutmak gerekir. Bu şüpheli günler için de yevm-i şek kavramı kullanılır. Nedim “Bağteten sâbit olup gurre firâşında imâm Hâb için yatmış iken etti terâvîhe kıyâm” Fâzıl “Bahs eyler iken ehl-i şikem yevm-i şek üzre Kondu tabak-ı mâh-ı mübârek felek üzre”

2. Ramazan Ayı Sözlükte “günün çok sıcak olması, güneşin kum ve taşları çok ısıtması, kızgın yerde yalınayak yürümekle ayakların yanması” anlamlarındaki رمض mastarından türeyen ramazan hicri yılın dokuzuncu ayıdır. Zâtî “Gönderdi Hüdâ çün bize mihmân Ramazânı Hoş tutmaga niyyet idelüm biz dahi anı” Nâbî “Rûz-ı rûze cem‘ olur rindân Âyâsufiyye’de Halka-bend-i üns olur yârân Âyâsufiyye’de”

3. Oruç Erzurumlu İbrahim Hakkı “Tutmadık orucunu bi’l-ihtirâm Etmedik ihyâ gecesin bi’l-kıyâm”

4. Sahur Ramazanda imsak vaktinden önce yenen yemek anlamına gelen sahur, iftar vakitleri kadar önemlidir. Elbette Osmanlı toplumu için de öyleydi. Vâsıf “Sıbyân heves-i ni‘met-i savm ile demekte Bu şeb beni cânım nene sahûra uyandır” Kânî “Gâh oruc keyfiyle yatdı kaldı oglan gâlibâ Gâh da vehmüm bu pek bed-asl u bed-tâmûr olur”

5. İmsak Yemenin-içmenin kesildiği ve orucun başladığı andır imsak. Divan şiirine baktığımızda imsak vaktiyle en fazla sigara tiryakilerinin ilgilendiğini görürüz. Vehbî “Sanma imsâkde misvâk tutar sâ’imler Fikr-i ferdâ ile engüştin ider vakf-ı dehân” Nâfi “Magfiret îsârın ummakmış meger Allah’dan Rûzedârâna degüldür nâ-be-câ imsâkler”

6. İftar Reyhan Keleş’in makalesinden öğrendiğimize göre; “İftar, imsak vaktiyle başlayan orucun sona erdiği vakittir ve bu yönüyle divan şiirinde âşığın maşuğa kavuştuğu gün gibi, bayram günü gibi telakki edilir.” Nedim “Iyd oldu rûze-i gama iftâr vaktidir Devr-i piyâle geşt-i çemenzâr vaktidir” Şeref Hanım “Bozdu imsâk-i firâkı gelip iftâr-ı visâl Kadr u ıyd oldu görüldükde cemâl-i ramazân” Nev’î “Hayli dem oldı sâ’im-i hicrân-ı mansıbuz Gitdi zamân-ı rûze irişdi namâz-ı şâm

7. Teravih Namazı Ramazanda genç-yaşlı, kadın-çocuk herkesin kılmaktan büyük zevk aldığı teravih namazı da şiirlerde çokça geçer. Seyyid Vehbî “Döndü hengâm-ı terâvih ile gül câmi‘ine Nola tesbîh okusa murg-ı hoş-elhân bu gice” Sâmî “Anber-i feyz-i terâvih ü sıyâm eyledi ûd Bûy-i ûd eyleye tervîh-i meşâm-i dil ü cân”

8. Kandil Eskiden Ramazan ayında (elbette diğer kutsal gün ve gecelerde de) cami ve minareler kandillerle süslenirdi. Divan şiirlerinde bu sebeple bahsi geçer. Bahtî “Donanıp cümle kanâdîli menâr u mescid Meş‘al-efrûz-ı merâm oldu umûma İslâm” Vâsıf “Âsumân-ı pür-kevâkibden zemin fark olmayup Çeşm-i çerhi pertev-i kandîl hayrân eyledi”

9. Mahya: Ramazan ayına has geleneklerinden biri de mahyalardır. Genellikle iki minare (daha farklı türleri de vardır) arasına asılan bu ışıklı yazılar Ramazan’ın emarelerinden biridir. Vehbî “Merhabâ okıyup evvel giceden didi gören Beh ne san‘at var imiş mâhya ressâmında”

10. Ramazan Davulcusu Ramazan üzerine şiir yazılır da Ramazanda ellerinde davulları ve manileriyle halka sahur vaktinin geldiğini haber veren davulcularından bahsedilmez mi? Nedim “Hâb-ı âsâyişi ammâ uçurur bâz gibi Pâsbân-ı tablun imsâke olup zahme-zenân”

11. Kadir Gecesi Tüm Müslümanlar için olduğu gibi Osmanlı toplumu için de Kadir gecesi hasretle beklenir ve huşu içinde idrak edilirdi. Ramazan ne kadar özelse, Kadir gecesi de o denli mübarekti. Tabii bu kadar önemli bir konunun şiirlere yansıması da kaçınılmazdı. Zâtî “Zâtî yere melekler iner leyl-i Kadr’de Girerse gönlüme bu gece yeridir o yâr” Vâsıf “Bil kadrini zirâ ki bu şehrin şeb-i Kadri Bî-şekk sebeb-i mağfiret-i âlemiyândır”

12. Fıtır Sadakası Ramazan’a has ibadetlerden biri olan fıtır sadakası halk arasında “fitre” olarak bilinir. Ailedeki her birey için, bayram öncesinde ve en geç bayramda verilmesi gerekir. Nahîfî “Müslim-i sâhib-nisâba bi’t-tamâm Fıtra vâcib inde-tekmîli’s-sıyâm” Şeyh Galib “Var ise gözü fıtra ümîdiyle kararmış Mâh-ı Recebi şehr-i sıyâm eyledi vâiz”

13. Bayram Namazı Divan şiirinde bayram namazıyla ilgili atıflar daha azdır. Vehbî “Şaşurur ıyd namâzında dahi tekbîrin Bir imâm-ı mütaassıbla terâvîhi kılan”

14. Bayram Divan şiirinde bayram bir yandan Ramazandan ayrılmanın hüznünü yansıtırken bir yandan da bayrama dair coşkuyu işler. Leylâ Hanım “Tâ gâyet-i şeb fâtiha-i vakt-ı seherdir Tâ evvel-i ıyd âhir-i mâh-ı ramazandır” Nef’î “Rûz-ı ıyd erdi gelin işrete ağaz edelim Dün harâm idi yeme içme bu gün oldu halâl” Nedim “Ve lîkin bu mubârek ıyd vakti eyleyüp teşrîf Stanbul’un ferahla ıyd-ber-ıyd oldu her yanı” Hazırlayan: Munise Şimşek