Efendimizsin (Naat)

Adın dilimizde ise elimiz göğsümüzdedir

Sen üzülmeyesin diyedir

İblise suretin Âdem görünmesi

O bileydi ki secde gerçekte Sana'dır

hemen kapanırdı diz üstü

meleklerden önce

Ey babamızın alnındaki nûr,

anamızın damarındaki süt!

Ey kâinat ağacının tohumu,

Ey 'Kün' emri

ve

Ey Musa'nın gördüğü ateş !                                                                                         

Adın ÖVÜLMÜŞ, kendin SEÇİLMİŞ'sin

              

Ben Seni övebilemem

adını söyleyebilemem.

Rabbimiz Sana selam eder Efendimiz

selam eder Sana melekler.

Ben de selam ederim Efendim.

Sana malûm olsun ki Efendimiz :

En çok seni seviyoruz

Çocuklarımıza isim, yolumuza ışıksın

Eğer bize kalsaydı gelişimiz dünyaya

Senin zamanını seçerdik

Bundandır, hep Senin zamanını yaşarız

bütün zamanlarda.

Şefaat kılınız Efendimiz

cennette komşunuz olalım

Sen bize Taif'i anlatırsın

Addas'ın üzüm verişini

Biz sevinçten ağlarız o zaman     

ıı    

  

Hicreti anlatırsın sonra;

Yesrib'e girişini...

Anam,babam Sana feda olsun diyen muhaciri...

Canımız da feda, diyen ensarı...

Sonra Bedir'i hatırlarız;

"Haydi gidin" dediğin Fetih gününü...

Ebubekir yine yanındadır;

Ömer, Osman ve Ali...

Hatice, Ayşe ve Fatıma

Hasan yine sağ dizindedir

Hüseyin yine sol dizinde

Ne güzel hatırlıyorsun Ey Rasûl, der Hanzala :

Siz başınızı çevirdiğinizde ben buradaydım

Ensar yine çevrendedir, muhacir gene çevrende...

Önümüzde Ferkedan yıldızı: Sen, 

arkanda yine bizler

Rabbimize gideriz hep beraber

Ona bakarız ve geçeriz kendimizden.

Ey varlığın özü; eşyanın hakikati!

Ey ilk cevher,

Esmâ'nın âyinesi!

Seni öven övmüştür;

adını kendi koymuştur.

Ben Seni övebilemem;

adını söyleyebilemem.

Ey kuru ekmek yiyen kadının oğlu!

Allahın kulu ve Rasûlü.

Sidreye bakar da şaşmaz gözlerin.

Rabbimiz Sana selam eder

Selam eder sana melekler

Ben de selam ederim Efendim

Ben de şehadet ederim.

(Kayıp Dilin Öyküleri’nden)