Mercek Altı

‘Ehli Dert’ Şair Mehmed Âkif’e dair

Hiçbir öğrenci velisi, hiçbir hoca, hiçbir okur yazar gençlerimizin Âkif merhumun Safahat’ına, hatta İstiklâl Marşı’mızın tamamını anlamakta zorlanmasından, anlayamamasından memnuniyet duymaz, aksine üzüntü duyar.

Başlıktaki ehli dert terkibi, Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n Necât yani Mevlid’i Şerif’teki: “Sana lâyık kullarınla hem dem et/Ehli derdin sohbetine mahrem et” beytinden mülhemdir. Yani Âkif merhumun derdi, “Dîn ü devlet, mülk ü millet” derdidir. Çünkü bunlar sâlim olursa herkes selâmet ve huzur içinde olur.

Âkif merhum Devlet-i Âliye’nin sıkıntılı zamanında dünyaya gelmiş. Ve umumiyetle hüzünlü ama müstakim bir ömür sürmüş. Safahat’ında:

“Bana dünyaya çıkarken ‘batacaksın’ dediler / Çıkmadan batmayı öğren, ne kadar saçma hüner / Ye’si ezber bilirim, azmi yüzünden tanımam / Öğreten böyle öğretmişti, anladın mı imam?”

diye ahvalini nazmeder.