Gezi

Ankara’da Selçuklu ve Osmanlı mirası 18 tarihi mescit

2016 yılında Ankara Valiliği ve Kalkınma Ajansı tarafından Ankara’daki vakıf eserleri önemli bir çalışma yapmış. Ankara’daki vakıf eserlerinin büyük bir kısmını, tarihçesi ve görselleriyle birlikte bir kitapta toplamış: Ankara Vakıf Eserleri.

Tarihi eserler arasında Selçuklar, Beylikler ve Osmanlı Devleti döneminde inşa edilmiş cami, mescit, türbe, çeşme, hamam, dergah, ev, otel binası ve medreseler mevcut. Kitaptan örnek kabilinden Ankara’daki 18 tarihi mescidi sizinle paylaşmak istedik.

Abdülkadir İsfahani Mescidi Bentderesi’nde bulunan cami, 1570 tarihinde Abdülkadir İsfahani tarafından yaptırılmıştır. Cami, boyuna dikdörtgen planlı, küçük ölçekli bir yapıdır. Üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülü mescidin altında bir bodrum katı mevcuttur. Yapının kuzey duvarı kesme taş, diğer cepheler yontma moloz taş örgülüdür. Mescidin kuzey cephe ekseninde bulunan taç kapı ile iki yanında yer alan ikişer sivri kemerli pencereler dikkat çekicidir. Harimin üzerini örten ve 17-18. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen ahşap kirişlemeli tavan, aşı boyalı nakışlarla süslenmiştir. Harimin kuzey tarafında bulunan kadınlar mahfelinin altı çıtalarla süslüdür. Kıble duvarı üzerindeki mihrabın çevresinde cepheyi kaplayan bir kemer bulunmaktadır. Mukarnas kavsaralı, alçı mihrabın köşelerinde zar başlıklı sütunceler vardır. Yapı, 1963, 1973, 1977, 1987, 1993 ve 2007 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Ahi Tura Mescidi Hacı Bayram Camii’nin güneydoğusunda yer alan cami, 14. yüzyılın sonu, 15. yüzyılın başına tarihlendirilmektedir. Çeşitli olaylar sonucunda özgün halini kaybetmiş olan yapı, taş kaide üzerine kerpiç örgülü, çatı ile örtülü küçük bir mahalle mescididir. Çatısının kuzeydoğu köşesinde yer alan ahşap minaresi sonradan eklenmiştir. Alçı mihrabının süslemeleri, Ahi Yakup Camii’nin mihrap köşelik süslemeleri ile aynıdır. Doğu cephesindeki pencereler yapı karakteristiğini yansıtmaktadır. Bazı kısımları yanan mescit, 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılarak ibadete açılmıştır.

Balaban Mescidi Bentderesine inerken sol tarafta, meyilli bir arazi üzerinde bulunan mescidin kitabesi yoktur, vakfiyesi bilinmemektedir. Mihrabına göre 14. veya 15. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Kerpiçten inşa edilmiş yapı, küçük bir mahalle mescididir. Uzunlamasına dikdörtgen planlı yapının üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülüdür. Çatısında kısa boylu bir minaresi vardır. Beden duvarlarının su basman kısmı taş, üst kısmı kerpiçten inşa edilmiş olup aralarda ahşap hatıllarla desteklenmiştir. Harimin üzeri yenilenmiş ahşap tavanla örtülüdür. Mescidin kısmen yenilenmiş alçı mihrabı 14. ve 15. yüzyıl özelliklerini yansıtmaktadır. Yapı, 2009 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Celal Kattani Mescidi Koyunpazarı, Saraçlar Sokak’ta bulunan yapı, önceleri kerpiç örgülü ahşap hatıllı bir yapı iken yıkılarak, betonarme olarak yeniden yapılmıştır. Alçı mihrabında 1179 H. (1765 M.) tarihi yazılıdır.

