Abdulkadir Geylani Hazretlerinden ölü gönülleri diriltecek öğütler
Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Türkçede “İlahi Armağan” adıyla yayımlanan kitabında şer'i ve tasavvufi öğütler yer alır. Büyük bir velinin ölü gönülleri dirilten, gafletten uyaran, ebedi saadete yönelten bu nasihatlerden bazıları şöyle:
Uyanmayı ölüm anına bırakmayın, önceden uyanın. Biliniz ki o anda uyanmanız sizi felaketin kucağından çeviremez. Onun huzuruna varmadan uyanın. O’nun şedid emirlerini duymadan gözlerinizi açın. Sonra pişman olursunuz ama ne çare ki faydasız olur.
Ey evlad! Kâinatın her zerresinde Allah’ın güzel sanatı vardır. Bu güzel sanatlardan her biri Hakk’a vardıran delildir. Bu delillere yapışan herkes Hakk’a varabilir. Derin düşüncelere dal. Düşüncen derinlere kök saldıkça yükselirsin ve yücelirsin.
Ey evlad! İnsanların önünde gezen birçok felaketler vardır. Her felaketin de kendine göre hayli dalları vardır. En büyük felaket sonsuz saadetten mahrum olmaktır. En büyük saadet ruh zenginliğine ermektir. Bunun için çok çalışmak ve tembel olmamak lazımdır. Tembellik insanı korkunç uçurumlara atar. Telafisi mümkün olmayan kin ve kıskançlık tohumları saçar. Tembel olma, işlerini sağlam yap ve çalışkan ol. Dünyayı çalışanlar kazanır. Ahreti çalışanlar kazanır.
Ey cemaat! Sabırlı olun, içinde bulunduğunuz dünya afet ve musibet doludur. Bunların gayrisi nadirdir. Yok denecek kadar azdır. Arkasına belayı saklamayan iyilik bulunmaz. Her genişliğin bir sıkıntısı çıkar. Her ferahlıkta bir darlık saklıdır.
Ümitsizliğe kapılma. Yapan Allah’tır. Bir darlık gelir, az sonra geçip gider. Sen sabırlı olmaya bak.
Bilgi ile amel etmek ilmin süsüdür. Bilgi ile amel kalbi sağlam kılar ve temizler. Kalp sağlam olursa bütün duygular sağlam olur. Kalp temiz olunca da bütün duygular ona uyar. Kalbe süsler açılınca dış duygulara da verilir. O öyle bir et parçasıdır ki sağlam olursa bünye de sağlam olur.
Ey evlad! Asıl meşgale, işe yarayan şeylerle uğraşmaktır. Nefsin isteklerini kalbine koyma. Asıl hayır sana o zaman gelir. Nefsin istekleri birer derttir. Yalnız kendi dert olsa neyse, girdiği yeri de derde sokar. Hayır, ancak nefsin arzuları çıktıktan sonra gelir.
Kalbin sıhhati Yaradanla kul arasındaki muamelenin dürüstlüğüne bağlıdır. O muamele bir sırdır. Bezen bir kuş gibi uçar gider. Kalp bir kafestir, sağlam olursa kuşu tutar. Kalp de bir kuştur, onun kafesi bünyedir; sağlam olursa kalp orada durur. Bünye de bir kuştur, kafesi ise kabirdir. Öyle bir kafestir ki ondan kaçıp kurtulmak imkânsızdır. Herkes oraya girer. Oranın darlığından kurtulanlar ise iman sahipleridir.
Ey evlad! Bilgi sahibi ol. İhlas yoluna koyul. Nifak tuzağından ve içi bozuk olma tuzağından bunlarla kurtulabilirsin. Bilgiyi yalnız Allah için iste. Dünya için ve halkın sana yönelmesi için isteme.
Dünya çirkin huyludur. Elinde karası bulunur. Her sözü zehir taşır. Tadı hemen gider ve bir daha dönmez. Hiçbir vaadinin aslı çıkmaz. Ahdine vefa etmez. Ona güvenip üstünde köşk kurmak su üstünde ev yapmaya benzer.
Ey evlad! Dua bağına yapış. Rızaya yönel. Razı ol. Dilini kalbinden ayrı etme, kalbinle birleştir. Ağzından çıkan kalbinde bulunan olmalı. Her ikisini de iyiye yönelt ki hoş olasın.
Allah’ım sebeplere dayanmaktan sana sığınırız. Heveslere dalmaktan bizi koru. Boş alışkanlıkla olmayı bize nasip etme. Bütün hallerden senden sana sığınırız.
Hazırlayan: Mehmet Deniz
Kaynak: Abdulkadir Geylanî Hz.; “İlahi Armağan”, Tercüme: Abdulkadir Akçiçek, Bedir Yayınevi