Afrika’nın Yapayalnız Lalesi (Hece Yayınları, 2020), 1986 doğumlu Engin Elman’ın ilk hikaye kitabı. İçinde on üç tane hikaye var. Üç aşağı beş yukarı bütün hikayelerde anlatılan şey, yalnızlık. Anlatıcı da yalnız. Asıl odaklanılması gereken nokta da burası. Yoksa hikayelerin tamamının konusu yalnızlık değil. Anlatıcı, yalnızlığını başka konular üzerinden de anlatmayı başarıyor.
Engin Elman yalnızlığı, hikaye anlatıcısını olaylara dahil etmeyerek anlatır. Hikaye anlatıcısı bu noktada kamera gibi çalışır. Kameranın da amacı, ilk önce göstermek değil görmektir. Kamera
Göstermek değil görmek esastır bu hikayelerde diyoruz. Dolayısıyla hikayelerin betimleme ağırlıklı olduğunu söylüyorum. Şu şekilde de söylenebilir: Anlatıcı bakar, okuyucu görür. Anlatıcı kendinden değil gördüklerinden haber verir. Verdiği haberler hikayeye dönüşür; olay, mekan ve durum anlatımına evrilir. Bunu “Bir Film Karesinin Tasviri”, “Yere Bakma Durağı”, “Masumiyet Karinesi” ve “Kesik Yankı”da doğrudan yapar. Dolaylı olarak da “Bakır Çaydanlık”, “Baba”, “Leyla Gazeli”, “Bir Yalnızlığın Anatomisi”, “Bahçıvan ve Uşak” hikayelerinde yapar. Doğrudan kayıt tekniğiyle yazdığı hikayelerde olayı anlamak, anlamlandırmak, yorumlamak, gözde canlandırmak, birbirine bağlamak daha çok okuyucuya düşer. Mesela “Baba”da, telefonla babasının hastaneye kaldırıldığını öğrenen bir karakter vardır. Bir arkadaşıyla birlikte kalmaktadır. Haber gece yarısı gelmiştir. Uyanan karakterimizin bütün perişanlığı, üzüntüsü, çaresizliği bekar evine sıkışmışlığıyla yansıtır. Onun babasını tanımayız. Onun kendisini de çok bilmeyiz. Sadece babasının hastaneye kaldırıldığını haber alan gencin psikolojisi oda, uyuyan arkadaş, onun iş yerindeki halleri ve yatak tasvirleriyle verilir. Fakat okuyucu tasvirler sayesinde karakterin içine düştüğü çaresizliği hisseder. Anlatıcı bunu dile getirmese de.
“Leyla Gazeli”nde ise, “Leyla bakışlı” kızla otobüste karşılaşan genç anlatılır. Kızın ismi ve nasıl göründüğü hikayede geçmez. Anlatıcı, ayrıca olayı yaşayan kişidir. Otobüsten inince, kız takip edilir. Kız lüks bir otomobile biner gider. Kızla konuşulmamıştır. Ona otobüste de uzaktan
“Kaotik Günce” ve “Yeni Bir Mesajınız Var” hikayelerinde ise, anlatıcı olaylara dahil olur. Kamera kayıt tekniği burada iç konuşma ve diyalogla yer değiştirir. “Kaotik Günce”de anlatıcı kendi kendine konuşur; okuyucu bunu yorumlar. “Yeni Bir Mesajınız Var”da ise okuyucu yapılan yazışmayı yorumlar ve anlamlandırır. Bu sefer de telefonuyla baş başa kalan yalnız karakterle karşı karşıyayızdır. Fakat bu hikayeler bakışın uzaktan yakına çevrilmesi açısından önemlidir. “Çocuk ve Allah”da ise önceki hikayelerde olmayan canlılık, açıklık ve akıcılık vardır. “Çocuk ve Allah” Engin Elman’ın ikinci hikaye kitabında hangi yolu izleyeceğini göstermesi açısından dikkate değerdir.
Afrika’nın Yapayalnız Lalesi’nde anlatılan yalnızlıkta, entelektüel olmanın da büyük etkisi vardır. “Yeni Bir Mesajınız Var”da bu bütünüyle açığa çıkar. Kendisi gibi entelektüel biriyle yazışan karakter, onunla bile yalnızlığını, anlaşılmazlığını gideremez. “Leyla Gazeli”nde ise karakterimiz görür görmez vurulduğu kızı Walter Benjamin, Nietzsche, Freud, Platon, Aristo ve Marks’ın sözleriyle tarif etmeye çalışır. Duygularını açıklarken de, aynı yola başvurur. Aklına bunlardan başka bir şey gelmez. En son Fuzuli’de karar kılar. Oysa kız lüks bir arabası olan erkekle birliktedir. Entelektüel uğraşlar neticesinde yalnızlaşmış veya yalnızlığı nedeniyle entelektüel uğraşlara boğulmuş bir karakterdir, kitap boyunca sesini duyduğumuz kişi.
Engin Elman hikayeyi yazdıktan sonra mı tasarlıyor, yoksa tasarladıktan sonra mı yazıyor, emin olamadım. Fakat yerli yerinde, dağınıklığa mahal verilmeden yazılmış hikayeler bunlar. Her ikisi de geçerli olabilir. Tasarladığını yazarken ekleme yapıp yeniden tasarlıyordur. Ya da yazarken tasarı kendiliğinden oluşuyor ve metnin bütününü belirliyordur. Her halükarda başı-sonu-ortası belli, düşüncelerle duyguların iç içe işlendiği, gerçeklikle kurmacanın birbirini tamamladığı hikayeler bunlar. Engin Elman’ın ikinci hikaye kitabını merak ettirmeyi de başarıyor.