Devdıran (Devduran) Mescidi Dış kalede, Devdıran Sokak’ta yer alan yapının imar tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, 1530 tarihli Tahrir Defteri’nde bir mahalleye ismini vermesi nedeniyle ilk yapılışının 15. yüzyıl sonları olduğu düşünülmektedir. Asıl şekli bozularak günümüze gelmiş mescit, küçük ölçekli, sade bir yapıdır. Dikdörtgen planlı yapının üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülüdür. Kaidesi taş, beden duvarları ise kerpiçtir. Bütün beden duvarlarında ahşap hatıllar kuşak olarak dolaşıp hem statik olarak duvar yüklerinin yayılmasını sağlamakta, hem de yapıya estetik bir görünüm kazandırmaktadır. Harim, duvarlarla taşınan ahşap tavanla örtülüdür. Kalıplama tekniğiyle yapılmış, mukarnas kavsaralı alçı mihrabı 17.-18. Yüzyıl mihraplarının özelliklerini taşımaktadır. Yapı, 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Eyüp Mescidi Akalar Mahallesi’nde, Kümbet Sokak’la Sarıca Sokağı’nın kesiştiği yerde yer alan yapı, mimari tarzına göre 14-15. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Asimetrik dikdörtgen planlı yapının üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülüdür. Yapının kuzeyinde büyük bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Beden duvarları, taş kaide üzerine kerpiç örgülü olarak yapılmıştır. Mescidin son cemaat yeri ile hariminin üzerini örten ahşap düz tavan, üzeri profilli yarım yastıklı ahşap direklerle taşınmaktadır. Bu yarım yastıkların üstünde bulunan ve kirişleri taşıyan ahşapların üzeri, aşı boyalı kalem işleri ile bezelidir. Mescidin alçı mihrap nişinin içi geometrik geçmelerle süslüdür. Kenarlarında birer adet zar başlıklı sütünce bulunan mihrap nişi mukarnas kavsara ile nihayetlenir.

Gecik Mescidi Ulucanlar Caddesi’nde bulunan mescit, kitabesine göre 1443 yılında inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı yapının üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülüdür. Beden duvarları taş kaide üzerine ahşap hatıllı ve kerpiç örgülüdür. Mescidin minaresi yoktur. Ancak güneydoğu köşesinde şerefeden ibaret bir ezanlık bulunmaktadır. Ahşap tavanlı harimin güney duvarı ekseninde yer alan ve tavana kadar yükselen alçı mihrap dikkat çekicidir. Mukarnas kavsara ile biten mihrap nişinin üzerinde kabartma olarak yapılmış geometrik motiflerden oluşan süsleme, nişin iki kenarında ise zar başlıklı sütunceler bulunmaktadır. Yapı, 1765, 1963 ve 1993 yıllarında onarılmıştır.

Geneği Mescidi Ulucanlar Caddesi üzerinde yer alan mescidin kitabesi ve vakfiyesi yoktur. Mimari ve süsleme özellikleri göz önünde bulundurularak, 14. yüzyıl sonu, 15. yüzyıl başlarına tarihlendirilmektedir. Boyuna dikdörtgen planlı olarak inşa edilen ve iki cephesi açık son cemaat yeri bulunan yapının beden duvarlarının kaidesi taş, üst kısmı ise kerpiçten yapılmış ve aralarda ahşap hatıllarla desteklenmiştir. Harimin tavanı ahşap kirişlemelidir. Kirişlerin üzerine baklavalar meydana getiren, üzeri nakışlı çıtalar çakılmıştır. Yapının tavanında yer alan mukarnaslarla bezeli ahşap sütun başlığı ve aşı boyası ile yapılmış kalem işi süslemeler dikkat çekicidir. Harimin güney duvarında yer alan ve tavana kadar yükselen alçı mihrap da zengin süslemeleriyle yapının önem kazanan unsurlarındandır. Yapı, 1996 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Hacı Doğan Mescidi Ulus, Sanayi Caddesi, Konuklar Sokak’ta yer alan mescit, mihrabının stiline göre 14-15. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Dikdörtgen planlı mescit, kerpiç duvarlı, kiremit çatılı küçük boyutlu bir yapıdır. Mescidin ahşap tavanla örtülü hariminin kuzeyinde, sonradan yenilenmiş kadınlar mahfeli yer almaktadır. Mescidin en dikkat çekici unsuru, tavana kadar ulaşan alçı mihrabıdır. Özgün olan mihrap, iç içe üç bordürle çevrilmekte ve beden duvarlarından hafif çıkıntı teşkil etmektedir. İki köşesinde küp başlıklı sütunceler bulunan mihrap nişi, mukarnas kavsara ile bitmektedir. Mescit, 1936, 1948, 1970 ve 2008 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Hacı İvaz (Hacı Ayvaz-Helvai) Mescidi Samanpazarı semtinde Uzunyayla ve Tilkicik sokaklarının kesiştiği yerde bulunan mescit, 15. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Ankara evlerini andıran mescit, dikdörtgen plan üzerine kerpiçten inşa edilmiş ahşap tavanlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Minaresi olmayan mescidin kuzeybatı köşesine 1963 yılında ahşap bir minare eklenmiştir. Mescidin özgün son cemaat yerini, tepesinde profilli yastıklar bulunan ahşap sütunlar taşımaktadır. Son cemaat yerinde; harime giriş kapısının iki yanında birer adet mihrabiye mevcuttur. Bu iki mihrabiyenin ortasında; harime giriş kapısının üzerinde görülen mavi-beyaz renkli İznik tabağı görülmektedir. Harimin ahşap tavanı, üzeri dor tipi mermer sütun başlıklı, ahşap tek bir sütun ve üzerindeki ahşap hatıl ile ikiye bölünmüştür. Mescidin beden duvarlarından hafif dışa taşan alçı mihrabı tavana kadar yükselmektedir. Üzeri mukarnaslı mihrap nişinin iki yanını birer adet sütünce süslemiştir. Mihrabın üst kısmında, iç kısmı içe kıvrık dallarla doldurulmuş bir sıra palmet yer almaktadır. Mescit, 1963 ve 2007 yıllarında onarım görmüştür.

Hacı Seyit Mescidi Hacettepe’de Gazeller Sokak’la Göksu Sokağı’nın köşesinde bulunan mescit, 14-15. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Dikdörtgen planlı yapının üzeri kiremit çatı ile örtülüdür. Beden duvarları taş kaide üzerine kerpiç örgülü ve ahşap hatıllıdır. Kuzeyinde son cemaat yeri bulunmaktadır. Harim ahşap tavanlıdır. Tavan kirişleri, profilli konsollara oturur. Kıble duvarı üzerindeki alçı mihrap tavana kadar yükselmektedir. Mukarnas kavsaralı mihrabın iki yanında zar başlıklı birer adet sütunce bulunmaktadır. Mescit, 1975 ve 2011 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.

Hemhüm Mescidi Özbekler Mahallesi, Gelin Sokak’ta yer alan küçük boyutlu mescidin yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, mimari üslubuna göre 15. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Mescit, boyuna dikdörtgen planlı, kerpiç duvarlı, sade bir yapıdır. Kerpiç duvarlar, ahşap hatıllarla desteklenmiştir. Beden duvarları caddeye doğru uzanarak, kapalı son cemaat yerini meydana getirmektedir. Kuzeybatıda ezanlığı vardır. Harimin güney duvarındaki mihrabın üzerindeki mukarnasların, mescidin ilk yapılışına ait olduğu tahmin edilmektedir.

Hoca Hundi (Örtmeli) Mescidi Denizciler Caddesi, Akalar Mahallesi, Kalyon Sokak’ta bulunan mescit, mihrabı ve ahşap işçiliği dikkate alınarak 15.yüzyıla tarihlendirilmektedir. Taş kaideli, kerpiç duvarlı caminin üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülüdür. Yapının kuzeydoğusunda ahşap, küçük bir minaresi bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı yapıda harim, mihraba dik uzanan ahşap direklerle üç sahına ayrılmıştır. Ahşap kirişlemeli tavanı aşı boyalı nakışlarla tezyin edilmiştir. Mescidin alçı mihrabı tavana kadar yükselir. Mukarnas kavsaralı mihrabın üst kısmında bir sıra palmet motifi bulunmaktadır. Mihrap nişinin her iki köşeliğinin üst kısmında “Milet İşi” denilen sırlı mavi-beyaz kâselerden bulunmaktadır. Mescit, 2005 yılında onarım görmüştür.

Mehmet Çelebi Çescidi Hacettepe Mahallesi’nde yer alan mescit, dikdörtgen planlı, kırma çatılı, ahşap minareli sade bir yapıdır. Banisi bilinmeyen cami, mimari özelliklerine göre 19. yüzyıla tarihlendirilir. Kerpiç duvarlı, ahşap hatıllı, taş kaideli kiremit çatılı bir yapıdır. Kalıplama tekniği ile yapılmış stalâktit nişli alçı mihrabı geometrik motifleri ve çiçek desenleri ile diğer Ankara mihraplarından farklıdır. Mescidin onarımı 2011 yılında gerçekleştirilmiştir.

Misafir Fakih Mescidi Mescit, İç Kale’de Ali Taşı Sokak’ta yer almaktadır. Kitabesi olmayan mescit, mimarisine ve mihrap stiline göre 19. yüzyıla tarihlenmektedir. Mescit boyuna dikdörtgen planlıdır. Duvarları taş temel üzerine bazı yerlerinde ahşap hatılla desteklenmiş kerpiç duvarlıdır. Kuzeyinde, bugün kapalı olan, orijinali açık son cemaat yeri vardır. Mescidin güney duvarının ortasında yer alan alçı mihrabı özgünlüğünü korumaktadır. Tavana yakın olarak yükselen dikdörtgen gövdeli alçı mihrap, harime doğru hafif çıkıntı yapmıştır. Dıştaki iki kenarı dışa taşkın olarak, kıvrımlı küçük kemerler şeklinde çevrelenmiş yazı bordüründe, mihrabın üç kenarını dolanan Kelime-i Tevhit yer almaktadır. Mescidin kuzeyinde bulunan mezar, muhtemelen camiyi yaptıran şahsa aittir.

Rüstem Nail Mescidi Ulucanlar’da Sakarya Mahallesi’nde bulunan mescit, duvar işçiliği ve mihrap stiline göre 14-15. yüzyıla tarihlenmektedir. Cami, enine dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Duvarları iri kesme taş temel üstüne, ahşap hatıllı kerpiç örgülüdür. Batısında, kıble yönünde uzanan son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yeri, tavanı zengin profilli ahşap yastıkları olan, üç ahşap direkle taşınır. Güney duvarına göre oldukça büyük kalıplama tekniği ile yapılmış stalâktit nişli alçı mihrap tavana kadar yükselmektedir. Mihrap karşısındaki mezarda Rüstem Nail’in kızı Naile’nin yattığı söylenmektedir. Kendi mezarı avludadır. Kısmen yenilenmiş olan Rüstem Nail Mescidi 14-15. yüzyıldan kalan mihrabı ile önem kazanan Ankara mescitlerindendir. Mescidin 2005 yılında onarımı gerçekleştirilmiştir.

Saraç Sinan Mescidi Kale Mahallesi’nde yer alan mescit, kapısındaki kitabeye göre, II. Gıyaseddin zamanında 1288 M. (687 H.) tarihinde El Hac Siraceddin tarafından yaptırılmıştır. Büyük blok taşlardan yapılmış olan mescit, bitişiğindeki türbe ile birlikte enine dikdörtgen plan teşkil eder. Üç dikdörtgen mekândan oluşan Saraç Sinan Mescidi’ne ortadaki tonozlu eyvan mekânından girilir. Eyvanın sağında tonoz üst örtülü türbe mekânı, solunda ise Türk üçgenli kubbe geçişiyle mescit mekânını oluşturan yapı iri devşirme taş cephesi ile dikkati çeker.

Şeyh İzzettin Mescidi Kitabesi olmayan mescidin mimarisine göre ilk yapılışının 14. yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir. Hacıbayram Mahallesi’nde yer alan boyuna dikdörtgen planlı mescit, taş temel üzerine kerpiç duvarlı, ahşap kirişleme tavanlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Yapının küçük olmasına karşın üst örtüyü oluşturan ahşap kirişlemeli tavanı, Ankara’daki geç Selçuklu erken Osmanlı camilerinin özelliklerini taşımaktadır. Tavan kirişlerinin kenar bingileri uçları kavisli ve yuvarlatılmıştır. Mescidin kuzeyindeki iki yanı kapalı, önü açık son cemaat yeri 2009 yılındaki onarımda eklenmiştir. Kalıplama tekniğinde yapılmış alçı mihrabı 17-18. yüzyıl karakterindedir. Mihrap nişinin üzeri mukarnaslar ve en üstte tavan hizasında bir sıra palmetle sonlanır. Küçük ve ahşap minaresi vardır. Türbesi mescidin kuzeyinde, türbeye ait kitabe Ankara Etnografya Müzesi’ndedir. Mescidin esaslı onarımı 2009 yılında yapılmıştır.